Ana içeriğe geç
Sözlük

yakin ile cümle

yakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Benim evim onun evine yakındır.My house is near her house.
Bayanlar ve baylar yakında inişimize başlamak üzereyiz.Ladies and gentlemen, we are about to begin our descent.
Çok yakın bir arkadaşımı kaybettim.I've lost a very close friend.
Tom yemeğe yakından baktı.Tom looked closer at the food.
Aşık olmaya hiç bu kadar yakın olduğumu sanmıyorum.I don't think I've ever been this close to falling in love.
Tom'a çok yakındım.I was very close to Tom.
Sanırım detaylara daha yakından dikkat etmelisin.I think you ought to pay closer attention to details.
Size çok yakın hissediyorum.I feel very close to you.
Yakında hava aydınlanacak.It'll be light soon.
Ben yakın gelecekte senin güzel dilini öğrenmeye başlamayı umuyorum.I hope to begin learning your beautiful language in the near future.
Yakında ayrılıyor musun?Are you leaving soon?
Yakında gidiyor musunuz?Are you leaving soon?
Güneş yakında batıyor.The sun is setting soon.
Tom, yakın kişisel ilişkilerden rahatsız.Tom's uncomfortable with close personal relationships.
Galce, Kornişce ve Bretonca'nın hepsi yakından ilişkilidir.Welsh, Cornish and Breton are all closely related.
Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.Tom went to the barbershop near the hospital to get his hair cut.
Onun soğukkanlı havasına rağmen, söylediğin her şeyle yakından ilgileniyor.Despite her nonchalant air, she is paying close attention to everything you say.
Tom cana yakın görünüyor.Tom seems approachable.
Eve çok yakın.It's too close to home.
O çok yakındı.That was too close.
Yakın olan çocuk.Boy that was close.
Tom Mary'yi yakında tuttu.Tom held Mary close.
O çok yakın değil.That's not very close.
Tom pis kokudan yakındı.Tom complained of the stench.
Sanırım, yakında öğreneceğim.I guess I'll find out soon enough.
Tom'a yakın olduğunu biliyorum.I know you were close to Tom.
Bu beni Tom'a yakın hissettirdi.It made me feel close to Tom.
Tom tekrar çok yakın olmak istemeyebilir.Tom might not want to get too close again.
Herkes durgunluğun yakında sona ereceğini umuyor.Everyone hopes the recession will end soon.
Zamanınız yakında gelecek.Your time will come soon.
Endişelenmeyin, yakında sesinizi geri alacaksınız.Don't worry, you'll get your voice back soon.
Yakında bizden biri olacaksın.You'll be one of us soon.
Yakında olduğunu biliyorum.I know you're near.
Bir yıla yakın seni görmedim.I haven't seen you in like a year.
Tom'un yakın tehlikede olabileceğini düşünüyoruz.We think Tom might be in imminent danger.
Yakın temas içinde kalalım.Let's stay in close contact.
Seni ecza dolabına yakın bir yerde istemiyorum.I don't want you anywhere near the medicine cabinet.
Kendimi gerçekten sana yakın hissediyorum.I'm feeling really close to you.
Yakınlaşırsan, vururum seni.Come any closer, and I'll shoot you.
Yakında, bilmemiz gereken her şeyi öğreneceğiz.We'll soon learn all we need to know.
Tom onlara yakından baktı.Tom looked at them closely.
Tom Mary'ye yakından baktı.Tom looked at Mary closely.
Yakında hazır olmalı.It should be ready shortly.
Tom Mary'nin daha yakınına sokuldu.Tom crept closer to Mary.
Tom bana Mary'ye yakın bir yere gitmeme izin vermeyecek.Tom won't let me anywhere near Mary.
Tom sana hiç neden bizim bu kadar yakın olduğumuzu söyledi mi?Did Tom ever tell you why we were so close?
Yakında bir şapka dükkanı var mı?Is there a hat shop nearby?
O yakın bir çağrıydı.It was a close call.
Tom'a oldukça yakın yaşıyorum.I live pretty close to Tom.
Yakında beni görmeye gel.Come and see me soon.
Bu yakın zamanda olacakmış gibi görünmüyor.It doesn't look as if that's going to happen any time soon.
Tom yakında varabilir.Tom might arrive soon.
Yakında yağmur yağmaya başlayacak.It'll start raining soon.
Yakında Boston'a geri geleceğim.I'll be coming back to Boston soon.
Yakında gitmek için hazır olabilirim.I might be ready to go soon.
Tom yakında iyi olacak.Tom'll be all right soon.
Yakında otuz olacağım.I'll be thirty soon.
Tom bozuk parayı aldı ve ona yakından baktı.Tom picked up the coin and took a closer look at it.
Yakında seninle olacağım.I'll soon be with you.
Beni yakından izle.Watch me closely.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod