yaklaşan ile cümle

yaklaşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.C'est une approche globale destinée à améliorer la vie des gens qui habitent les villages autour du parc.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.E o formă foarte holistică de a îmbunătăți viețile oamenilor care locuiesc în satele din jurul parcului.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Es una manera muy holística de mejorar las vidas de las personas viviendo en las aldeas alrededor del parque.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.É uma forma muito holística de melhorar a vida das pessoas que vivem nas povoações à voltas do parque.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Het is een holistische manier om de levens te verbeteren van de mensen in de dorpen rond het park.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Így átfogó módszert dolgozhatunk ki a park körüli falvakban élők életszínvonalának a javítására.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.이것은 공원 주변 마을 사람들의 삶을 개선할 포괄적인 방안입니다.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Polega na całościowym podejściu do poprawy warunków życia mieszkańców wiosek otaczających park.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Πρόκειται για έναν ολιστικό τρόπο βελτίωσης των ζωών ανθρώπων που ζουν σε χωριά κοντά στο πάρκο.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Тя е много холистичен начин да се подобри живота на хората, които живеят в селата около парка.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Це досить комплексний підхід до покращення життя людей, які живуть за околицями парку.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Это довольно целостный подход к улучшению жизни людей, живущих в окрестностях парка.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.זוהי דרך מאוד הולסטית לשיפור חייהם של האנשים שחיים בכפרים בשכנות לפארק.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.إنه وسيلة متكاملة جدا لتحسين حياة السكان الذين يقطنون في القرى حول المنتزه.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.国立公園周辺に暮らす人々のために 生活環境の向上を目指す 総合的なプログラムです 12の村で始め 今では24の村に広がりました
Çok büyük ihtimalle, kendisine yaklaşan bottan korktuğu için. kendisine yaklaşan bottan korktuğu için.제 생각에는 꼬리표가 꼽혀서 그런것 보다는 보트가 옆으로 다가와서 깜짝 놀라서 그랬던것 같았습니다.
Çok büyük ihtimalle, kendisine yaklaşan bottan korktuğu için. kendisine yaklaşan bottan korktuğu için.יותר, אני חושב, שהוא נבהל בגלל הקירבה של הסירה אליו, מאשר התיוג עצמו.
Çok büyük ihtimalle, kendisine yaklaşan bottan korktuğu için. kendisine yaklaşan bottan korktuğu için.وأعتقد انهُ جفل بسبب اقتراب القارب منه وليس بسبب وضع العلامة
Çok büyük ihtimalle, kendisine yaklaşan bottan korktuğu için. kendisine yaklaşan bottan korktuğu için.ボートが近づいたことに驚いたようだったのです 問題はありませんでした ただ私たちが濡れたというだけです
Doktor yaklaşan ölümüne yas tutuyor, zira Zaman efendileri bile bu gerçek acıdan kaçınamazlar.הד"ר מתאבל על מותו המתקרב, כי אפילו אדוני זמן אינם יכולים להימנע מהכאב האמיתי הזה.
En sık raslanan ,yaklaşan bir başkanlık seçimini tahmin etmektir.Populację stanowią wszystkie osoby które idą głosować na wybory.
En sık raslanan ,yaklaşan bir başkanlık seçimini tahmin etmektir.To jsme si ukázali. Například chceme odhadnout výsledek prezidentských voleb.
En sık raslanan ,yaklaşan bir başkanlık seçimini tahmin etmektir.Vous savez, le plus commun est d'essayer de prédire le résultat d'une élection présidentielle.
En sık raslanan ,yaklaşan bir başkanlık seçimini tahmin etmektir.Знаете, че най-срещаният пример е когато искаме да прогнозираме резултата от президенстките избори.
Fransa'daki devrime sempatiyle yaklaşanlar, Yunanistan'daki isyancılara da sempatiyle bakıyorlar.Lidé, kteří cítili sounáležitost s revolucí ve Francii, soucítili i s revolucionáři v Řecku.
Fransa'daki devrime sempatiyle yaklaşanlar, Yunanistan'daki isyancılara da sempatiyle bakıyorlar.(Ж) Словом, сторонники революции во Франции (Ж) также поддерживали и греческих революционеров.
Fransa'daki devrime sempatiyle yaklaşanlar, Yunanistan'daki isyancılara da sempatiyle bakıyorlar.Тому ті, хто були близькі за духом із революцією у Франції були близькими і з революціонерами у Греції.
George bir bardak şarap daha koydu ve bana döndü. "Yaklaşan nikahını tebrik ederim, James.George vida un autre verre de bordeaux et se tourna vers moi. " Félicitations pour tes noces, James.
Gerçekten acıklı bir sahne. Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .É um belo corpo atlético que agora está derrotado pela morte eminente
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Ich kann mir die nahende Zukunft regelrecht vorstellen.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Ik visualiseer dat mijn toekomst op me afkomt. Ik visualiseer dat mijn toekomst op me afkomt.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Je visualise vraiment mon avenir qui approche.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.저는 제 미래가 다가오는 것을 시각화할 수 있습니다.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Magam előtt látom, ahogy a jövőm közeledik.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Posso visualizzare il mio futuro che si avvicina.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Realmente puedo visualizar el futuro que se me acerca.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Saya dapat melihat masa depan saya mendekat.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Tôi có thể thực sự hình dung tương lai đang tiến đến mình.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Vizualizez efectiv viitorul apropiindu-se.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Wyobrażam sobie, jak zbliża się moja przyszłość. Wyobrażam sobie, jak zbliża się moja przyszłość.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Μπορώ στην ουσία να φέρω στο μυαλό μου την εικόνα του μέλλοντός μου να πλησιάζει.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Мога да визуализирам приближаването на бъдещето ми.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Я навіть можу уявити майбутнє, яке наближається.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.Я фактически представляю приближение своего будущего.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.אני יכול ממש לדמיין את העתיד שלי מתקרב.
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.أستطيع تصور مستقبلي يقترب ويتمحور
Gerçekten yaklaşan geleceğimi hayal edebiliyorum.思い描くことができるのです 欲しくないものは避けて
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Anda melihat sinar matahari masuk dari lubang ventilasi dan kereta api yang mendekat.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Các bạn thấy những tia nắng từ lỗ thông hơi và đoàn tàu đang tiến đến gần.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Je kunt de zonnestralen zien van de ventilatiekanalen, en de naderende trein.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.여러분은 환기관에서 새어나오는 햇살을 보고 계십니다. 지하철이 막 들어오고 있네요.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Látni a napsugarakat, ahogy átszűrődnek a ventillátorkürtőkön, és a közeledő vonatot.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Man sieht, wie die Sonnenstrahlen durch die Lüftungskanäle dringen und der Zug herannaht.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Se ven los rayos de sol que vienen de la ventilación y los trenes acercándose.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Słońce wpada przez kanały wentylacyjne, nadjeżdża pociąg.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Vedete il sole che entra dai condotti dell'aria e il treno che si avvicina.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Vedeți razele de soare care pătrund prin gurile de ventilație și trenul care se apropie.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Veem-se os raios de sol a entrar pelas condutas de ventilação e um comboio a aproximar-se.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Vous voyez les rayons de soleil passer à travers les conduits d'aération et le train qui approche.
Güneş ışınlarının havalandırma kanallarından geldiğini görüyorsunuz ve yaklaşan treni.Βλέπετε τις ακτίνες του ήλιου που περνούν από τους αεραγωγούς και το τρένο που πλησιάζει.
İlgili Sayfalar