Orklar köyümüzü yakarak, insanlarımızı katletdiler.Орки сожгли нашу деревню и убили жителей.
Orklar köyümüzü yakarak, insanlarımızı katletdiler.助かった者も散り散りに
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.6ヶ月とか6年経っても痛みが消えなければ
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.만성 통증을 예로 들어 봅시다. 손을 데이면 반사적으로 손을 치우게 됩니다.
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.Візьмемо до прикладу хронічний біль.Якщо ми обпечемося, то миттєво заберемо руку.
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.כאב כרוני הוא דוגמא. כאשר היד נכווית, אנחנו מושכים אותה באופן מיידי.
Örnek olarak kronik acı. Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.الألم المزمن على سبيل المثال. اذا أحرقت نفسك، فأنك تسحب يدك بعيداً
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.A gdyśmy pościli, i prosiliśmy o to Boga naszego, wysłuchał nas.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.A když jsme se postili a hledali v tom Boha svého, tedy vyslyšel nás.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Also fasteten wir und suchten solches von unserm Gott, und er hörte uns.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.A tak sme sa postili a hľadali sme o to svojho Boha, a vyslyšal nás.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Ayunamos, pues, y pedimos a nuestro Dios acerca de esto; y él nos fue propicio
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Ấy vậy , chúng_ta kiêng_cữ ăn và cầu_xin Ngài điều ấy ; Ngài bèn nhậm lời chúng_ta .
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Ấy vậy, chúng ta kiêng cữ ăn và cầu xin Ngài điều ấy; Ngài bèn nhậm lời chúng ta.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.C`est à cause de cela que nous jeûnâmes et que nous invoquâmes notre Dieu. Et il nous exauça.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Così abbiamo digiunato e implorato da Dio questo favore ed egli ci è venuto in aiuto
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Daarom vastten wij en baden om Gods bescherming. En Hij verhoorde ons gebed.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Därför fastade vi och sökte hjälp av vår Gud, och han bönhörde oss.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.És bõjtölénk és a mi Istenünkhöz könyörgénk annakokáért, és meghallgatott minket.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.그러므로 우리가 이를 위하여 금식하며 우리 하나님께 간구하였더니 그 응낙하심을 입었느니라
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Maka berpuasalah kami serta berdoa kepada Allah meminta perlindungan dan Ia pun mengabulkan doa kami
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Niin me paastosimme ja anoimme tätä Jumalaltamme, ja hän kuuli meidän rukouksemme.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Nós, pois, jejuamos, e pedimos isto ao nosso Deus; e ele atendeu �s nossas orações.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Pentru aceasta am postit şi am chemat pe Dumnezeul nostru. Şi El ne -a ascultat.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Postili smo se torej in Boga svojega prosili tega, in dal se nam je izprositi.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Så fastede vi og bad til vor Gud derom, og han bønbørte os.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Så fastet vi og bad vår Gud om hjelp, og han bønnhørte oss.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Ενηστευσαμεν λοιπον και ικετευσαμεν τον Θεον ημων περι τουτου και εγεινεν ιλεως προς ημας.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Итак мы постились и просили Бога нашего о сем, и Он услышал нас.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Постихме, прочее, и молихме се на нашия Бог за това, и Той ни послуша.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.ונצומה ונבקשה מאלהינו על זאת ויעתר לנו׃
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.فصمنا وطلبنا ذلك من الهنا فاستجاب لنا.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.所 以 我 們 禁 食 祈 求 我 們 的 神 、 他 就 應 允 了 我 們
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.所以 我 們 禁食 祈求 我 們 的 神 、 他 就 應允 了 我們
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Akkor segítségre hívtok engem, és elmentek és imádtok engem, és meghallgatlak titeket.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Als u tot Mij bidt, zal Ik luisteren.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Bấy giờ các ngươi sẽ kêu cầu ta, sẽ đi và cầu nguyện ta, và ta sẽ nhậm lời.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Bấy_giờ các ngươi sẽ kêu_cầu ta , sẽ đi và cầu_nguyện ta , và ta sẽ nhậm lời .
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Budete ma vzývať a pojdete a budete sa mi modliť, a vyslyším vás.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Então me invocareis, e ireis e orareis a mim, e eu vos ouvirei.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Entonces me invocaréis. Vendréis y oraréis a mí, y yo os escucharé
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Gdy mię wzywać będziecie, a pójdziecie, i modlić mi się będziecie, tedy was wysłucham;
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.In klicali me boste in pojdete molit k meni, in uslišim vas.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Kalder I på mig, vil jeg svare eder; beder I til mig, vil jeg høre eder;
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Když mne vzývati budete, a půjdete, a modliti se mně budete, tedy vyslyším vás.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.너희는 내게 부르짖으며 와서 내게 기도하면 내가 너희를 들을 것이요
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Maka kamu akan minta tolong kepada-Ku. Kamu akan datang untuk berdoa kepada-Ku, dan Aku akan menjawab doamu
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Och I skolen åkalla mig och gå åstad och bedja till mig, och jag vill höra på eder.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Og I skal påkalle mig og gå avsted og bede til mig, og jeg vil høre på eder,
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Silloin te huudatte minua avuksenne, tulette ja rukoilette minua, ja minä kuulen teitä.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Und ihr werdet mich anrufen und hingehen und mich bitten, und ich will euch erhören.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Voi Mă veţi chema, şi veţi pleca; Mă veţi ruga, şi vă voi asculta.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Voi mi invocherete e ricorrerete a me e io vi esaudirò
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Vous m`invoquerez, et vous partirez; vous me prierez, et je vous exaucerai.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Τοτε θελετε κραξει προς εμε και θελετε υπαγει και προσευχηθη εις εμε και θελω σας εισακουσει.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.И воззовете ко Мне, и пойдете и помолитесь Мне, и Я услышу вас;
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.Тогава ще извикате към Мене, и ще отидете та ще Ми се помолите; и аз ще ви послушам.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.וקראתם אתי והלכתם והתפללתם אלי ושמעתי אליכם׃
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.فتدعونني وتذهبون وتصلّون اليّ فاسمع لكم.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.你 們 要 呼 求 我 、 禱 告 我 、 我 就 應 允 你 們