yakası ile cümle

yakası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Okulu bir sene dondurdum... ...ve doğu yakasını bisikletle gezdim.Dejé la escuela durante 1 año... y recorrí la costa este en bicicleta.
Okulu bir sene dondurdum... ...ve doğu yakasını bisikletle gezdim.전 대학 떨어지고 혼자 자전거 타고 동해안 일주 할 때
Okulu bir sene dondurdum... ...ve doğu yakasını bisikletle gezdim.Larguei a escola por um ano... e percorri a costa leste de bicicleta.
Okulu bir sene dondurdum... ...ve doğu yakasını bisikletle gezdim.Ще в шкільні роки я об'їхав на велосипеді все східне побережжя.
Okulu bir sene dondurdum... ...ve doğu yakasını bisikletle gezdim.لقد قمت بأخذ إجازة لمدة عام من المدرسة و قمت بركوب الدراجة .بمحاذاة الساحل الشرقي
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.A keď ho našli za morom, povedali mu: Rabbi, kedy si sem prišiel?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.A nalezše ho za mořem, řekli jemu: Mistře, kdy jsi sem přišel?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.A znalazłszy go za morzem, rzekli mu: Mistrzu! kiedyś tu przybył?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Chúng vừa tìm được Ngài tại bờ bên kia biển , bèn thưa rằng : Lạy thầy , thầy đến đây bao_giờ ?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Chúng vừa tìm được Ngài tại bờ bên kia biển, bèn thưa rằng: Lạy thầy, thầy đến đây bao giờ?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Cînd L-au găsit, dincolo de mare, I-au zis: ,,Învăţătorule, cînd ai venit aici?``
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Cuando le hallaron al otro lado del mar, le preguntaron: --Rabí, ¿cuándo llegaste acá
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.E, achando-o no outro lado do mar, perguntaram-lhe: Rabi, quando chegaste aqui?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.És megtalálván õt a tengeren túl, mondának néki: Mester, mikor jöttél ide?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Et l`ayant trouvé au delà de la mer, ils lui dirent: Rabbi, quand es-tu venu ici?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.In ko ga najdejo onkraj morja, mu reko: Rabi, kdaj si prišel sem?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Ja kun he löysivät hänet järven toiselta puolelta, sanoivat he hänelle: "Rabbi, milloin tulit tänne?"
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.바다 건너편에서 만나 랍비여 어느 때에 여기 오셨나이까 하니
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Och då de funno honom där på andra sidan sjön, frågade de honom: »Rabbi, när kom du hit?»
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Og da de fandt ham på hin Side af Søen, sagde de til ham: "Rabbi! når er du kommen hid?"
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Og da de fant ham på hin side av sjøen, sa de til ham: Rabbi! når er du kommet hit?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Toen zij Hem daar vonden, vroegen zij: "Meester, wanneer bent U hier aangekomen?"
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Trovatolo di là dal mare, gli dissero: «Rabbì, quando sei venuto qua?»
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Und da sie ihn fanden jenseit des Meeres, sprachen sie zu ihm: Rabbi, wann bist du hergekommen?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.Και ευροντες αυτον περαν της θαλασσης, ειπον προς αυτον Ραββι, ποτε ηλθες εδω;
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.И, найдя Его на той стороне моря, сказали Ему: Равви! когда Ты сюда пришел?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.І, знайшовши Його на тім боцї моря, сказали Йому: Рави, коли прибув єси сюда?
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.וכאשר מצאו אתו מעבר הים ויאמרו אליו רבי מתי באת הלם׃
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.ولما وجدوه في عبر البحر قالوا له يا معلّم متى صرت هنا.
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.既 在 海 那 邊 找 著 了 、 就 對 他 說 、 拉 比 、 是 幾 時 到 這 裡 來 的
Onu gölün karşı yakasında buldukları zaman, ‹‹Rabbî, buraya ne zaman geldin?›› diye sordular.既 在 海 那 邊 找 著 了 、 就 對 他 說 、 拉比 、 是 幾時 到 這裡 來的
O zaman bakalım, bu doğu yakasındakinden 16 kat daha güçlü.써보도록 합시다: 이것이 저것보다 16배 강합니다 우리가 얼마 전 동부해안에서 겪은 것보다 말이죠
O zaman bakalım, bu doğu yakasındakinden 16 kat daha güçlü.Deixe-me escrever isto: é 16 vezes mais forte do que o Nós tivemos apenas do custo de Leste.
O zaman bakalım, bu doğu yakasındakinden 16 kat daha güçlü.Pozwólcie, że zapiszę: było 16 razy silniejsze niż to, które ostatnio miało miejsce na wschodnim wybrzeżu.
O zaman bakalım, bu doğu yakasındakinden 16 kat daha güçlü.دعوني اكتب هذا: انه 16 × الاقوى من الذي حدث في الساحل الشرقي
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,A ruszywszy się z Lebna, położyli się obozem w Ressa.
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,A šli byste za Jordán vy všickni v odění před Hospodinem, dokavadž by nevyhnal nepřátel svých od tváři své,
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,en jullie troepen aan de overzijde van de Jordaan houden tot Hij onze vijanden heeft verdreven,
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,És átmegy közületek minden fegyveres a Jordánon az Úr elõtt, míg kiûzi az õ ellenségeit maga elõtt;
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,in pride vsak oboroženec izmed vas čez Jordan pred GOSPODOM, dokler ne prežene sovražnikov svojih izpred sebe
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,너희가 다 무장하고 여호와 앞에서 요단을 건너가서 여호와께서 그 원수를 자기 앞에서 쫓아내시고
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,ако всички въоръжени преминете Иордан пред Господа, догде изгони Той враговете Си от пред Себе Си,
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,и пойдет каждый из вас вооруженный за Иордан пред Господом, доколе не истребит Он врагов Своих пред Собою,
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,ועבר לכם כל חלוץ את הירדן לפני יהוה עד הורישו את איביו מפניו׃
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,وعبر الاردن كل متجرد منكم امام الرب حتى طرد اعداءه من امامه
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,所 有 帶 兵 器 的 人 都 要 在 耶 和 華 面 前 過 約 但 河 、 等 他 趕 出 他 的 仇 敵
RAB düşmanlarını kovuncaya dek hepiniz Onun önünde Şeria Irmağının karşı yakasına silahlı olarak geçerseniz,所有 帶兵器 的 人 都 要 在 耶和華 面前 過約 但 河 、 等 他 趕出 他 的 仇敵
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?0.003 от цената? Повечето казват не. Ще прекося града за 100 долара от колата?
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?대부분이 "아뇨"라고 말할겁니다. 자동차 값에서 고작 100달러를 아끼려고 귀찮게 도시 반대쪽으로 가지 않는다는거죠.
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?A legtöbben azt mondják, hogy nem. Vergődjek át a városon, hogy megtakarítsak 100 dollárt egy autóvásárláson?
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?Đa số sẽ nói, không. Tôi sẽ lái xe khắp thị trấn chỉ để tiết kiêm 100$ khi mua 1 chiếc xe ư?
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?De fleste mennesker ville sige, nej, skal jeg slæbe mig selv gennem byen for at spare 100 dask på et bilkøb?
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?De meeste mensen niet. "De stad door kachelen om 100 dollar te besparen op de aankoop van een auto?"
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?Majoritatea spun nu, să merg la capătul oraşului ca să economisesc 100 de dolari la cumpărarea unei maşini?
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?No, ¿me arrastraría cruzando la ciudad para ahorrar 100 dólares en la compra de un auto?
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?Väčšina ľudí by odmietla, nebudem sa ťahať cez mesto len aby som ušetril 100 dolárov pri nákupe auta.
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?Většina lidí by řekla ne, se nebudu táhnout přes město abych ušetřil 100 dolarů za nákup auta.
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?Нет, я буду тащиться через весь город, чтобы сэкономить 100 долларов на покупке машины?
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?רוב האנשים יגידו לא, אני לא מתכוון לנסוע לקצה השני של העיר רק בשביל הנחה של 100 דולר על מכונית.
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?سيقول معظم الناس، لا، هل أهدر وقتي في المدينة لتوفير مائة دولار لشراء سيارة؟
İlgili Sayfalar