yaklaşım ile cümle
yaklaşım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birlik üyeleri bu yaklaşıma ikna oldular.Die Gewölbe sind über ihren Ansätzen verputzt.
Klasik dönemin mimarlarının genel yaklaşımı yüksek ve görkemli yapılar inşa etmek yönündeydi.Das Credo von Mensch war, kühne und moderne Baukonstruktionen anzustreben.
Bu yaklaşımlarda belli sorunlar ve çelişkili görüşler vardır.Dabei stößt er auf Fragen oder Widersprüche.
Bu yaklaşım ise TKK felsefesi ve İstatistiksel Proses Kontrol (İPK) yaklaşımını ortaya koymuştur.Diese kombinierten Ereignisabläufe und Strukturanalyse des NS-Regimes.
Oysa öznelerin yaklaşımları ideolojik olabilir.Methoden können virtuell sein.
Modern çeşitleri AdS/CFT yaklaşımını içerir.Er befasst sich mit AdS/CFT-Korrespondenz in verschiedenen Dimensionen.
Daha yeni kullanılmaya başlanan üçüncü bir yaklaşım ise "orta-alt" yaklaşımıdır.Die erste Single „Another Way to Die“ beschäftigt sich mit dem Thema Globale Erwärmung.
Osowiec yaklaşımları, Alman kuvvetleri tarafından şiddetle savunuldu.Die Abwehrmaßnahme wurde ausdrücklich durch die deutsche Führung gebilligt.
Otomobil endüstrisinde Taylorculuk ya da Fordçuluk bir endüstriyel devrimden daha öte bir yaklaşımdır.Le taylorisme ou fordisme dans l'industrie automobile est plus qu'une révolution industrielle.
Bu yaklaşımların tümünde, yöntem seçimi ile birlikte, bir temel küme seçilmesi gereklidir.Dans toutes ces approches, en plus du choix de la méthode, il est nécessaire de choisir une base adéquate.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Je ne l’ai rencontré que quelques fois mais j’ai suffisamment pu apprécier son attitude irrévérencieuse.
Sistem Dinamiği karmaşık sistemlerin zaman içindeki davranışlarını anlamaya yarayan bir yaklaşımdır.C'est une approche pour comprendre le comportement des systèmes complexes dans le temps.
Mehmet Okonşar'ın müziği son derece yapısalcıdır (structuralist) ve analitik yaklaşımı davet eder.La musique de Mehmet Okonşar est très structurée et elle stimule et invite à une approche analytique.
Bu yaklaşımın bir parçası olarak ICR’de Araştırma Direktörü vazifesini üstlendi.Dans le cadre de son approche, il incarne le rôle de Directeur des études à l’ICR.
Ancak, bu iki yaklaşım farklı varsayımlara dayandırılmıştır.Cependant, ces deux hypothèses ont été contestées pour des raisons différentes.
Subhash Chandra Bose gibi efsanevi figürleri daha sonra harekette militan bir yaklaşımı benimsedi.D'autres chefs, tels que Subhash Chandra Bose, vinrent plus tard donner au mouvement une dimension militaire.
Altı sigma, takım çalışmasıyla yürütülen bir yaklaşımdır.Le Six Sigma est la maîtrise d'un procédé.
Daha sonra Schrödinger iki yaklaşımın da aynı olduğunu göstermiştir.Paul Dirac démontra par la suite que les deux approches étaient équivalentes.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Au milieu de la soirée, notre attitude avait complètement changée.
Günümüzde kabul gören yaklaşım ise, gerçek anlamda hukuk (hak/adalet) üstünlüğüdür.(Le jour du Jugement ceux qui auront bien servi seront récompensés).
Ulaşım imkânı sağlamasının ötesinde otomobil, ulaşım konusunda kültürel yaklaşımları da kökünden değiştirir.Au-delà des moyens de transports, l'automobile bouleverse l'approche culturelle des modes de déplacements.
Bu yaklaşım hem postmodernizmin reddedilmesi hem de modernliğin yeniden değerlendirilmesi yönündedir.La postmodernité va se présenter à la fois comme un rejet et comme un dépassement de la modernité.
Yaklaşımın dezavantajı ise müşteriyi arka plana atmasıdır.Il est déshonorant de montrer votre dos à l'ennemi.
Diğer kaynaklar Amazon bölgesi kaynaklı bir göç yaklaşımına yer vermektedir.D'autres sources évoquent une origine amazonienne.
Kendi resimlerinde de bu yaklaşımı açıkça görülmektedir.Cette façon de procéder apparaît également de manière évidente dans ses romans.
Bu model Gerardus 't Hooft'un holografi ilkesi ile kütle çekiminin termodinamik yaklaşımını birleştirmiştir.Ce modèle combine l'approche thermodynamique de la gravité avec le principe holographique .
Siyasi Yaklaşımı 2005 yılındaki Avrupa Anayasası referandumunda Evet oyu vermiştir.Il est partisan du « Oui » au référendum sur le traité constitutionnel européen en 2005.
1950 yılında Hambardzumyan bu yeni yıldız sistemi yaklaşımı ile ikinci kere Stalin ödülüne layık görülmüştür.En 1949, il reçoit pour la 2e fois le prix Staline du 2e degré.
İktisadın Yeni Coğrafi Açılımı:Yeni Ekonomik Coğrafya Yaklaşımı.La Gouvernance des biens communs : pour une nouvelle approche des ressources naturelles.
Bu yaklaşım tartışmalı bir yaklaşımdır.Il s'agit, néanmoins, d'une approche contestée.
Yaklaşım 1970'lerin başında Christopher Strachey ve Dana Scott tarafından ortaya atılmıştır.Cette discipline a été introduite par Christopher Strachey et Dana Scott.
Mantıkçı Matematik yaklaşımı ise Bertrand Russell ve Gottlob Frege tarafından savunulmuştur.Le logicisme a été prôné notamment par Gottlob Frege et Bertrand Russell.
Bu doğru bir davranışı gösterir ve iyi bir yaklaşımdır.En réalité, il a un bon fond et une bonne attitude.
Teorik fizik birkaç tane yaklaşım barındırır.La théorie hiérarchique de l'intelligence intègre plusieurs approches théoriques.
Bu yaklaşımlar bebeklikten yetişkinliğe kadar eğitimin tüm düzeylerindeki insanlar için geçerlidir.Certains individus gardent ce type de régime jusqu'à l'âge adulte.
Günümüzdeki bilimsel yaklaşım doğrultusunda Ceres, türünün tek örneğidir.Les connaissances scientifiques actuelles laissent à croire que Cérès est le seul objet de sa catégorie.
Deneycilik yaklaşımının önemli filozofları John Locke ve David Hume'dur.Il rejoint là des idées émises en philosophie par John Locke et David Hume.
Sistem düşüncesine birçok yöntem ve yaklaşım vardır.À la main, il existe de nombreux styles et méthodes.
Aynı zamanda albüm kaydınada yeni bir yaklaşım geliştirdiler.Ils ont également développé une nouvelle approche d’enregistrement.
Bu plan, Belgorod'a kuzeybatı yaklaşımından bir taarruzu öngörmekteydi.Il charge Bradley d'agir de manière similaire au nord.
Bu yaklaşım yeni sağcılara ve neo-liberallere aittir.Elle conserve une grande influence dans les milieux libertariens et néoconservateurs.
Bu yaklaşım açıklayıcı olabilir, fakat eninde sonunda bir teoridir.Cela peut sembler paradoxal, mais c’est finalement logique.
Üçüncü bir yaklaşım, çiçeklerin açmasını engellemeye yöneliktir.C'est la voie ouverte pour l'obtention de la première fleur.
Bunun daha sonra matematikçilerin birçok alana uyarlayacağı önemli bir yaklaşım oldu kanıtlanmıştır.Depuis, ce théorème a connu de nombreuses démonstrations faisant appel à divers domaines des mathématiques.
Bunun için de iki yaklaşım bulunmaktadır.Pour cela, il faut prendre deux aspects en compte.
Bu yaklaşım yakın geçmişe kadar sürmüştür.Cette conception s’est perpétuée jusqu’à une époque relativement proche de l’actuelle.
Sıvı dinamik sorunlara diğer olası yaklaşımları çok sayıda vardır.Il y a un grand nombre d'autres approximations possibles faces aux problèmes de la dynamique des fluides.
Tüm bu yaklaşımlar müzikologlar ve müzik teorisyenleri tarafından araştırılır ve değerlendirilir.Ils continuent d'être étudiés et reproduits par certains musiciens et théoriciens.
Türkiye'de İstihdam - İşsizlik ve Çözüm Önerileri: Esneklik Yaklaşımı İşsizlikChômage Chiffres du chômage et de la précarité : Sortir de l'impasse !.
Bu yaklaşım biçimi teoriler arasında bir süreklilik ilişkisi kurar.Pour référence rapide, voici une forme courte du théorème.
Bu yüzden bu konuda farklı yaklaşımlar olması kaçınılmazdır.Il est donc nécessaire de présenter plusieurs points de vue différents dans ce chapitre.
Bu yorum da kalitenin mükemmelliği yaklaşımına uymaktadır.Ce défi serait la preuve de l'aspect miraculeux du Coran.
Makro-ekonomik yaklaşım kriterleri).Théorie géométrique des nombres).
Bu sefer, fakat, Bulgarlar Sırplara karşı yaklaşımlarını değiştirmeye karar verdiler.Esta vez, sin embargo, los búlgaros habían decidido cambiar el enfoque hacia los serbios.
Bu yaklaşımların tümünde, yöntem seçimi ile birlikte, bir temel küme seçilmesi gereklidir.En todos estos enfoques, además de la elección del método, es necesario elegir un conjunto base.
Graffiti farklı bir yaklaşım benimsedi.Graffiti utiliza un enfoque diferente.
Şimdilik, lens yaklaşımındaki sensörün hücre içi çözümlere göre bir avantaja sahip olduğu görülüyor.Por ahora, parece que el sensor de enfoque de la lente tiene una ventaja sobre las soluciones en celdas.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.A la mitad de la velada, nuestra actitud cambió completamente.
Wentzel, Hendrik Kramers ve Léon Brillouin 1926 yılında Wentzel-Kramers-Brillouin yaklaşımını geliştirdi.Wentzel, Hendrik Kramers, y Léon Brillouin desarrollaron la aproximación Wentzel-Kramers-Brillouin en 1926.
Kodun yeniden kullanılabilirliği, aşağıdan yukarıya yaklaşımın en önemli yararlarından biridir.La reutilización del código es uno de los mayores beneficios del enfoque bottom-up.