yalı ile cümle

yalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylesine... yalıtılmışlık.Ήταν τέτοια η απομόνωση.
Bu aslında en yalın ve sade ürün kavramıdır.Básicamente es esta noción de producto mínimo viable.
Bu aslında en yalın ve sade ürün kavramıdır.Chodzi tu o tzw. najprostszy produkt gotowy do użycia.
Bu aslında en yalın ve sade ürün kavramıdır.이것이 바로 '최소요건 제품'이라는 개념이죠
Bu aslında en yalın ve sade ürün kavramıdır.В основному саме це - визначення мінімального життєздатного продукту.
Bu aslında en yalın ve sade ürün kavramıdır.وهي فكرة المنتج ذو الصيغة الأبسط.
Bu aslında en yalın ve sade ürün kavramıdır.昔はソフト開発を行う際に
Bu bağlantıların hepsi myelin adı verilen bir şeyle yalıtılmak zorunda.Todas estas conexiones deben de estar aisladas por algo llamado mielina.
Bu bağlantıların hepsi myelin adı verilen bir şeyle yalıtılmak zorunda.כל החיווט הזה חייב להיות מבודד במשהו שקרוי "מיאלין",
Bu bağlantıların hepsi myelin adı verilen bir şeyle yalıtılmak zorunda.多発性硬化症はそのミエリンを傷つけます
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.C'était en fait une culture isolée de l'Age de Bronze.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Det är faktiskt en bronsålderskultur som har blivit isolerad.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Det er faktisk en bronzealder kultur som er blevet isoleret.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Đó thực ra là một kiểu nền văn hóa đồ đồng bị cô lập.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.E' di fatto una cultura dell'età del bronzo che è rimasta isolata.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Es en realidad una cultura de la Edad del Bronce que ha quedado aislada.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Es ist eigentlich eine Kultur der Bronzezeit, die hier isoliert wurde.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Este de fapt o cultura a epocii bronzului care a fost izolata.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Het is een cultuur uit de Bronstijd die is geïsoleerd.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Inilah tempat di mana budaya Jaman Perunggu terkurung.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.정확히는 청동기 문화로부터 시작되었습니다.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Valójában egy bronzkori kultúra, ami elszakadt a külvilágtól.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.V podstatě se jedná o izolovanou kulturu z doby bronzové.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Właściwie wyodrębniła się już w Epoce Brązu.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Κατ' ακρίβεια πρόκειται για μία κουλτούρα της Χάλκινης Εποχής που ήτανε απομονωμένη.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Това е култура от бронзовата епоха, която е била изолирана.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Це, фактично, цивілізація Бронзового віку, ізольована від світу.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Это - оказавшаяся изолированной от остального мира культура Бронзового века.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.זו בעצם חברה מבודדת מתקופת הברונזה.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.هي في الواقع حضارة معزولة منذ العصر البرونزي.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.土地があまりに不毛なため
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Ce ne sont plus des points isolés sur une carte, c'est un réseau que nous avons créé.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Dann sind es keine isolierten Punkte auf einer Karte mehr, dann ist es ein Netzwerk, das wir erschaffen haben.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Het zijn geen geïsoleerde punten op een kaart meer, het is een netwerk dat we gecreëerd hebben.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Kartan pisteet eivät enää ole yksittäisiä. Syntyy verkosto.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.더이상 지도상에 고립된 지역은 없습니다 이것이 바로 우리가 만든 네트워크에요
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Na mapie nie ma już samotnych punktów, tylko sieć, którą stworzyliśmy.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Những chấm nhỏ sẽ không còn bị cô lập mà sẽ tạo thành một mạng lưới
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Nincsenek már elszigetelt pontok a térképen , egy hálózatot hoztunk létre.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Non sono più punti isolati su una mappa, è una rete che abbiamo creato.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Nu mai sunt puncte izolate pe hartă, există o reţea pe care noi am creat-o.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Ya no hay puntos aislados en un mapa, es una red lo que hemos creado.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.Вече не са изолирани точки върху карта, а мрежа, която сме създали.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.זה לא נקודות בודדות על המפה, זאת רשת שאנחנו יצרנו.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.لم تعد نقاط متفرقة على الخارطة بتاتاً، إنها شبكة قمنا نحن بصنعها.
Bunlar artık haritada yalıtılmış noktalar değil, bizim yarattığımız bir ağ.ネットワークを作っているからです この癒しのスポットが広がり始め
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Aceste organisme, cum se izolează împotriva sarcinii electrice proprii?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Ces organisms, comment s'isolent-ils contre leur propre électricité?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Come si isolano questi organismi contro la loro carica elettrica?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Como é que estes organismos estarão a proteger-se contra a sua corrente elétrica?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?¿Como es que estos organismos son capaces de aislarse de su propia carga eléctrica?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Deze organismen, hoe beschermen zij zich tegen hun eigen elektrische lading?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Disse organismer, hvordan isolerer de sig mod deres egen elektriske udladning?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Ezek az élőlények hogyan szigetelik el a saját elektromos töltésüket?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Jak te organizmy izolują się przed prądem, który tworzą?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?그렇다면 전기뱀장어는 어떻게 자기가 만든 전기로부터 스스로를 보호할까요?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Makhluk-makhluk ini, bagaimana mereka menginsulasi diri terhadap sengatan listrik mereka sendiri?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Wie isolieren sich diese Organismen vor ihrer eigenen elektrischen Ladung?
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?Αυτοί οι οργανισμοί, πώς μονώνουν τον εαυτό τους ενάντια στη δική τους ηλεκτρική ενέργεια;
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?А как эти организмы изолируют себя от своего собственного электрического заряда?

İlgili Sayfalar