Mary yakında yola çıkacağını söyledi.Mary said that she would depart soon.
Yakında yola çıkacağım.I will depart soon.
Mary'nin yakında geleceğini umuyorum.I hope that Mary will arrive soon.
Ben yakında Roma'ya geleceğini umuyorum.I hope that you will arrive in Rome soon.
Tom yakında ayrılacağını söyledi.Tom said that he would depart soon.
Tom yakında parayı teslim edeceğine söz verdi.Tom promised that he would hand over the money soon.
Tom ölüme yakın.Tom is near death.
Mary yakında gidecek.Mary will depart soon.
Mary ölüme yakın.Mary is near death.
Mary yakında parayı teslim edeceğine söz verdi.Mary promised that she would hand over the money soon.
Burası denize yakın.This place is near the sea.
Otobüs çok yakında gidiyor olacak.The bus will be leaving pretty soon.
Bu ev büyükannemin ama yakında benim olacak.This house is my grandmother's, but soon it will be mine.
Bunu okuyabiliyorsan çok yakınsın.If you can read this, you're too close.
Bu araba babamın ama yakında benim olacak.This car is my father's, but soon it will be mine.
Yaşlı adam yakında öleceğini biliyor.The old man knows that he will die soon.
Yaşlı adam ölüme yakın.The old man is near death.
O yakında evlenecek.She'll get married soon.
Soğuk kış yakında sona erecek.The frosty winter will soon come to an end.
Yakında iyi İngilizce konuşmam mümkün olacak.I will be able to speak English well soon.
Ben onu yakında yapmayı planlıyorum.I plan to do it soon.
Yakında evleniyor.She's getting married soon.
O, yakında evleniyor.He's getting married soon.
Okul yaz tatili nedeniyle yakında kapalı olacaktır.The school will soon be closed because of the summer vacation.
Keşke onu yakından görebilseydim.I wish I could've seen it up close.
Keşke Tom bana daha yakın yaşasa.I wish Tom lived closer to me.
Keşke daha iyimser olabilsem, ama yakında işler daha iyi olacak diye düşünmüyorum.I wish I could be more optimistic, but I don't think things will get better soon.
Yakında Tom'u görmeyi umuyorum.I hope to see Tom soon.
Buraya çok yakında varacağını düşünmedim.I didn't think you'd get here so soon.
Bekleyelim. Tom yakında dönecek.Let's wait. Tom will be back soon.
Meseleye daha yakından bir göz atalım.Let's take a closer look at the matter.
Bu sayılara daha yakından bakalım.Let's take a closer look at these numbers.
Yakında mı yaşıyorsun?Do you live nearby?
Yakında bir tane alacağını umuyorum.I hope you get one soon.
Yakında soğuğa alışacaksın.You'll soon get used to the cold.
Tom'a yakın yaşardım.I used to live close to Tom.
Yakında buna alışacaksın.You'll soon get used to it.
Ben buraya yakın yaşardım.I used to live near here.
Yakında onunla ilgilenmek zorundayım.I have to deal with that soon.
Yakında emekli olmak istiyorum.I want to retire soon.
Benim evim denize yakın.My house is close to the sea.
Tom yakında eve gidiyor olacak.Tom will be going home soon.
Umarım işler yakında iyileşir.I hope things get better soon.
Tom yakında buraya geri gelecek.Tom is going to be back here soon.
Tom'un neredeyse hiç yakın arkadaşı yok.Tom has hardly any close friends.
Bunun yakında sona ereceğini umuyorum.I hope this will end soon.
Tom Boston yakınında büyütüldü.Tom was raised near Boston.
Umarım bu yakında olacak.I hope it'll happen soon.
İşlerin yakın zamanda değişeceğini sanmıyorum.I don't think things will change anytime soon.
Onu yakında öğreneceksin.You'll find that out soon enough.
Bu sorunun yakında çözülebileceğini umuyorum.I hope this problem can be solved soon.
Yakında gidiyoruz!We're leaving soon!
Yakında bazı değişiklikler yapmamız gerekecek.We'll need to make some changes soon.
En yakın istasyondan kilometrelerce uzakta yaşıyorum.I live kilometers away from the nearest station.
Onun yakında değişeceğini umuyorum.I hope that will change soon.
Tom'un yakında evleneceğini umuyorum.I hope Tom gets married soon.
Tom çok cana yakın bir adam.Tom is a very personable guy.
Yakında daha iyi hissedeceğini umuyorum.I hope you feel better soon.
Ben onun yakında ulaşacağına inanıyorum.I believe that he'll arrive soon.
Juno Jüpiter'in kutuplarında ilk yakın bakışı sağlayacak.Juno will provide the first close look at Jupiter's poles.