Ana içeriğe geç
Sözlük

yakmak ile cümle

yakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir vampiri yok etmek için onu parçalayıp ateşte yakmak gerekir çünkü kopan organları hareket edebilir.Pour tuer un vampire, il faut le bruler car le découper en petit morceau ne suffit pas.
Tutuklamalar ve aramalar sıklaşınca Arpad kitapları yakmak zorunda kaldı.Las autoridades, después de discusiones y consultas, decidieron quemar el barco.
Yine Moğolcada Halah fiili yakmak demektir.Por la noche se quema una monumental minaría.
Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi.Sabe dónde se queman todos los cuerpos».
Parkta ateş yakmak yasaktır.Incendio en el Parque del Este.
Tom ateş yakmak zorunda kaldı.Tom dovette accendere un fuoco.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.In seguito altre guardie delle SS portarono nuove taniche di benzina per bruciare ancora di più i due corpi.
Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi.Disse 'gli dobbiamo rompere le corna'.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.Dopo il massacro, i nazisti cosparsero i cadaveri di benzina e li bruciarono..
Eğer kilo vermek istiyorsak, ihtiyaç duyduğumuzdan daha fazla kaloriyi yakmak zorundayız.Если мы хотим похудеть, то должны сжигать больше калорий, чем потребляем.
Parkta ateş yakmak yasaktır.В связи с этим в парке запрещено разводить костры.
Daha sonra Daryl yemek avlarken Beth kamp ateşi yakmaktadır.Шейли тем временем поджигает магазин.
Mutfağın bir köşesine yakmak üzere odun istif edilirdi.Я вышел, чтобы принести огня из соседней комнаты.
Çakmak Taşı ve Çelik ateş yakmak için kullanılır.Для строительства моста использованы сталь и бетон.
Öyle ki çölde kamp yapanlar deve dışkısını ateş yakmak için kullanırlar.Оставшиеся на берегу пытаются развести огонь.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.После расправы нацисты подожгли дома посёлка, облили бензином и также подожгли тела убитых.
Sürüş sırasında sigara yakmak sürücüleri rahatsız edebilir.Следует избегать курения трубки при вождении.
Ünlü gemileri yakmak deyimi buradan gelir.أما تفكيك السفن فيسمى تكسير السفن.
Bu problem ayrıca çıkan zehri yakmak için ek yakıt çubuğu eklenerek doğrulandı.وبهذا يمكن حل هذة المشكله عن طريق إضافة قضبان وقود إضافية لتحرق السم .
Gruptan kalanlar tekrar bir araya gelir ve benzinin bitmek üzere olmasından dolayı kamp yakmak zorunda kalır.Eles voltam ao armázem e a viatura acaba explodindo devido a um vazamento de gasolina.
Bir süre hücredeki sobayı yakmakla uğraşır, daha sonra paltosunu çıkarmadan kerevete uzanır.Ele retira a máscara, e a enterra em seu porão, prometendo nunca mais usa-la.
Parkta ateş yakmak yasaktır.Depois, ateia fogo ao palácio.
Bazı insanlar Şamaş’ı önce yakıp sonra diğerlerini yakmak için kullanır.Por exemplo, basta ele dizer "queime", para começar a queimar.
Ama bazen insanları canlı canlı yakmak için bu fırın kullanıldı.Ocasionalmente, os batalhões queimavam pessoas vivas.
Daha sonra ise üç önemli Töton kalesini yakmak için bu kalelerin üzerine yürüdü.Daarna herstelde hij drie belangrijke forten op de Maas.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.Haastig werden de lijken door de SS-lijfwachten met benzine overgoten en in brand gestoken.
Bundan dolayı kesinlikle ağaç kesmek ve yakmak yasaktır.Het is verboden nederzettingen of boomgaarden neer te branden.
Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.Jej świeca gaśnie, nie mając zapałek prosi Rodolfo o pomoc.
Kına yakmak, İslam geleneklerindendir.Palenie było dla nich rytuałem (fajką pokoju).
Yaz aylarında bile soba yakmak bir zorunluluktur.Podczas upałów w lecie konieczne jest podlewanie.
Oğullarını ve kızlarını ateşte yakmak üzere Hinnomoğlu Vadisindeki Tofet’te yüksek yerler* yaptılar.Bierze swe dzieci i oddala się z nimi w kierunku, gdzie przygotowany jest stos drzewa do spalenia.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.Napastnicy oblali ciała zabitych benzyną i podpalili.
Güzel yemek pişirememekte ve elini yakmaktadır.De mosar sig inte vid kokning utan ska kokas väl.
Ormanda ateş yakmamalıyız, yakmak zorundaysak çimensiz bir alanda ateşin etrafına taş koyarak yakmalıyız.І тут нема чого соромитися… Страх, як вогонь, горить всередині тебе.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.Příslušníci SS přinesli další benzín k dalšímu pálení mrtvol.
Dindar insanlar, her zamanki gibi işe giderler ama akşamüstü mumları yakmak için eve erken dönerler.Lidé chodí do zaměstnání jako obvykle, ale mohou je opouštět dříve, aby stihli zapálit světla při soumraku.
Ama bazen insanları canlı canlı yakmak için bu fırın kullanıldı.Această specie poate a folosit foc pentru a găti carnea.
Barmen gaz lambalarını yakmaktadır.Jorge azonban közben felgyújtja a könyvtárat.
Mutfağın bir köşesine yakmak üzere odun istif edilirdi.Iikka oli joutunut pilkkomaan polttopuut keittiön uunia varten.
Yaz aylarında bile soba yakmak bir zorunluluktur.Kesällä suihkuttaminen on hyödyksi.
Otlak bir alanı, ağacı ve hatta binaları yakmak mümkündür.Se voi olla joskus niin voimakas, että se kaataa puita tai jopa vaurioittaa rakennuksia.
Tutuklamalar ve aramalar sıklaşınca Arpad kitapları yakmak zorunda kaldı.Προκειμένου να ζεσταθεί χρειάστηκε μαζί με τους συντρόφους να κάψει βιβλία.
Otlak bir alanı, ağacı ve hatta binaları yakmak mümkündür.Μπορούν να καταστρέψουν ολόκληρα το φύλλωμα ενός δέντρου ή και περιοχής δάσους.
Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.Hendes lys er blæst ud, og hun har ingen tændstikker; hun beder Rodolfo om at tænde det.
Coubert, yıllardır Carax'ın kitaplarını aramakta ve bulabildiklerinin hepsini satın alıp yakmaktadır.Coubert har oppsøkt bøker skrevet av Julian Carax i flere tiår, og brent dem etterhvert som han kom over dem.
Ünlü gemileri yakmak deyimi buradan gelir.Man valgte å taue det brennende skipet ut av havnen.
Bundan dolayı kesinlikle ağaç kesmek ve yakmak yasaktır.Det er strengt forbudt å hugge trær og brenne bål på øya.
Ateş yakmak için bir şeyler arayan ve annesinden ayrılan Lara esrarengiz bir odaya girer.Det skilles spesielt mellom brann i det fri og brann i et rom.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.Vệ binh SS đã mang thêm thùng xăng đến đốt xác chết.
Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.Nến của cô đã bị thổi tắt, và cô không có diêm, cô nhờ Rodolfo thắp sáng nó.
Kına yakmak, İslam geleneklerindendir.粟田口焼 - 京焼の一種。
Güzel yemek pişirememekte ve elini yakmaktadır.手先が不器用で、料理も下手。
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.ヒトラーらの死体をさらに燃やすため、親衛隊の兵士が追加のガソリン缶を運んできた。
Sözcük eylem halinde "mangal yapmak" veya bazı yörelerde "mangal yakmak" şeklinde kullanılır.お店によって「やきそば」であったり「焼きそば」であったりと様々な表記で表してる。
Yaz aylarında bile soba yakmak bir zorunluluktur.夏には花火が打ち上げられる。
Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi.その時、「犯人たちが焼き殺されるのが見たい」と言い残した。
Parkta ateş yakmak yasaktır.その中央で火が焚かれている。
Güzel yemek pişirememekte ve elini yakmaktadır.不擅料理,經由她的手做出來的料理必定會焦掉。
Gruptan kalanlar tekrar bir araya gelir ve benzinin bitmek üzere olmasından dolayı kamp yakmak zorunda kalır.여러 번 시도 끝에 연료가 다 떨어져서 기장은 작전을 중단하고 기지로 귀환하기로 했다.
Güzel yemek pişirememekte ve elini yakmaktadır.손재주가 뛰어나고, 요리를 잘 한다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod