yalı ile cümle

yalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yalıtılmış yağmur duşları var.There are isolated rain showers.
Bu bölge son derece yalıtılmıştır.This area is extremely isolated.
Yalın gerçeklikle yüz yüze gelmelisin.You ought to face the stark reality.
Depremleri öngörebildiğimiz gün yalında gelecekThe day will soon come when we will be able to predict earthquakes.
Kedi pençelerini yalıyordu.The cat was licking its paws.
O kadar ürkmüştü ki yalınayak dışarı koştu.He was so startled that he ran outside barefoot.
Yalın bir İngilizce ile konuşma yaptı.He made a speech in plain English.
O zamanlar âdet olduğu üzere, yalınayaktı.Her feet were bare, as was the custom in those days.
Hirofumi tavanda fiberglas yalıtım döşedi.Hirofumi installed fibreglass insulation in the ceiling.
Evi yalıttığımızdan beri kalorifer yakıtında çok tasarruf yaptık.Since we insulated the house we've saved a lot on heating oil.
Tom yalınayak yürümeye alışkın değildir.Tom isn't accustomed to walking barefooted.
Ayakkabıcının çocukları yalın ayak gider.The cobbler's children go barefoot.
Tom yalınayak gitmeye karar verdi.Tom decided to go barefoot.
Kedi kendini yalıyor.The cat is licking itself.
Bu küçük hikaye her şeyi açıklamak için çok yalın.This little story is too simple to explain everything.
Tom gömleksiz ve yalın ayaktı.Tom was shirtless and barefoot.
O yalınayak çalışan bir avukat.He's an advocate of barefoot running.
Yalın ayaktım.I was barefoot.
Hava bir odada sıkıştırıldığında hayli ısı yalıtımı sağlar.Air provides considerable thermal insulation when trapped in a chamber.
Tom yalın ayak yürümeye alışık değildir.Tom isn't used to walking barefooted.
Onların hepsi yalın ayak.They're all barefoot.
Tüm edatlar, yalın haldedir.All prepositions take the nominative.
O, kaşığı yalıyordu.She was licking the spoon.
Ben iyi bir kalite, yalıtılmış bodrum penceresi satın almak istiyorum.I want to buy a good quality, insulated basement window.
Bana yalın gerçeği söylemen gerekir.I need you to tell me the unvarnished truth.
Bu duvarların ses yalıtımı yok.These walls aren't exactly soundproof.
Tom yalınayak.Tom is barefoot.
Ayakkabıcının oğlu hep yalınayak gider.The shoemaker's son always goes barefoot.
Tom yalınayaktı.Tom was barefoot.
Tom karda yalınayak koştu.Tom ran barefoot in the snow.
Neden yalınayaksın?Why are you barefoot?
Bu duvarlar ses yalıtımlı değil.These walls aren't soundproof.
Onlar yalınayaktı.They were barefoot.
Tom asla yalın ayak yürümez.Tom never walks barefoot.
Mary bir şeker yalıyor.Mary is sucking on a candy.
Kumda yalınayak yürümekten hoşlanır mısın?Do you enjoy walking barefoot on the sand?
Sabah, çimlerin üzerinde çiy yalınayak dokunmak iyidir.In the morning, it is good to touch barefoot the dew on the grass.
Ev uygun şekilde yalıtılmış.The house is suitably isolated.
Onlar yalın ayak yürüdü.They walk barefoot.
Onlar yalınayak yürüyorlar.They walk barefoot.
Onlar yalınayak gidiyorlar.They go barefoot.
Bu yalıtılmış bir sorun değildi.It wasn't an isolated problem.
Ben yalınayağım.I'm barefoot.
Benim evim yalıtılmış değil.My house isn't insulated.
Benim evim çok yalıtılmış.My house is very insulated.
Evim çok yalıtılmış, ısıtma maliyeti neredeyse yok.My house is so insulated, heating costs almost nothing.
Tom'un evi iyi yalıtımlıdır.Tom's house is well-insulated.
Tom Mary'ye, John'un yalınayak olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't barefoot.
Evim iyi yalıtılmış.My house is well insulated.
Tom, Mary'nin yalınayak olduğunu söyledi.Tom said that Mary was barefoot.
Tom'un yalınayak olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be barefoot.
Sami tamamen yalıtılmış değildi.Sami wasn't entirely isolated.
Sami sahil kenarında bir yalı satın aldı.Sami purchased a waterfront mansion.
Tom'un yalın ayak olduğunu biliyorum.I know Tom is barefoot.
Sen yalınayaksın, değil mi?You're barefoot, aren't you?
Tom ve Mary yalınayak.Tom and Mary are barefoot.
Evimiz yalıtımlı değil.Our house is not insulated.
Ali'yi en son gördüğümde yalın ayak, başı kabak bir durumdaydı.When I saw Ali last time, he was barefoot and bareheaded.
Bu ev iyi yalıtılmıştır.This house is well insulated.
TPS / Yalın tekniklerinin çoğu benzer şekilde çalışır.Many of the TPS/Lean techniques work in a similar way.

İlgili Sayfalar