yakası ile cümle

yakası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.ויהי כראות ישוע המון עם רב סביבתיו ויצו לעבר משם אל עבר הים׃
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.ولما رأى يسوع جموعا كثيرة حوله امر بالذهاب الى العبر.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.耶 穌 見 許 多 人 圍 著 他 、 就 吩 咐 渡 到 那 邊 去
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.耶穌見許 多 人 圍 著 他 、 就 吩咐 渡 到 那 邊去
Kurbağa akrebi ırmağın karşı yakasına taşımayı kabul eder çünkü akrep, kurbağayı sokmayacağını söz verdi.전갈을 등에 태우고 강을 건너는 이야기인데 전갈이 독침을 쏘지 않기로 약속해서 그렇게 했죠.
Kurbağa akrebi ırmağın karşı yakasına taşımayı kabul eder çünkü akrep, kurbağayı sokmayacağını söz verdi.שלקחה טרמפ את העקרב על הגב שלה כשחצו את הנהר כי העקרב הבטיח לא לעקוץ אותה,
Kurbağa akrebi ırmağın karşı yakasına taşımayı kabul eder çünkü akrep, kurbağayı sokmayacağını söz verdi.الذي نقل العقرب على ظهره ليعبر النهر لأن العقرب وعده أن لا يلدغه,
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:A Jordánon túl, a Moáb földén, kezdé Mózes magyarázni ezt a törvényt, mondván:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Além do Jordão, na terra de Moabe, Moisés se pôs a explicar esta lei, e disse:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:De l`autre côté du Jourdain, dans le pays de Moab, Moïse commença à expliquer cette loi, et dit:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Dincoace de Iordan, în ţara Moabului, Moise a început să lămurească legea aceasta şi a zis:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Hinsides Jordan i Moabs Land tog Moses sig for at fremsætte følgende Lovudlægning:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Jenseit des Jordans, im Lande der Moabiter, fing an Mose auszulegen dies Gesetz und sprach:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:모세가 요단 저편 모압 땅에서 이 율법 설명하기를 시작하였더라 일렸으되
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Moisés empezó a explicar esta ley en la tierra de Moab, al otro lado del Jordán, y dijo
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:oltre il Giordano, nel paese di Moab, Mosè cominciò a spiegare questa legge
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Onostran Jordana, v deželi Moabovi, je začel Mojzes razlagati ta zakon, rekoč:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:På andra sidan Jordan. i Moabs land, begynte Mose denna lagutläggning och sade:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:På hin side Jordan, i Moabs land, tok Moses sig fore å utlegge denne lov og sa:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Před Jordánem, v zemi Moábské, počal Mojžíš vysvětlovati zákona tohoto, řka:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Przed Jordanem w ziemi Moabskiej począł Mojżesz wykładać ten zakon, mówiąc:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Tại bên kia sông Giô-đanh , trong xứ Mô-áp , Môi-se khởi giảng_giải luật_pháp nầy mà rằng :
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Tại bên kia sông Giô-đanh, trong xứ Mô-áp, Môi-se khởi giảng giải luật pháp nầy mà rằng:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Tuolla puolella Jordanin, Mooabin maassa, Mooses alkoi selittää tätä lakia, sanoen:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Za Jordánom, v Moábskej zemi, začal Mojžiš vysvetľovať tento zákon a povedal:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:εντευθεν του Ιορδανου εν τη γη Μωαβ ηρχισεν ο Μωυσης να διασαφη τον νομον τουτον, λεγων,
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:за Иорданом, в земле Моавитской, начал Моисей изъяснять закон сей и сказал:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:Оттатък* Иордан в Моавската земя, почна Моисей да изяснява тоя закон, като казваше:
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:בעבר הירדן בארץ מואב הואיל משה באר את התורה הזאת לאמר׃
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:في عبر الاردن في ارض موآب ابتدأ موسى يشرح هذه الشريعة قائلا
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:摩 西 在 約 但 河 東 的 摩 押 地 、 講 律 法 說
Musa Şeria Irmağının doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı:摩西 在 約但 河東 的 摩押 地 、 講 律法 說
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Aan de overkant kwamen Zijn discipelen tot de ontdekking dat zij hadden vergeten brood mee te nemen.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.A gdy się przeprawili uczniowie jego na drugą stronę morza, zapamiętali wziąć chleba.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.A jeho učeníci prijdúc na druhú stranu mora zabudli vziať chleba.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.A přeplavivše se učedlníci jeho přes moře, zapomenuli vzíti chleba.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Cuando los discípulos cruzaron a la otra orilla, se olvidaron de tomar consigo pan
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.És az õ tanítványai a tulsó partra menvén, elfelejtettek kenyeret vinni magukkal.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.In ko se prepeljejo učenci njegovi na drugo stran, so pozabili vzeti kruha.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Khi môn đồ đi đến bờ bên kia, quên đem bánh theo.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Khi môn_đồ đi đến bờ bên kia , quên đem bánh theo .
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.제자들이 건너편으로 갈쌔 떡 가져가기를 잊었더니
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Kun opetuslapset saapuivat toiselle rannalle, olivat he unhottaneet ottaa leipää mukaansa.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Les disciples, en passant à l`autre bord, avaient oublié de prendre des pains.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.När sedan lärjungarna foro åstad, över till andra stranden, hade de förgätit att taga med sig bröd.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Nel passare però all'altra riva, i discepoli avevano dimenticato di prendere il pane
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Og da disiplene kom over til hin side, hadde de glemt å ta brød med.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Og da hans Disciple kom over til hin Side, havde de glemt at tage Brød med.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Quando os discípulos passaram para o outro lado, esqueceram- se de levar pão.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Ucenicii trecuseră de cealaltă parte, şi uitaseră să ia pîni.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Und da seine Jünger waren hinübergefahren, hatten sie vergessen, Brot mit sich zu nehmen.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Και ελθοντες οι μαθηται αυτου εις το περαν, ελησμονησαν να λαβωσιν αρτους.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.А учениците, които минаха на отвъдната страна, забравиха да вземат хляб.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Переправившись на другую сторону, ученики Его забыли взять хлебов.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.Та ученики Його, перепливши на той бік, забули взяти хлїба.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.וכבוא התלמידים אל עבר הים שכחו לקחת אתם לחם׃
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.ولما جاء تلاميذه الى العبر نسوا ان ياخذوا خبزا.
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.門 徒 渡 到 那 邊 去 、 忘 了 帶 餅
Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı.門徒 渡到 那邊 去 、 忘了 帶餅
Okulu bir sene dondurdum... ...ve doğu yakasını bisikletle gezdim.Aku akan cuti sekolah selama setahun dan pergi berkendara sejauh pantai timur
İlgili Sayfalar