Allah'tır; Samed'dir/tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir!God the immanently indispensable.
(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme."Let us not go astray, O Lord, having guided us already.
Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin.Pray to your Lord in humility and unseen.
Ateş yüzlerini yakar; orada suratları çirkin ve gülünç bir halde bulunurlar.Their faces will be scorched by flames, and they will grin and scowl within it.
Andolsun, Nuh bize yalvarıp yakardı.Noah had verily called to Us.
Nuh'u da önderlerden kıldık. O İbrâhim ve Lut’dan çok önce, Bize yakarmıştı.Remember Noah when he called to Us before this.
Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir. Bir ateş ki ta kalplere kadar işleyip yakar.It is the fire kindled by God
Dua edin Rabbinize yalvarıp yakararak gizlice. Şüphe yok ki o, duada haddini aşanları sevmez.Pray to your Lord crying humbly, and softly; indeed He does not love the transgressors.
İbrahim şöyle yakarmıştı: "Rabbim!And (remember) when Ibrahim prayed, “My Lord!
Câlût ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle yakardılar: "Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır.And when they confronted Jalut and his armies they invoked, “Our Lord!
Şöyle yakar: "Ey mülkün/saltanatın Mâlik'i/sahibi olan Allahım!Invoke (O dear Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him), “O Allah!
Şöyle yakardı Mûsa: "Rabbim!Said Moosa, “My Lord!
Rabbinize; boyun bükerek, gizlice/ürpererek yakarın. O, haddi aşanları/azmışları sevmez.Pray to your Lord crying humbly, and softly; indeed He does not love the transgressors.
Ve Mûsa baygın vaziyette yere yığıldı. Kendine gelince şöyle yakardı: "Tespih ederim seni.I incline towards You, and I am the first Muslim.”
Mûsa şöyle yakardı: "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla.He submitted, “My Lord!
Bu arada Nûh, Rabbine yakardı da dedi ki: "Rabbim, oğlum benim ailemdendi!And Nooh prayed to his Lord – submitted he, “My Lord!
Şöyle yakar: "Rabbim!And pray, “My Lord!
Şöyle yakardı: "Rabbim, beni şu zalimler topluluğundan kurtar!"Rescue me from the unjust people.”
Hep Allah'a sığınır, yakarırdı.He is indeed most inclined.
Şöyle yakardı: "Rabbim, affet beni!He said, “My Lord!
Hani o, öfkelendirilmiş bir halde yakarmıştı.(Prophet Yunus – peace be upon him.)
Nûh şöyle yakardı: "Ey Rabbim!He said, “My Lord!
Nûh şöyle yakardı: "Rabbim!And prayed Nooh, “O my Lord!
(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz!“Our Lord!
Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.Pray to your Lord crying humbly, and softly; indeed He does not love the transgressors.
Andolsun, Nuh bize yalvarıp yakardı. Biz de duayı ne güzel kabul ederiz!And indeed Nooh prayed to Us – so what an excellent Acceptor of Prayer We are!
Zekeriyya orada Rabbine yakarmıştı: "Rabbim, demişti, katından bana tertemiz bir soy bağışla!Then Zachariah prayed to his Lord saying, 'Lord, give me of Thy goodness a goodly offspring.
Sen yakarışı en iyi duyansın!"Yea, Thou hearest prayer.'
Şöyle yakardı Mûsa: "Rabbim! Nefsimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum.He said, 'O my Lord, I rule no one except myself and my brother.
Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun. Dini yalnız O'na özgüleyerek O'na yakarın.Set your faces in every place of worship and call on Him, making your religion sincerely His.
Rabbine yakar/Rabbine çağır. Sakın şirke bulaşanlardan olma.And call upon thy Lord, and be thou' not of the idolaters.
Bize yönelen, yakaran biriydi o.He was a penitent.
Doğrusu biz, daha önce hiçbir şeye yakarmıyormuşuz." Allah, inkâr edenleri işte böyle saptırır.Even so God leads astray the unbelievers.
Ve o yalvardıkları, onların yakarışından habersizdirler.Such as are heedless of their calling,
Ne güzel kul! Hep Allah'a sığınır, yakarırdı.How excellent a bondman! j Verily he was oft-returning.'
Diyecekler ki: "Bizden uzaklaşıp kayboldular. Doğrusu biz, daha önce hiçbir şeye yakarmıyormuşuz."They will say: they have failed us: aye! we have not been calling upon aught afore.
Ondan ateş yakarsınız.You kindle therewith.
Sonra size bir zorluk/keder dokunduğu zaman yalnız O'na yakarırsınız.Then, when harm touches you, unto Him you cry aloud for help.
Ve Zekeriyya. Hani, Rabbine yakarmıştı: "Rabbim, beni yapayalnız, bir başıma bırakma!And (remember) Zakariya (Zachariah), when he cried to his Lord: "O My Lord!
Zulmetmiş olanlar hakkında bana yakarıp durma.And address Me not in favour of those who have done wrong.
Ve şöyle yakarırlar: "Rabbimiz, cehennem azabını bizden uzak tut!And those who say: "Our Lord! Avert from us the torment of Hell.
"Biz önceden O'na yakarıyorduk."Verily, We used to invoke Him (Alone and none else) before.
Ve onlar inatçı bir şeytandan başkasına çağırıp yakarmıyorlar.In fact, they invoke none but a rebellious devil.
Dini yalnız O'na özgüleyerek O'na yakarın.So call upon Him, and dedicate your faith to Him alone.
"Allah'ın berisinden, sana yarar sağlamayacak ve zarar veremeyecek şeylere yakarma!And do not call, apart from God, on what neither benefits you nor harms you.
De ki: "İster Allah diye yakarın, ister Rahman diye yakarın.Say, “Call Him God, or call Him the Most Merciful.
Hangisiyle yakarırsanız yakarın, en güzel isimler/Esmâül Hüsna O'nundur.Whichever name you use, to Him belong the Best Names.”
Zulmetmiş olanlar hakkında bana yakarıp durma. Onlar kesinlikle boğulacaklardır."And do not speak to me concerning those who did wrong; for they are to be drowned.”
Ve şöyle yakar: "Hamt olsun Allah'a! O size ayetlerini gösterecek de siz onları tanıyacaksınız.And say, “Praise belongs to God; He will show you His signs, and you will recognize them.
Her yanı gözlüyordu. Şöyle yakardı: "Rabbim, beni şu zalimler topluluğundan kurtar!"He said, “My Lord, deliver me from the wrongdoing people.”
İnsanlara bir zorluk dokunduğunda, Rablerine yönelerek O'na yakarırlar.When affliction touches the people, they call on their Lord, turning to Him in repentance.
Allah, hak ile hükmeder! O'nun dışında yakardıkları ise hiçbir şeyle hükmedemezler.God judges with justice, while those whom they invoke besides Him cannot judge with anything.
Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar).One is fresh, sweet, good to drink, while the other is salty and bitter.
Şu tatlı, hararet keser, içerken (boğazdan) kayar; şu da tuzlu, yakar kavurur.One is fresh, sweet, good to drink, while the other is salty and bitter.
Sonra karanlıklar içinde şöyle yakarmıştı: “Ya Rabbî! Sensin İlah, Senden başka yoktur ilah.But then He cried out in the darkness, “There is no god but You!
Hatta bazen da kendisine zararı yararından çok olacak kimselere yalvarıp yakarır.He invokes one whose harm is closer than his benefit. What a miserable master.
Dua edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm.I hear and answer the prayer of the suppliant, when he calls to Me.
Sana verdiği söz aşkına, Rabbine bizim için bir yakarıver; biz artık doğru yola gireceğiz."Entreat thy Lord for us by the pact that He hath made with thee. Lo! we verily will walk aright.
Balığın dostu Yûnus gibi olma! Hani o, öfkelendirilmiş bir halde yakarmıştı.But wait thou for thy Lord's decree, and be not like him of the fish, who cried out in despair.
Resul şöyle yakardı: "Rabbim, hak ile hükmet! Bizim Rabbimiz Rahman'dır.He said, ‘My Lord! Judge [between us and the polytheists] with justice.’