Tom buraya yakın bir hastanede çalışır.Tom works at a hospital near here.
Ekonomi yakında toparlanmazsa kemerlerimizi sıkmak zorunda kalacağız.We'll have to tighten our belts if the economy doesn't pick up soon.
Odanın küçüklüğünden yakındı.He complained that the room was too small.
Tom yakın ilişkilerden çekinen yalnız yaşayan biridir.Tom's a loner who shuns close relationships.
Yakında kar yağacak mı?Is it going to snow soon?
Sanırım o yakında geri dönecek.I reckon he will be back soon.
Belçikalı konsolosu bizi ülkesinin büyükelçiliğine yakın bir restoranda çaya davet etti.The Belgian consul invited us to tea in a restaurant close to his country's embassy.
Yakınlarını kayırmakla itham ediliyor.She was accused for nepotism.
Tom yakında eve gitmeyi planlıyor.Tom is planning to go home soon.
Tom Boston yakınlarında büyüdü.Tom grew up near Boston.
Tom şimdi Boston'a yakın yaşıyor.Tom now lives near Boston.
Ofisim Starbucks'a yakındır.My office is near Starbucks.
İş yerim Starbucks'a yakın.My office is near Starbucks.
Arabaya yakın beni bekle.Wait for me by the car!
Yakında bir orman olduğu için Mary'nin bir çalı yangını planı var.Because there is a forest nearby, Mary has a bush fire plan.
Keşke Tom yakında gelse.I wish Tom would arrive soon.
Ne olacağının sonucuna varmak imkânsıza yakındır.It's nigh-on impossible to work out what will happen.
Bize yakın yaşayan pek çok insan var.There are many people living near us.
Yaşlı kadın gitti ve yakında Prenses ile birlikte geri döndü.The old woman went, and soon returned along with the Princess.
Bunun yakında olacağını biliyorum.I know it's going to happen soon.
O çok cana yakındı.He was very outgoing.
Çok yakında vazgeçme.Don't give up too soon.
Yakında bunu yapmayı umuyorum.I expect to do it soon.
O karar yakında bekleniyor.That decision is expected soon.
Umarım Tom yakında eve gider.I hope Tom goes home soon.
Yakında gitmek için hazır olacağız.We'll be ready to go soon.
O yakında olacak mı?Is that going to happen soon?
Onun yakında olacağını düşünüyor musun?Do you think that'll happen soon?
Dinozorlar yakında dünya'da görülebilir.Dinosaurs could appear on Earth soon.
Lütfen mümkün olduğu kadar öne yakın oturun.Please sit as close to the front as possible.
Erkek kardeşim büyükbabama benden daha yakındı.My brother was closer to my grandfather than I.
O yakında tekrar olmayacak.That won't happen again soon.
Bu yakında olacak.It'll happen soon.
Tom yakında mı?Is Tom nearby?
Tom ve ben çok yakın arkadaşlarız.Tom and I are very close friends.
Yakında o yurt dışında iş yapacak.Soon he will do business abroad.
Proje yakında başlayacak, bu yüzden dikkat et.The project will start soon, so watch out for it.
Evimin yakınında hiç dükkan yok.There are no shops near my house.
Çok yakında ben Hollandaca sadece birkaç cümleden daha çok şey öğreneceğimi umuyorum.I hope that very soon I will know more than just a few sentences in Dutch.
O onu biraz daha yakına çekti.He pulled her a little closer.
Vay, o yakındı.Wow, that was close.
Aynadaki nesneler göründüklerinden daha yakındır.Objects in the mirror are closer than they appear.
Lütfen size en yakın çıkışın yerini belirlemek için bir dakikanızı ayırın.Please take a moment to locate the exit closest to you.
Evi görebilmem için yakında bir tarih belirler misin?Could you set a date soon so I can see the house?
Dükkan yakın mı?Is the shop close?
Biz plaja yakın yaşıyoruz.We live near the beach.
Yakında bir yat limanı var mı?Is there a marina nearby?
Tom ve ben şu anda yıllardır yakın arkadaşız.Tom and I have been close friends for years now.
Yakından dinle ve kesintiye uğratma.Listen closely and do not interrupt.
Eski bir kitapçıya yakın yaşıyorum.I live close to an old bookshop.
Yakından baksan bile bir şey görmüyorsun.Even if you look closely, you don't see anything.
Dün gece mahallemize yakın bir yangın vardı.There was a fire near our neighborhood last night.
Onlar çok yakın arkadaşlar.They're very close friends.
Bir tren yakında gidecek.A train is going to leave soon.
Biz hâlâ en yakın arkadaşlarız.We're still best friends.
Biz yakında gerçeği öğreneceğiz.We'll learn the truth soon.
Karar anı yakında gelecek.The moment of truth will come soon enough.
Tren istasyonuna çok yakın yaşamak uygundur.It's convenient to live so close to the train station.
Yakında öleceğimi biliyorum.I know that I will die soon.
Yakında onu unuttum.I soon forgot it.