Duyunç içten gelen sesi dinlemek, Ötüğ ise Tanrıya yakarmaktır.Mendengar menunjukkan perhatian yang penuh kepada pembicara, yakni Allah sendiri.
Yakarma, Tanrı'ya yalvarma demektir.Meninggalkan apa yang Allah larang.
En sonunda bir sigara yakar.Pada awalnya ia mencoba meracik rokok.
Dr. Loomis, çakmağını yakarak odayı ateşe verir.Logan menyusupkan virus komputer untuk mematikan lampu gedung.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Perjalanan dagang melalui laut menjadi aman.
Büyük yıldızlar yakıtlarını çok hızlı yakarlar ve ömürleri kısa olur.Các ngôi sao lớn tiêu dùng nhiên liệu của chúng rất nhanh và có thời gian sống ngắn.
Canınızı yakarlar.Hại đau.
En sonunda bir sigara yakar.Cô luôn luôn ngậm một điếu thuốc.
Anlamıyorum!" diye yakarır Xander.Đừng bao giờ!" - Rick dặn Shane.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Thủy thủ đoàn đã không đuổi theo tàu do mối quan ngại về an toàn.
Metnin tamamında toplam 75 kez güneş tanrısı Re'ye yakarışlar vardır.Riêng trong các bài Thánh Vịnh của David, tên của Thần El đã được nhắc tới 238 lần.
Huma: Kendini yakarak tüketen ve küllerinden yeniden doğan efsanevi kuş.Nó là loài chim tự thiêu rồi lại tái sinh từ chính tro bụi.
O halde, Allah ile birlikte bir başkasına yakarmayan / Allah'ın yanında bir başkası için çağrıda bulunmayın”.アッラーの定めに基づき,両人に対し情に負けてはならない。
Allah'tır; Samed'dir/tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir!和御魂(にぎみたま) - 神和ぎ(かんなぎ)といわれる安寧なる神のこと。
Ânî: Sıcak bir sobaya dokunduğunuzda elinizi yakarsınız.熱いものに触れたときに手を引っ込める。
Ancak babası onun gözünü yakar ve onu sürgüne yollar.大友義長より偏諱を賜り、長景と名乗る。
Yolculuk yapanlar kendisine yakarırlar.遊漁者にも捕獲される。
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.工場は燃やされたが、家屋はそのまま残された。
Kutan, dua, yakarış demektir.祈願法要と茶菓子を含む。
Tom fişeği yakar, fıçının içine atar.鍋に出汁を張り、中火にかける。
Price onun ölüsüne bakarak purosunu yakar ve zevkle içer.男は彼女の悲しみと孤独を見抜いて、彼女に煙草を勧める。
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.」と聞いたのに対し、馳が「止まる訳ないだろ、つまんないこと聞くなよ!
Adı "El-Mûstensir Billâh", Allah'a kendisini zafere erdirmesi için yakaran anlamına gelmekte idi.真主帮助尔撒執行使命,故给了他行奇迹的能力,这些都是真主所赐予的。
Bir gün tapınakta buhur yakarken meleklerden biri buhur sunağının sağında durup Zekeriya’ya göründü.過去阪急千里線天神橋筋六丁目站曾稱天神橋站。
Yağını yapıp, yakarlar, geceleri aydınlatırlar.至则出方为剂,暮服之,中夜而 卒。
Ve istediğiniz gece yakarsınız.賭命天九對上拜火焰君。
En sonunda bir sigara yakar.(我要抽一下煙!
Mezarı başında ağlayan hayvanlar Manas'a ağıt yakarlar ve Göktanrı acıyarak Manas'ı diriltir.屍鬼封禁 施術者須犧牲生命,將自己及受術者的靈魂封印至死神腹內的封印術。
Tom fişeği yakar, fıçının içine atar.Tom撕下鈔票並扔到他哥哥的臉上。
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.為了平息眾人,立刻說「假的!假的!不會原諒!不會原諒!」,真意不明。
Sferi tutmak Glory'nin canını ve elini yakar!說到感動處,許佑生哽咽地握住葛瑞的手。
Zaman, zamanın geçişi ve yakarma anlamlarını içerir.鑽時提足須含意,落時勁貫毫髮間。
İnsanlar, tezeği ısınmak için ya da besin hazırlamak için yakarlar.민간에서는 감기를 예방이나 개선하기 위해 차로 끓여 마시며.
Bruce, hırsızı öldürmek yerine orayı yakar.라인하르트를 지키기 위해 자신이 대신 암살자의 총에 맞아 숨을 거둔다.
En sonunda bir sigara yakar.הוא מעשן סיגריה.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.הנחתות הוכנו להפלגה ארוכה.
Huma: Kendini yakarak tüketen ve küllerinden yeniden doğan efsanevi kuş.עוף החול - פניקס: ציפור שכאשר מתה עולה באש ונולדת מחדש מתוך האפר.
İçten yanmalı motor, yakıt yakarak kimyasal enerjiden mekanik enerji elde eden bir ısı motorudur.מנוע בעירה פנימית הוא מנוע חום אשר מקבל אנרגיה מכנית מאנרגיה כימית על ידי שריפת דלק.
Torchwood: Üstünden geçen bezelyeleri yakar.בקורנוול השמנת מונחת מעל הריבה.
Julian, Penelope ve David'in ölümünü öğrenince kendini yakarak canına kıymaya kalkar ama kurtulur.אדליין נבהלת ולמרות הפצרותיו של וויליאם, מחליטה לברוח.
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.דוגמאות; נאמר במדרש: "ולא קרב זה אל זה" (שמות י"ד) אל תקרי ולא קרב אלא ולא קרא זה אל זה".
Biraz ısınmak için Rodolfo'nun yazmış olduğu oyunun müsvedde kopyasını yakarlar.לבסוף מחליט רודולפו כי על מנת להתחמם ישליכו לאש את המחזה שכתב.
Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.Има различни форми на молитва, като просителска молитва, смирена молитва, благодарност и хвала.
Yakarma, Tanrı'ya yalvarma demektir.Ние нямаме право да обвиняваме Бог.
12:2 Zor zamanlarında eğlenme ve Tanrı'ya yakar Num.12:12 Затова веселете се, небеса, и вие, които обитавате в тях!
Daha sonra da bir ateş yakarak tören dansı yapar ve dualar okurlar.Също има задължително огън, който се прескача, а около него се танцува.
Fatiha suresi aynı zamanda bir dua ve yakarıştır.Запалването на кандило има значението едновременно на молитва и на жертвоприношение.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Съюзническото командване решава да я евакуира по море.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Brodar ju je dužan dati za brod u slobodnoj plovidibi.
Kendisine saygısızlık yapıldığında çok kızar ve her tarafı yakar.Ostaje bijesan dok ne uništi sve oko sebe.
Son olay, savaşın kıvılcımını yakar.Njegov bi život završio da se plamen ugasi.
Büyük yıldızlar yakıtlarını çok hızlı yakarlar ve ömürleri kısa olur.Ťažké hviezdy spotrebúvajú palivo veľmi rýchlo a ich život je krátky.
En sonunda bir sigara yakar.Do poslednej cigarety .
Yakarma, Tanrı'ya yalvarma demektir.Trest neznamená, že Boh zabudol.
Ayvaz dede inzivaya çekilir ve 40 gün 40 gece dua ve ibadetle Allah`a yakarır.Joachim preto odišiel hlboko do púšte kde v modlitbách k Bohu a držaním pôstu strávil štyridsať dní.
Geri döndüğü vakit ise köydeki samanlıkları, evleri yakar ve hayvanlara zarar verir.Po ceste domov začne ubližovať zvieratkám a ničiť všetko živé naokolo.
Işık gaz yağından sağlanır, odun kömürü yakarak ısınılırdı.Kotle spaľovali zemný plyn a ťažký vykurovací olej mazut.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.Večina streh je pogorela, zgornji nivo križnega hodnika je bil uničen.
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.Tudi če mi ga prinesejo na pladnju, se ga ne dotaknem.« Nauk: Lahko je zaničevati, česar ni mogoče dobiti.
Son olay, savaşın kıvılcımını yakar.Pohiti z odgovorom, preden se vname ogenj vojne.