Tom sıklıkla komşularından yakınır.Tom often complains about his neighbors.
Arkaya yakın masalardan birinde oturalım.Let's sit at one of the tables near the back.
Onlar yeterince yakında bir tane alacaklar.They'll get one soon enough.
Tom'un senin yakın arkadaşlarından biri olduğu doğru mu?Is it true Tom is one of your close friends?
Tom'un evine yakın durdum.I stopped by Tom's house.
Eve giderken Tom'un evine yakın durdum.I stopped by Tom's house on my way home.
Bu yakında olmalı.It must be soon.
Buraya yakın bir yerde olmalı.It must be near here somewhere.
O buraya yakın bir yerde olmalı.It has to be near here somewhere.
Yakında konuşacağız, Tom.We'll talk soon, Tom.
Tom yakınlarda seninle konuştu mu?Has Tom talked to you recently?
Tom'un onun hakkında konuşabileceği hiç yakın arkadaşı yok.Tom has no close friends he can talk to about that.
Tom yakınlarda bir şirket kurdu.Tom set up a company recently.
Bana yakın dur.Stay close to me.
Tom'a yakın durun.Stay close to Tom.
Tom'un yakın kalması gerekiyor.Tom needs to stay close.
Kapıya yakın duracağım.I'll stay close to the door.
Çok yakından dikkat edin.Pay very close attention.
Yakında konuşalım.Let's talk soon.
Tom'a yakında onunla görüşeceğimi söyle.Tell Tom I'll see him soon.
Tom'a yakında evde olacağımı söyle.Tell Tom I'll be home soon.
Tom bana yakında gideceğini söyledi.Tom told me that he would leave soon.
Bana yakında gittiğini söyleme.Don't tell me you're leaving so soon.
Sana daha önce söylediğim gibi, yakında hava soğuyacak.Like I told you before, it'll be getting cold soon.
En yakın süpermarkete nasıl gidileceğini söyleyebilir misin?Could you tell how to get to the nearest supermarket?
Tom'un yakın arkadaşları yok.Tom has no close friends.
Tom arkaya yakın oturuyor.Tom is sitting near the back.
Tom yakın bir masada oturuyordu.Tom was sitting at a nearby table.
Tom Mary'nin kendisine yakın oturmamasını istedi.Tom asked Mary not to sit next to him.
Yerinde olsam Tom'a o kadar yakın oturmazdım.I wouldn't sit so close to Tom if I were you.
Tom mikrofona en yakın oturan kişiydi.Tom was the one sitting closest to the microphone.
Tehlike çok yakın.The danger was imminent.
Denize yakın bir köy vardı.There was a village near the sea.
Tom'un annesi onun TV'ye çok yakın oturursa gözlerini mahvedeceğini söyledi.Tom's mother said he'd ruin his eyes if he sat too close to the TV.
Uçurumun kenarına bu kadar yakın durmanın güvenli olduğundan emin misin?Are you sure it's safe to stand that close to the edge of the cliff?
Yakınlarda herhangi bir banka var mı?Is there any bank nearby?
Yakından korunan bir sırdır.It's a closely guarded secret.
Buraya yakın kiralık bir daire olduğunu gazete ilanlarından okudum.I read in the newspaper advertisements that there is an apartment for rent near here.
Onların gerisi yakında gelecek.The rest of them will come soon.
Biz metro yakınında bir otel seçtik.We chose a hotel near the subway.
İyi bir yemek hizmeti veren buraya yakın bir restoran keşfettim.I have discovered a restaurant near here which serves a good meal.
O, çalıştığı ofis yakınında öğle yemeği yer.She eats lunch near the office where she works.
Evimin yakınında bir iş arıyorum.I am looking for a job near my house.
Topu pencerelerin yakınına atma.Don't throw the ball near the windows.
Paris yakınında Honfleur'da büyük bir göl var.There is a big lake in Honfleur, near Paris.
Birkaç yakınım bu apart oteli tavsiye ettiler.Several relatives have recommended this residential hotel.
Postane kitapçıya yakındır.The post office is near the bookstore.
Niçoise salatası Nice yakınlarındaki bölgenin tipik bir yemeğidir.Niçoise salad is a typical food of the area near Nice.
Deniz yakını her zaman rüzgarlıdır.It is always windy near the sea.
Buraya çok yakın bir Katolik kilisesi var.There is a Catholic church very near here.
Mary tren istasyonu yakınındaki tek yatak odalı bir dairede yaşıyor.Mary lives in a one-bedroom apartment near the train station.
Ayakkabıların ıslak. Onları ateşin yakınına koyun.Your shoes are wet. Put them near the fire.
Onların evleri denize yakın durumdadır.Their houses are located near the sea.
Yakında bir süpermarket var mı?Is there a supermarket nearby?
Yakında başlıyor muyuz?Are we starting soon?
O bizi ziyaret etmek için yakında geri gelecek.She will come back soon to visit us.
O, Tahran yakınlarındaki bir köyde doğdu.He was born in a village near Teheran.
Tom her zaman bir şey hakkında yakınıyor.Tom is always complaining about something.
Olaydan sonra, onların arkadaşları ve yakınları onları daha seyrek ziyaret etmeye başladı.After the incident, their friends and relatives began to visit them less frequently.
Bu yakında bitecek.It will be over soon.