Ana içeriğe geç
Sözlük

yakin ile cümle

yakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, evime yakın yaşıyor.He lives near my house.
O, denizin hemen yakınında yaşıyor.He lives within a stone's throw of the sea.
O yakındaki bir kasabada yaşıyordu.He lived in a town near by.
Yakınlardaki küçük bir kasabada yaşıyordu.He lived in a small town nearby.
Bir iş bulamamaktan yakındı.He complained that he couldn't find a job.
Onun ölümü yakın.He has one foot in the grave.
Erkek kardeşimin yakın bir arkadaşıdır.He is a close friend of my brother.
Her zaman odasının küçük olmasından yakınır.He is always complaining of his room being small.
Odasının küçük olmasından yakındı.He complained of his room being small.
Yakında arabayı hiç tamir ettirmedi.He had the car fixed in no time at all.
O benim yakın arkadaşımHe is my close friend.
O benim yakın arkadaşım.He is my close friend.
O cana yakın görünüyor.He seems to be friendly.
Köyün yakınındaki bir nehirde balık tutmaya gitti.He went fishing in a river near the village.
Osaka yakınındaki küçük bir kentte yaşıyor.He lives in a small town near Osaka.
O, başkana yakındır.He is close to the president.
Okumak için yeterli zamanı olmadığından yakındı.He complains of not having enough time to read.
O onunla yakındır.He is close with her.
O, ona yakın durdu ve onu kasırgadan korumaya çalıştı.He stood close to her and tried to protect her from the typhoon.
Odanın çok küçük olmasından yakınıyor.He complains of the room being so small.
Onları yakından izleyin.Follow close behind them.
Onların uçakları yakında kalkacak.Their plane will soon take off.
Onlar oldukça yakın görünüyor.They look pretty close.
Onlar diz çöktü ve savaşın yakında sona ermesi için dua etti.They knelt down and prayed that the war would end soon.
Onların yakında Tokyo'dan ayrılacakları söyleniyor.It's said that they will soon be leaving Tokyo.
Onlar yakında yaşarlar.They live nearby.
Yakındaki parkta oynamaları söylendi.They were told to play in the nearby park.
Onlar havaalanına yakın yaşıyorlar.They live close by the airport.
Onlar evlendiler ve Boston yakınlarında yerleştiler.They got married and settled near Boston.
Onlar parkın yakınında yeni bir evde yaşıyor.They live in a new house near the park.
Yakında Hong Kong'tan buraya geliyorlar.They are arriving here soon from Hong Kong.
Onu yakından gözle.Keep a close eye on him.
Onun çok yakında geleceğine dair küçük bir umut yok.There is little hope of her getting well soon.
Onun evi istasyona yakın bir yerde mi?Is her house anywhere near the station?
O her zaman benim düşük maaşımdan yakınıyor.She is always complaining about my small salary.
O oldukça yakında yaşıyor.She lives quite close by.
O yakında gelecek.She will be along soon.
Onun yakında geri geleceğinden eminim.I'm sure that she will come back soon.
Sanırım o yakında geri döner.I think she will come back soon.
O, yakında iyileşecek mi?Will she get well soon?
Şirket ile yakından ilişkilidir.She is closely associated with the firm.
O, öksüze yakınlık gösterdi ve ona biraz para verdi.She sympathized with the orphan and gave him some money.
Yakında tekrar bizi görmek için geliyor olacak.She will be coming to see us again soon.
O yakında hastaneden ayrılacak.She will leave the hospital soon.
O, yakında yüzebilecek.She will be able to swim soon.
Onun yakında evleneceğini söylüyorlar.They say that she'll get married soon.
O hep maaşının düşüklüğünden yakınıyor.She is always complaining of her small salary.
Denize yakın yerde büyüdü fakat yüzmekten nefret eder.She grew up near the sea, yet she hates swimming.
O, okula çok yakın yaşıyor.She lives within a stone's throw of the school.
O yakında tekrar yazacağını mektubunda ekledi.She added in her letter that she would write again soon.
O, herkese karşı cana yakındır.She is friendly to everybody.
O her zaman öğretmeninden yakınır.She always complains of her teacher.
O, bir baş ağrısından yakındı.She complained of a headache.
O, kocasına yakın durdu.She stood close to her husband.
O, yakından annesine benziyor.She closely resembles her mother.
Gerekirse, yakında gelirim.If necessary, I will come soon.
Hastane buraya yakın.The hospital is near here.
Babamın çalıştığı yer istasyonun yakınındadır.The office where my father works is near the station.
Babam yakında kırk yaşında olacak.My father will soon be forty years old.
Babam yakında iyileşecek.My father will get well soon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod