yakası ile cümle

yakası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Ja he tulivat toiselle puolelle järveä gerasalaisten alueelle.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Kemudian Yesus dan pengikut-pengikut-Nya sampai di seberang Danau Galilea, di daerah Gerasa
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.예수께서 바다 건너편 거라사인의 지방에 이르러
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Og de kom over på hin side av sjøen, til gerasenernes bygd.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Og de kom over til hin Side af Søen til Gerasenernes Land.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Så kommo de över till gerasenernas land, på andra sidan sjön.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Tedy přeplavili se přes moře do krajiny Gadarenských.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Tedy się przeprawili za morze do krainy Gadareóczyków.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Und sie kamen jenseits des Meers in die Gegend der Gadarener.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Zij kwamen aan de overkant van het meer in het gebied van de Gerasenen.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.Και ηλθον εις το περαν της θαλασσης εις την χωραν των Γαδαρηνων.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.И пришли на другой берег моря, в страну Гадаринскую.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.И тъй минаха отвъд езерото в гадаринската страна.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.І перевезлись на той бік моря, у землю Гадаринську.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.ויבאו אל עבר הים אל ארץ הגדרים׃
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.وجاءوا الى عبر البحر الى كورة الجدريين.
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.他 們 來 到 海 那 邊 、 格 拉 森 人 的 地 方
Gölün karşı yakasına, Gerasalıların memleketine vardılar.他 們來 到 海 那邊 、 格拉森 人 的 地方
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Alle bewegen sich von der Ostküste zu Westküste.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.As pessoas estão a mover-se da costa este para a costa oeste.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Iedereen gaat van de Oostkust naar de Westkust.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.모두 동부에서 서부해안쪽으로 이동하고 있습니다.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Mindenki a keleti partról a nyugati part felé tart.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Mọi người đang di chuyển từ Đông sang Tây
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Semua orang sedang bergerak dari pesisir barat ke pesisir timur.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Toată lumea se mișcă dinspre coasta de Est spre cea de Vest.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Todo el mundo se mueve de la costa este a la costa oeste.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Tout le monde migre de la côte Est à la côte Ouest.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Tutti si spostano dalla costa orientale alla costa occidentale.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Všichni se pohybují z východního pobřeží na západní.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Wszyscy przenoszą się ze wschodniego na zachodnie wybrzeże.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Όλοι κινούνται από την Ανατολική πρός τη Δυτική Ακτή.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Все движутся с Восточного побережья на Западное.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Всі перелітають зі Східного узбережжя на Західне.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.Всяко движение от изток на запад.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.כולם נעים מהחוף המזרחי לחוף המערבי.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.جميع الناس تسافر من الشاطىء الشرقي الى الشاطىء الغربي.
Herkes Doğu yakasından Batı yakasına doğru hareket ediyor.サンフランシスコとロサンゼルスが見えます
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.A Ježiš vidiac mnohé zástupy okolo seba rozkázal preplaviť sa na druhú stranu.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.A widząc Jezus wielki lud około siebie, kazał się przeprawić na drugą stronę morza.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Cuando se vio rodeado de una multitud, Jesús mandó que pasasen a la otra orilla
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Då nu Jesus såg mycket folk omkring sig, bjöd han att man skulle fara över till andra stranden.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Isus a văzut multe noroade împrejurul Său, şi a poruncit să treacă de cealaltă parte.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Jésus, voyant une grande foule autour de lui, donna l`ordre de passer à l`autre bord.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.예수께서 무리가 자기를 에워쌈을 보시고 저편으로 건너가기를 명하시니라
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Ko pa vidi Jezus mnogo ljudstva okoli sebe, ukaže iti na drugo stran.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Látván pedig Jézus a nagy sokaságot maga körül, parancsolá, hogy menjenek a túlsó partra.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Men da Jesus så meget folk omkring sig, bød han disiplene å fare med ham over til hin side.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Men da Jesus så store Skarer omkring sig, befalede han at fare over til hin Side.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Mutta kun Jeesus näki paljon kansaa ympärillään, käski hän lähteä toiselle rannalle.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Und da Jesus viel Volks um sich sah, hieß er hinüber jenseit des Meeres fahren.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vả , khi Ðức_Chúa_Jêsus thấy đoàn dân đông lắm ở xung_quanh mình , bèn truyền qua bờ bên kia .
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vả, khi Ðức Chúa Jêsus thấy đoàn dân đông lắm ở xung quanh mình, bèn truyền qua bờ bên kia.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vedendo Gesù una gran folla intorno a sé, ordinò di passare all'altra riva
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vendo Jesus uma multidão ao redor de si, deu ordem de partir para o outro lado do mar.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vida pak Ježíš zástupy mnohé okolo sebe, kázal přeplaviti se na druhou stranu.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Ιδων δε ο Ιησους πολλους οχλους περι εαυτον, προσεταξε να αναχωρησωσιν εις το περαν.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.И като видя Исус около Себе Си много народ, заповяда да минат отвъд езерото.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Увидев же Иисус вокруг Себя множество народа, велел ученикам отплыть на другую сторону.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Як же побачив Ісус великий натовп кругом себе, то звелїв плисти на той бік.
İlgili Sayfalar