Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.I volal Mojžíš k Hospodinu, řka: Ó Bože silný, prosím, uzdraviž ji.
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Kiálta azért Mózes az Úrhoz, mondván: Isten, kérlek, gyógyítsd meg õt!
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.모세가 여호와께 부르짖어 가로되 하나님이여 원컨대 그를 고쳐 주옵소서
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Maka berserulah Musa kepada TUHAN, "Ya Allah, saya mohon, sembuhkanlah dia!
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Moise a strigat către Domnul, zicînd: ,,Dumnezeule, Te rog, vindecă -o!``
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Môi-se bèn kêu van cùng Ðức Giê-hô-va rằng: Ôi, Ðức Chúa Trời! Tôi cầu khẩn Ngài chữa cho nàng.
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Môi-se bèn kêu_van cùng Ðức_Giê - hô-va rằng : Ôi , Ðức_Chúa_Trời ! Tôi cầu_khẩn Ngài chữa cho nàng .
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Moïse cria à l`Éternel, en disant: O Dieu, je te prie, guéris-la!
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Mose aber schrie zu dem HERRN und sprach: Ach Gott, heile sie!
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Mosè gridò al Signore: «Guariscila, Dio!»
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Moses råbte da til HERREN og sagde: "Ak, gør hende dog rask igen!"
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Mozes riep naar de HERE: "O, God, genees haar toch! Ik smeek het U!"
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Silloin Mooses huusi Herran puoleen sanoen: "Oi, Jumala! Paranna hänet!"
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Tedaj zavpije Mojzes h GOSPODU, rekoč: O Bog mogočni, prosim, ozdravi jo!
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Tedy zawołał Mojżesz do Pana mówiąc: Boże, proszę uzdrów ją teraz.
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Και εβοησεν ο Μωυσης προς τον Κυριον, λεγων, Δεομαι, Θεε, ιατρευσον αυτην.
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.И возопил Моисей к Господу, говоря: Боже, исцели ее!
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.И Моисей викна към Господа, казвайки: О Боже, моля Ти се, изцели я.
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.ויצעק משה אל יהוה לאמר אל נא רפא נא לה׃
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.فصرخ موسى الى الرب قائلا اللهم اشفها.
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.於 是 摩 西 哀 求 耶 和 華 說 、 神 阿 、 求 你 醫 治 他
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.於是 摩西 哀求 耶和華 說 、 神阿 、 求 你 醫治他
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Das gefiel Samuel übel, daß sie sagten: Gib uns einen König, der uns richte. Und Samuel betete vor dem HERRN.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Estas palabras desagradaron a Samuel, porque dijeron: "Danos un rey que nos gobierne." Samuel oró a Jehovah
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.I nelíbila se ta řeč Samuelovi, že řekli: Dej nám krále, aby nás soudil. Protož modlil se Samuel Hospodinu.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.우리에게 왕을 주어 우리를 다스리게 하라 한 그것을 사무엘이 기뻐하지 아니하여 여호와께 기도하매
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Men det ord gjorde Samuel ondt, da de sa: Gi oss en konge til å dømme oss! Og Samuel bad til Herren.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Men det vakte Samuels Mishag, at de sagde: "Giv os en Konge, som kan dømme os!" Og Samuel bad til HERREN.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Samuel vit avec déplaisir qu`ils disaient: Donne-nous un roi pour nous juger. Et Samuel pria l`Éternel.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Samuël was geschokt dat het volk een koning wilde en wendde zich tot de HERE om raad.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Tetapi Samuel tidak senang dengan usul mereka itu. Lalu ia berdoa kepada TUHAN
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.To pa se je hudo videlo Samuelu, da so rekli: Daj nam kralja, da nas sodi. In Samuel je molil h GOSPODU.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.Обаче на Самуила не бе угодно гдето рекоха: Дай ни цар, който да ни съди. И Самуил се помоли на Господа.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.וירע הדבר בעיני שמואל כאשר אמרו תנה לנו מלך לשפטנו ויתפלל שמואל אל יהוה׃
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.فساء الأمر في عيني صموئيل اذ قالوا اعطنا ملكا يقضي لنا. وصلى صموئيل الى الرب.
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.撒 母 耳 不 喜 悅 他 們 說 、 立 一 個 王 治 理 我 們 . 他 就 禱 告 耶 和 華
Ne var ki, ‹‹Bizi yönetecek bir kral ata›› demeleri Samuelin hoşuna gitmedi. Samuel RABbe yakardı.撒母耳 不 喜 悅 他 們說 、 立 一 個 王 治理 我 們 . 他 就 禱告 耶和華
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Ale mňa si nevzýval, Jakobe, lebo si sa unavil mnou, Izraelu!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.A tyś mię nie wzywał, o Jakóbie! owszemeś sobie utęsknił ze mną, o Izraelu!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Contudo tu não me invocaste a mim, ó Jacó; mas te cansaste de mim, ó Israel.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.És még sem engem hívtál segítségül Jákób, hanem megfáradtál én bennem Izráel!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Et tu ne m`as pas invoqué, ô Jacob! Car tu t`es lassé de moi, ô Israël!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Invece tu non mi hai invocato, o Giacobbe; anzi ti sei stancato di me, o Israele
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Jakob, du kaldte ej på mig eller trætted dig, Israel, med mig;
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Kajti mene nisi klical, o Jakob, da bi se bil utrudil zame, o Izrael!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.그러나 야곱아 너는 나를 부르지 아니하였고 이스라엘아 너는 나를 괴로와 하였으며
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Men icke har du, Jakob, kallat mig hit, i det du har gjort dig möda för min skull, du Israel.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Men mig har du ikke påkalt; Jakob, så du gjorde dig møie for mig, Israel!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Mijn volk, toch wilt u Mij niet om hulp vragen, u hebt genoeg van Mij!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Mutta et ole sinä, Jaakob, minua kutsunut, et ole sinä, Israel, itseäsi minun tähteni vaivannut.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Nicht, daß du mich hättest gerufen, Jakob, oder daß du um mich gearbeitet hättest, Israel.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Poněvadž jsi mne nevzýval, ó Jákobe, nýbrž steskloť se se mnou, ó Izraeli.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail."Sin embargo, no me invocaste, oh Jacob; sino que te cansaste de mí, oh Israel
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.,,Şi tu nu M'ai chemat, Iacove, căci te-ai obosit de Mine, Israele!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Song , hỡi Gia-cốp , ngươi chẳng từng kêu_cầu ta ! Hỡi Y-sơ-ra-ên , ngươi đã chán ta !
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Song, hỡi Gia-cốp, ngươi chẳng từng kêu cầu ta! Hỡi Y-sơ-ra-ên, ngươi đã chán ta!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.TUHAN berkata, "Tetapi engkau Israel, tidak menyembah Aku, dan tidak lagi berbakti kepada-Ku
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Αλλα συ, Ιακωβ, δεν με επεκαλεσθης αλλα συ, Ισραηλ, εβαρυνθης απ' εμου.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.А ты, Иаков, не взывал ко Мне; ты, Израиль, не трудился для Меня.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Но ти Якове, не Ме призова; Но ти Израилю, се отегчи от Мене,