yakası ile cümle
yakası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Albay Mustang batı yakasındaki imalat bölgesinde karşılıklı ateş ediyor.Överste Mustang är i strid i industriområdet västerut.
Albay Mustang batı yakasındaki imalat bölgesinde karşılıklı ateş ediyor.Ο Μάστανγκ ανταλλάσσει πυρά στον κατασκευαστικό τομέα στα δυτικά.
Albay Mustang batı yakasındaki imalat bölgesinde karşılıklı ateş ediyor.Полковник Мустанг ведёт перестрелку в промышленном районе на западной стороне.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.반면에 도시의 반대쪽에서는 30,900달러에 살 수 있습니다.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Ale když pojede přes město, můžete jej mít za 30900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Ale keď pôjdete cez mesto, môžete ho mať za 30 900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Dar dacă mergeţi la capătul celălalt al oraşului, aţi putea-o lua cu 30.900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.De ha átautózik a városon megkaphatja 30 900-ért.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Falls Sie aber ans andere Ende der Stadt fahren, könnten Sie es für 30'900 bekommen.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Maar aan de andere kant van de stad stond hij voor 30.900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Ma se attraversate la città, potete averla per 30900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Men hvis man kørte gennem byen, kunne man få den til 30.900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Nhưng nếu bạn lái xe đến thị trấn, bạn có thể mua với giá 30,900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Pero si cruzan la ciudad, lo pueden conseguir por 30,900
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Αλλά αν πάτε στην άλλη άκρη της πόλης, θα το παίρνατε για 30.900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Но ако прекосите града, ще я намерите за 30900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.Но если вы поедете через город, то вы сможете купить ее за 30 900.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.אבל אם תסעו לקצה השני של העיר, תוכלו לקנות אותה ב-30,900 דולר.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.لكنك اذا ذهبت عبر المدينة، يمكنك شراؤها بمائة دولار أقل.
Ama şehrin diğer yakasında, aynısını 30,900'e alabilirsiniz.行きますか?この時点で100 ドルは0.003パーセントの節約です
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ako pa ne pojdejo oboroženi z vami na ono stran, naj imajo posestva med vami v deželi Kanaanski.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ale keby neprešli ozbrojení s vami, dostanú državie medzi vami v zemi Kanaána.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››A ruszywszy się z Hesman, położyli się obozem w Moserot.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Dar dacă nu vor merge înarmaţi împreună cu voi, să se aşeze în mijlocul vostru în ţara Canaanului.``
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ha pedig nem mennek át fegyveresen veletek, akkor veletek kapjanak birtokot a Kanaán földén.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››그러나 그들이 만일 너희와 함께 무장하고 건너지 아니하거든 가나안 땅에서 너희 중에 산업을 줄 것이니라
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ma se non passano armati con voi, avranno la loro proprietà in mezzo a voi nel paese di Canaan»
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Men om de icke draga väpnade ditöver med eder, så skola de få sin besittning ibland eder i Kanaans land.»
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Pakli by nešli v odění s vámi, tedy dědictví míti budou u prostřed vás v zemi Kanán.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››se, porém, não passarem armados convosco, terão possessões entre vós na terra de Canaã.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ziehen sie aber nicht mit euch gerüstet, so sollen sie unter euch erben im Lande Kanaan.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››εαν ομως δεν θελωσι να διαβωσιν ωπλισμενοι με σας, τοτε θελουσι λαβει κληρονομιαν μεταξυ σας εν τη γη Χανααν.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››если же не пойдут они с вами вооруженные, то они получат владение вместе с вами в земле Ханаанской.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Но ако не щат да преминат с вас въоръжени, тогава да вземат наследство между вас в Ханаанската земя.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ואם לא יעברו חלוצים אתכם ונאחזו בתככם בארץ כנען׃
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ولكن ان لم يعبروا متجردين معكم يتملكوا في وسطكم في ارض كنعان.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››倘 若 他 們 不 帶 兵 器 和 你 們 一 同 過 去 、 就 要 在 迦 南 地 你 們 中 間 得 產 業
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››倘若 他 們不帶兵器 和 你 們一同 過去 、 就 要 在 迦南 地 你 們中間 得 產業
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadım문신 가게를 나서자마자, 밝은 대낮에 브로드웨이와 커널 거리, 길 한가운데
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadımla doar câteva mile de aici în Lower East Side-- şi am avut o cădere emoţională masivă în plină zi
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadımב-לואר איסט סייד -- הייתה לי התמוטטות עצבים לאור היום,
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadımفي منطقة الجنوب الشرقي حتى حدث لي إنهيار عصبي تام في وضح النهار
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadım真っ昼間なのに感情の糸が切れてしまったのは イースト・ブロードウェイとカナル・ストリートの交差点でした。
Bagmati Nehri yakasındaki en güzel tapınaklardan biri olan Kalmochan Tapınağı yerle bir oldu:Z jednoho z nejnádhernějších chrámů na břehu řeky Bagmati, chrámu Kalmochan, zbyla jen hromada suti.
Bagmati Nehri yakasındaki en güzel tapınaklardan biri olan Kalmochan Tapınağı yerle bir oldu:Один из самых красивых храмов вдоль берега реки Багмати - храм Калмочан , был разрушен до основания.
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."Cậu liếc nhìn tôi "Cổ áo đó có vẻ siết chặt cậu quá."
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."Dia melihat saya, "Kerah itu seperti mencekikmu."
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."Il me regarda. " On dirait que ce collet t'étrangle. "
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."조지는 나를 흘낏 보며 말했다. "옷깃이 네 목을 조르는 것 같아."
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."הוא בהה בי. "נראה שהצווארון חונק אותך".
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."نظر إلي نظرة خاطفة وقال: "يبدو أن هذه الصدرية تخنقك"
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."「また会えるよね?」
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Ấy khác nào dầu quí giá đổ ra trên đầu, Chảy xuống râu, tức râu của A-rôn, Chảy đến trôn áo người;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Ấy khác_nào dầu quí_giá đổ ra trên đầu , Chảy xuống râu , tức râu của A-rôn , Chảy đến trôn áo người ;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Itu seperti minyak wangi berharga yang dituangkan ke atas kepala Harun, lalu turun ke leher bajunya
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Jako mast výborná na hlavě, sstupující na bradu, bradu Aronovu, tekoucí až i na podolek roucha jeho.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Je to jako výborný olej na hlave, ktorý steká na bradu Áronovu, ktorý steká na okraj jeho rúcha.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.머리에 있는 보배로운 기름이 수염 곧 아론의 수염에 흘러서 그 옷깃까지 내림 같고
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.Mint a drága olaj a fejen, a mely aláfoly a szakállon, az Áron szakállán; a mely lefoly köntöse prémjére;
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.כשמן הטוב על הראש ירד על הזקן זקן אהרן שירד על פי מדותיו׃
İlgili Sayfalar