yalı ile cümle
yalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Romalıların yalın yeme alışkanlıkları vardı.לרומאים היו הרגלי אכילה פשוטים.
Ardından Swift, ilk olarak yalınayak bir şekilde ve sadece mavi bir elbiseyle sahilde görünür.לאחר מכן, סוויפט נראית כאשר עומדת יחפה על החוף ולבושה שמלה כחולה.
Evlenme ve boşanma işleri yalınlaştırıldı.אז החלו המאסרים והגירושים.
Yalın ve dürüst olarak tarif edilir, ama serinin devamında onun diğer yönleri görünmeye başlar.בתחילה היא נראית סנובית ורדודה, אבל לאורך כל הסדרה הדמות שלה מתפתחת.
Bununla birlikte, babasının Rus İmparatorluğu'na yönelik yalın politikasını tersine çevirmekte başarılı oldu.הוא כן הצליח לשים קץ למדיניותו המתרפסת של אביו כלפי רוסיה הקיסרית.
Eğer bu durum sağlanmıyorsa, malzememiz bir yalıtkandır.מאחר שזה לא עוזר, הם מחבלים בציוד.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.המטען החשמלי הכולל של מערכת מבודדת נותר קבוע, ללא תלות בשינויים המתרחשים בתוך המערכת.
Cooper esasında yalnızca metal içinde yalıtılmış iletken çift formunu göz önünde bulundurmuştu.קופר התייחס במקור רק למקרה של זוג מבודד במתכת.
Günümüzdeki nanoanten cihazlarında metal-yalıtkan-metal (MYM) tünel diyotlar kullanılır.כיום משתמשים בדיודות מסוג "מתכת-מבודד-מתכת" (MIM) בעלות צומת מנהור.
İngiliz savunma planı yalındı.ההגנה הבריטית השתפרה.
Yalıtkanın üst ucunda bir oluk bulunmaktadır.הפעם הייתה ידו של מיתרידתס על העליונה.
Kont Ostrorog Yalısı, 19. yüzyıl başı.ראשיתו של מחוז אוקספורדשייר בראשית המאה העשירית.
Çimtur Bu alanda seyrek de olsa yalıtaşlarına rastlanmıştır.גידול חזירים התאפשר, אם בכלל, בסביבותיהן של ערים אלה.
Yalın, ayrıca Vestel'in ankastre serisi için çekilen reklamında da rol almıştır.היא הייתה מוכרת גם בזכות הופעתה בפרסומת לכיסאות המעלית "צ'רצ'יל".
Böylece ışık yalıtılmış olur.Осветлението трябва да е приглушено.
Elektriksel yalıtım, elektrik iletkenliğinin yokluğudur.Електрическата изолация представлява липса на електрическа проводимост.
Eğer bu durum sağlanmıyorsa, malzememiz bir yalıtkandır.Ако не са налични такива състояние, то материалът е изолатор.
Bu yalıların hiçbiri günümüze kadar gelememiştir.Нито една от тях не оцелява до наши дни.
Yalıçapkını sulak alanlarda suya dalarak yakaladığı balıklarla beslenir.Водният кос се храни с животинска храна, която лови във водата.
Porselenin 4-10 kV / mm 'lik bir yalıtım gücü vardır.Порцеланът притежава диелектрична сила от около 4 – 10 kV/mm.
Fakat proje başarısızlığa uğradı, çünkü ülke yalıtık kalmıştı.Сагбата обаче не можел да го направи, защото небето било твърде далеч.
1990'da bir yük gemisinin yalıya çarğması yüzünden hasar gördü ama daha sonra restore edildi.В 1986 година изгаря след небрежност, но бързо е възстановена.
Kanlıca'nın yalıları da ünlüdür.Образът на розата е също добре известен.
Ailesi 1915'te bu yalıyı belediyeye sattı.Той дарява терена през 1915 година при посещението си в селото.
Evlenme ve boşanma işleri yalınlaştırıldı.Каквато и да е била причината, преговорите по брака са прекъснати.
Yalıtılan popülasyon genotipik ve/veya fenotipik başkalaşım geçirir.Вследствие на това, изолираните популации са подложени на генотипни и/или фенотипни диференциации.
O yıllarda porselen şu anda kullanılan plastiğin aksine en yaygın kullanılan yalıtım maddesiydi.Днес тези два материала, наред с полистирена, са най-широко използваните пластмаси.
En yalın strofa, iki uyaklı dizeden oluşan distico'dur.Дистих е най-простата строфа, състояща се от два стиха.
Yalın, kanser hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdi.Неговото завръщане се спира от раково заболяване.
Elektrik yayının ısısı genellikle yalıtkana onarılamayacak bir hasar verir.Топлината от дъгата обикновено провежда изолатора непоправимо.
Alfatlı köyünün 1912 yalından beri Bulgaristan’da.Селото – тогава с име Алфатлъ ( на турски, дива круша ) – е в България от 1912 г.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.Ukupni električni naboj izoliranog sustava ostaje konstantan bez obzira na promjene unutar samog sustava.
"Yalı nedir, sadece Boğaziçi kıyısındaki evlere mi denir?".Što je to stablo života (ec hajim) i otkuda mu taj naziv?
Latif Yalınlı, 6 Şubat 1965 tarihinde evinde ölü olarak bulundu.Ubili su ih u mjestu Gostuša, 6. veljače.
Yalıncak Köyü ayrıca iki ocağı bünyesinde barındırır.Zatvoreni bazen također je obuhvaćao dva kata.
Birçok kez yerel yarışlarda yalın ayak yarıştı.Tih godina nekoliko puta su osvajali lokalno kup natjecanje.
Evdokia trajedi türünün yalın bir örneğidir.Televizija je dobar primjer dugog repa.
Küçük kulakları ve kalın kürkü mükemmel bir ısı yalıtımı sağlar.Dlakava njuška i malene uši spriječavaju gubitak topline.
Yalıtkanların esnek kaplaması genellikle elektrik kabloları ve tellerine uygulanır; buna yalıtkan tel denir.Tako na primjer čašice od porculana služe za vezivanje žica na električnim stupovima: to su izolatori.
Örneğin "Врачу, исцелися сам" (Vrachu, istselisya sam - "Hekim, kendini iyileştir", cf. yalın "врач", vrach)."Ljeto, jesen, rat." (h)i Ἰατρέ, θεράπευσον σεαυτόν• Iatre therapeuson seauton; "Liječniče, liječi se sam!"
Bu yazıtlar yalın abartısız bir dille yazılmıştır.Kratice su u pismu kraćene nepotpuno ispisane riječi.
Kont Ostrorog Yalısı, 19. yüzyıl başı.Japan, Edo era, 19. stoljeće.
1869'da DNA İsviçreli hekim Friedrich Miescher tarafından yalıtılabildi.Nukleové kyseliny objavil v roku 1869 švajčiarsky lekár Friedrich Miescher.
Didaktik türdeki eserlerinde açık ve yalın bir dil kullandı.Vo svojich dielach používal mystický, temný a tajomný jazyk.
Yalının tespit edilen ilk sahipleri Düzoğulları ailesidir.Prvým známym vlastníkom Hradnej bola rodina Pogány.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Preto sa v rámci jednoty tohto kontextu môže hovoriť rovnako o "slavení" ako aj o "prijímaní".
Çocukluğunu Salacak (Üsküdar)'ta bir yalıda dadıların gözetiminde geçirdi.Hrala v ňom duševne narušenú opatrovateľku detí.
Fırça deşarjı, yalıtkan yüklü yüzeyden ya da son derece yüklü yalıtkan sıvılardan oluşur.Predpokladá sa, že špirálové ramená sú oblasti s vysokou hustotou alebo s vlnami hustoty.
İzmir yalıçapkınının uçuşu hızlı vököle direkttir, kısa yuvarlaklaşmış kanatları vardır.Let roziel je kolísavý, s krátkymi periódami plachtenia.
Knudsen efekti yüzünden aerojeller, içinde bulunan havadan bile daha yalıtkan hale gelebilmektedir.Kvôli aerodynamickému vztlaku môžu lietať lietadlá ťažšie ako vzduch.
Bununla birlikte, babasının Rus İmparatorluğu'na yönelik yalın politikasını tersine çevirmekte başarılı oldu.Vendar mu je uspelo razveljaviti očetovo hlapčevsko politiko do Ruskega imperija.
Yalın bir dildi.Je pregibni jezik.
O yalıtılmış bir alanda büyüdü.Odraščal je v Trbovljah.
Evlenme ve boşanma işleri yalınlaştırıldı.Znane so ločitve in ponovne poroke.
2007 yılında ilk kitabı Erguvaniler'i, 2009'da ise ikinci kitabı Yalıdakiler'i çıkardı.Geniji brez hlač so prvič izšli leta 2009, že takoj naslednje leto je izšla druga izdaja.
(Hekimbaşı Gülü) Soyundan gelenler hâlâ bu yalıda yaşamaktadırlar.Ljudje, ki so že prebivali na tem območju, so te dogodke doživeli.
Kitap, yalın bir dille, sıradan kent insanlarının günlük hayatından anları yansıtan öykülerden oluşur.Predstavljajo čudež, a imajo v vsakdanjem pomen čisto običajno mesto v naših domovih.
Ayrıca dize kesintilerinde yalıtkan birimlerinden biri kırılırsa, bütün dizeden ayrı olarak değiştirilebilir.Le v primeru, da je katera od pnevmatik poškodovana, lahko zaprosijo za menjavo.
Yalın hali ağrlık çarpımının mesafe karesine oranı olarak ifade edilir.Poenostavljeno rečeno predstavlja goriščna razdalja razdaljo leče od njenega gorišča.
Biri Yalıncak Sultan Dergahı, diğeri de Ağuiçen Dergahı.Eno je vodil Zander, drugo pa Gluško.