yakası ile cümle

yakası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Şehrin taa öte yakasına gidip arabadan 100 dolar kar mı edeceğim ?わざわざ町の反対まで行かないと言います このような考え方は経済学者をやきもきさせるおかしなものです
Set bir porsuğun yuvası olabilir, set bir Elizabeth dönemi yakasında pile olabilir,엘리자베스 시대 스타일의 주름 깃의 주름 하나를 가리키는 말이기도 해요.
Set bir porsuğun yuvası olabilir, set bir Elizabeth dönemi yakasında pile olabilir,סט יכול להיות גם קפל בצווארון אליזבטני --
Set bir porsuğun yuvası olabilir, set bir Elizabeth dönemi yakasında pile olabilir,ومن الممكن أن تكون أحد الزخارف في ملابس الملكة إليزابيث --
Set bir porsuğun yuvası olabilir, set bir Elizabeth dönemi yakasında pile olabilir,オックスフォード英語大辞典には
Şimdi, Pasifik'in öteki yakasına geçelim ABD'ye gidelim.Bây giờ, bên bờ Thái Bình Dương bên này, chúng ta sẽ xét tới nước Mỹ.
Şimdi, Pasifik'in öteki yakasına geçelim ABD'ye gidelim.Тепер переходимо на другу сторону Тихого океану.
Şimdi, Pasifik'in öteki yakasına geçelimAhora, vamos a ir a través del Pacífico.
Şimdi, Pasifik'in öteki yakasına geçelimLasst uns jetzt mal über den Pazifik fahren.
Şimdi, Pasifik'in öteki yakasına geçelimPřesuňme se přes oceán.
Şimdi, Pasifik'in öteki yakasına geçelimTeraz przenieśmy się za Pacyfik.
Şimdi, Pasifik'in öteki yakasına geçelimТеперь перейдем по другую сторону океана.
Şimdi, Pasifik'in öteki yakasına geçelimالآن لنذهب عبر المحيط الهادئ.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.A gran forza egli mi afferra per la veste, mi stringe per l'accollatura della mia tunica
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Allah mencengkeram aku pada leher bajuku sehingga pakaianku menggelambir pada tubuhku
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.A sok erõlködés miatt elváltozott az én ruházatom; úgy szorít engem, mint a köntösöm galléra.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Con gran fuerza es desfigurada mi vestidura; me aprieta como el cuello de mi túnica
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.De tăria suferinţei haina îşi pierde faţa, mi se lipeşte de trup ca o cămaşă.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Dla wielkiej boleści zmieniła się szata moja, a jako kołnierz sukni mojej ściska mię.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Genom övermäktig kraft har mitt kroppshölje blivit vanställt, såsom en livklädnad hänger det omkring mig.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Ik lig de hele nacht te woelen en mijn hemd draait zich knellend om mijn lichaam.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.하나님의 큰 능력으로 하여 옷이 추하여져서 옷깃처럼 내몸에 붙었구나
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Med vældig Kraft vanskabes mit Kød, det hænger om mig, som var det min Kjortel.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Mit großer Gewalt werde ich anders und anders gekleidet, und ich werde damit umgürtet wie mit einem Rock.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Oděv můj mění se pro násilnou moc bolesti, kteráž mne tak jako obojek sukně mé svírá.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Par la violence du mal mon vêtement perd sa forme, Il se colle à mon corps comme ma tunique.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Pela violência do mal está desfigurada a minha veste; como a gola da minha túnica, me aperta.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Veľkou silou mení sa moje rúcho na nepoznanie; sviera ma to jako obojok mojej sukne.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Vì cớ năng lực lớn của Ðức Chúa Trời, áo ngoài tôi hư nát; Năng lực ấy riết khí tôi lại như cổ áo tôi.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Vì cớ năng_lực lớn của Ðức_Chúa_Trời , áo ngoài tôi hư nát ; Năng_lực ấy riết khí tôi lại như cổ áo tôi .
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Vsled velike sile bolezni se mi grdo prilega obleka, oklepa me kakor telovnika mojega ovratnik.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Υπο της σφοδρας δυναμεως ηλλοιωθη το ενδυμα μου με περισφιγγει ως το περιλαιμιον του χιτωνος μου.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.Само с голямо усилие се променява дрехата ми; Тя ме стига както яката на хитона ми.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.С великим трудом снимается с меня одежда моя; края хитона моего жмут меня.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.ברב כח יתחפש לבושי כפי כתנתי יאזרני׃
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.بكثرة الشدة تنكّر لبسي. مثل جيب قميصي حزمتني.
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.因 神 的 大 力 、 我 的 外 衣 污 穢 不 堪 . 又 如 裡 衣 的 領 子 將 我 纏 住
Tanrının şiddeti Üzerimdeki giysiye dönüştü, Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.因 神 的 大力 、 我 的 外衣 污 穢 不堪 . 又 如 裡衣 的 領子將 我 纏住
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.A zase odišiel za Jordán, na miesto, kde Ján najprv krstil, a zostal tam.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Ðoạn , Ngài lại sang bên kia sông Giô-đanh , đến_nơi Giăng đã làm_phép báp tem trước_hết , và trú tại đó .
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Ðoạn, Ngài lại sang bên kia sông Giô-đanh, đến nơi Giăng đã làm phép báp tem trước hết, và trú tại đó.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.E retirou-se de novo para além do Jordão, para o lugar onde João batizava no princípio; e ali ficou.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.És újra elméne túl a Jordánon, arra a helyre, a hol János elõször keresztelt vala; és ott marada.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.In odide zopet na oni kraj Jordana, na mesto, kjer je prej Janez krščeval; in ostane tu.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.I odšel opět za Jordán na to místo, kdež nejprv Jan křtil, a pozůstal tam.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.I odszedł zasię za Jordan na ono miejsce, gdzie przedtem Jan chrzcił, i tamże mieszkał.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Isus S'a dus iarăş dincolo de Iordan, în locul unde botezase Ioan la început. Şi a rămas acolo.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Ja hän meni taas Jordanin tuolle puolelle siihen paikkaan, missä Johannes ensin kastoi, ja viipyi siellä.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Jésus s`en alla de nouveau au delà du Jourdain, dans le lieu où Jean avait d`abord baptisé. Et il y demeura.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.다시 요단강 저편 요한이 처음으로 세례 주던 곳에 가사 거기 거하시니
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Og han drog atter bort hinsides Jordan til det Sted, hvor Johannes først døbte, og han blev der.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Og han drog atter bort til hin side av Jordan, til det sted hvor Johannes først døpte og han blev der.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Ritornò quindi al di là del Giordano, nel luogo dove prima Giovanni battezzava, e qui si fermò
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.und zog hin wieder jenseit des Jordans an den Ort, da Johannes zuvor getauft hatte, und blieb allda.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Yesus kembali ke seberang Sungai Yordan, di tempat Yohanes dahulu membaptis, lalu tinggal di sana
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Y volvió al otro lado del Jordán al lugar donde al principio Juan había estado bautizando, y se quedó allí
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.Και υπηγε παλιν περαν του Ιορδανου, εις τον τοπον οπου εβαπτιζε κατ' αρχας ο Ιωαννης, και εμεινεν εκει.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.и пошел опять за Иордан, на то место, где прежде крестил Иоанн, и остался там.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.та й пійшов ізнов на той бік у те місце, де Йоан перше хрестив, та й пробував там.
Tekrar Şeria Irmağının karşı yakasına, Yahyanın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı.וילך וישב אל עבר הירדן אל המקום אשר הטביל שם יוחנן בתחלה וישב שם׃
İlgili Sayfalar