yakası ile cümle
yakası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.مثل الدهن الطيب على الراس النازل على اللحية لحية هرون النازل الى طرف ثيابه.
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.這 好 比 那 貴 重 的 油 、 澆 在 亞 倫 的 頭 上 、 流 到 鬍 鬚 . 又 流 到 他 的 衣 襟
Başa sürülen değerli yağ gibi, Sakaldan, Harunun sakalından Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi.這 好比 那 貴 重 的 油 、 澆在 亞倫 的 頭上 、 流到 鬍鬚 . 又 流到 他 的 衣襟
Batı yakasına ilerlediğimizde,A nyugati partra átlépve
Batı yakasına ilerlediğimizde,서쪽 해안으로 이동해서
Batı yakasına ilerlediğimizde,ונעבור לצד השני אל עבר החוף המערבי,
Batı yakasına ilerlediğimizde,وننتقل الى الساحل الغربي،
Batı yakasına ilerlediğimizde,サンフランシスコとロサンゼルスです
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Allora abbiamo noleggiato un furgoncino e abbiamo viaggiato per la East Coast, provando a venderli.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Así que lo que hicimos fue alquilar una van y condujimos por toda la costa este tratando de venderlos.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Donc on a loué un petit van et on a fait toute la côte Est pour les vendre.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.그래서 저희가 뭘 했느냐면 작은 밴을 빌려서 미국 동부 지방을 돌아다니며 팔려고 했습니다.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Toen huurden we een kleine bestelwagen en reden langs de oostkust in een poging om ze te verkopen.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Νοικιάσαμε λοιπόν ένα μικρό φορτηγάκι και οδηγήσαμε σε όλη την ανατολική ακτή προσπαθώντας να τους πουλήσουμε.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Затова наехме един малък бус и обиколихме цялото източно крайбрежие в опити да ги продаваме.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.אז מה שעשינו זה ששכרנו רכב מסחרי קטן ונסענו לאורך כל החוף המזרחי בניסיון למכור את הציורים.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.ومافعلناه أنا استأجرنا مقصورة صغيرة وقدنا حول جميع أنحاء الساحل الشرقي (الأمريكي) نحاول بيعها.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.絵を売ろうと東海岸を走り回りました 私の絵に興味があるという人には
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Als ich erstmals seinen Bild sah, dachte ich, seine Superkräfte stammten von seinem Superkragen.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Amikor először láttam a képét azt hittem, a szuperképességei a szuper gallérjából származnak.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Cuando vi la foto por primera vez pensé que estos superpoderes procedían de su súper cuello.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Da jeg først så hans billede, troede jeg, at superkræfterne kom fra hans superkrave.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Gdy zobaczyłem je po raz pierwszy, pomyślałem, że jego siła wzięła się z super kołnierzyka.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Když jsem jeho fotku viděl poprvé, pomyslel jsem si, že jeho jedinečná síla pochází z jeho jedinečného límce.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Keď som ju videl prvý raz, myslel som si, že tie superschopnosti má zo svojho super golieru.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Ketika pertama kali saya melihatnya, saya pikir kekuatan supernya datang dari kerah kemejanya yang super.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.이 사진을 처음 봤을 때 저는 이 슈퍼파워가 그의 슈퍼 윗옷 깃에서 나온다고 생각했습니다.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Lần đầu tiên khi nhìn tấm hình này, tôi đã nghĩ rằng những sức mạng siêu nhiên đó đến từ cổ áo của ông ấy.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.La prima vedere, am crezut că super-puterile lui proveneau de la gulerul impresionant.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.När jag först såg bilden tänkte jag att superkrafterna kom från hans superkrage.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Quand j'ai vu sa photo j'ai pensé que ces super-pouvoirs venaient de son super col.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Quando vi a fotografia pela primeira vez, pensei que estes superpoderes vinham da sua supergola.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Toen ik zijn foto voor het eerst zag, dacht ik dat de superkrachten in zijn kraag zaten.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Όταν πρωτοείδα την φωτογραφία του, σκέφτηκα ότι αυτές οι υπερδυνάμεις προέρχονταν από το υπερ κολλάρο του.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Когато видях снимката му за първи път, си помислих, че тези супер сили идват от неговата супер яка.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.Коли я вперше побачив його фотографію, я подумав, що його суперсили походять від його суперкоміра.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.כשראיתי את תמונתו בפעם הראשונה, חשבתי שכוחות העל שלו נבעו מצווארון העל שלו.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.وعندما رايت هذه الصورة توقعت ان الطاقة الخارقة موجودة في ياقته الخارقة
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.スーパーパワーの素は あの立派な襟だと思っていましたが すべては彼の笑顔に隠されていました
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde sahip olduğu süper güçlerin süper yakasından geldiğini düşündüm.第一眼見到佢張相 我以為佢嘅超能力來自佢個超級衫領
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Après cela, Jésus s`en alla de l`autre côté de la mer de Galilée, de Tibériade.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Beberapa waktu kemudian Yesus pergi ke seberang Danau Galilea, yang disebut juga Danau Tiberias
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Daarna ging Jezus naar de andere kant van het Meer van Galilea.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Därefter for Jesus över Galileiska sjön, »Tiberias' sjö».
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Darnach fuhr Jesus weg über das Meer an der Stadt Tiberias in Galiläa.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Depois disto partiu Jesus para o outro lado do mar da Galiléia, também chamado de Tiberíades.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Derefter drog Jesus bort til hin side av den Galileiske Sjø, Tiberias-sjøen;
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Derefter drog Jesus over til hin Side af Galilæas Sø,Tiberias Søen.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Después de esto fue Jesús a la otra orilla del mar de Galilea, o sea de Tiberias
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Dopo questi fatti, Gesù andò all'altra riva del mare di Galilea, cioè di Tiberìade
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.După aceea, Isus S'a dus dincolo de marea Galileii, numită marea Tiberiadei.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Ezek után elméne Jézus a galileai tengeren, a Tiberiáson túl.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.그 후에 예수께서 갈릴리 바다 곧 디베랴 바다 건너편으로 가시매
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Potem odide Jezus na oni kraj morja Galilejskega ali Tiberijskega.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Potem odszedł Jezus za morze Galilejskie, które jest Tyberyjadzkie;
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Potom odišiel Ježiš za Galilejské more Tiberiadské.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Potom odšel Ježíš za moře Galilejské, jenž jest Tiberiadské.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Rồi đó , Ðức_Chúa_Jêsus qua bờ bên kia biển Ga-li-lê , là biển Ti-bê-ri-át .
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Rồi đó, Ðức Chúa Jêsus qua bờ bên kia biển Ga-li-lê, là biển Ti-bê-ri-át.
Bundan sonra İsa, Celile -Taberiye- Gölünün karşı yakasına geçti.Sen jälkeen Jeesus meni Galileaan, se on Tiberiaan, järven tuolle puolelle.
İlgili Sayfalar