İstefanos taş yağmuru altında, ‹‹Rab İsa, ruhumu al!›› diye yakarıyordu.і каменували Стефана, молячогось і глаголючого: Господи Ісусе, прийми дух мій.
İstefanos taş yağmuru altında, ‹‹Rab İsa, ruhumu al!›› diye yakarıyordu.ויסקלו את אסטפנוס והוא משוע ואמר אדני ישוע קבל את רוחי׃
İstefanos taş yağmuru altında, ‹‹Rab İsa, ruhumu al!›› diye yakarıyordu.فكانوا يرجمون استفانوس وهو يدعو ويقول ايها الرب يسوع اقبل روحي.
İstefanos taş yağmuru altında, ‹‹Rab İsa, ruhumu al!›› diye yakarıyordu.他 們 正 用 石 頭 打 的 時 候 、 司 提 反 呼 籲 主 說 、 求 主 耶 穌 接 收 我 的 靈 魂
İstefanos taş yağmuru altında, ‹‹Rab İsa, ruhumu al!›› diye yakarıyordu.他 們正 用石 頭打 的 時候 、 司提反 呼籲主說 、 求主 耶穌 接收 我 的 靈魂
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.여호와의 사자가 또 그에게 이르되 네가 잉태하였은즉 아들을 낳으리니 그 이름을 이스마엘이라 하라 이는 여호와께서 네 고통을 들으셨음이니라
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.ויאמר לה מלאך יהוה הנך הרה וילדת בן וקראת שמו ישמעאל כי שמע יהוה אל עניך׃
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.وقال لها ملاك الرب ها انت حبلى فتلدين ابنا. وتدعين اسمه اسماعيل لان الرب قد سمع لمذلّتك.
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.並 說 、 你 如 今 懷 孕 要 生 一 個 兒 子 、 可 以 給 他 起 名 叫 以 實 瑪 利 、 因 為 耶 和 華 聽 見 了 你 的 苦 情 。 〔 以 實 瑪 利 就 是 神 聽 見 的 意 思
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.並說 、 你 如今 懷孕 要 生 一 個 兒子 、 可以 給 他 起名 叫 以 實瑪利 、 因為 耶和華 聽見 了 你 的 苦情 。 〔 以 實瑪 利 就是 神聽見 的 意思
Kibriti yakar yakmaz bardağı kibritlerin üzerine kapatın Tüm sıvının bardağın içine çekildiğini göreceksiniz.유리잔을 뒤집어 성냥개비들을 덮으세요. 용액이 글라스 안으로 모입니다.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Als Kinder lernen wir, dass man, wenn man immer näher an etwas heißes kommt, sich verbrennt.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Aprendemos, de niños, que nos acercamos a algo que está caliente, y te quema.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Chúng ta học từ bé rằng chúng ta đến gần một thứ gì đó nóng, thì nó sẽ đốt cháy bạn.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Dzieci uczą się: im bliżej, tym cieplej i można się sparzyć.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Impariamo, da bambini, che andando vicino a qualcosa che è caldo, ti bruci.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Învăţăm, de copii, că dacă ne apropiem de un lucru fierbinte, ne ardem.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.우리는 어릴때, 뜨거운 것에 가까이 가면
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Megtanuljuk gyerekként, hogy ha közelebb megyünk valami forróhoz, az megéget.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Nous apprenons, quand nous sommes petits, que si on s'approche d'un truc chaud, ça brûle.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Opimme lapsina, että jos menet liian lähelle jotakin kuumaa, se polttaa.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Saat anak-anak, kita belajar bahwa jika Anda dekat dengan benda panas, benda itu akan membakar Anda.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.We leren als kinderen dat als je dichter bij iets warms komt, je je verbrandt.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Μαθαίνουμε, ως παιδιά, πως πλησιάζεις κάτι που είναι ζεστό, και σε καίει.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.Като деца научаваме, че ако се приближиш до нещо горещо, то те изгаря.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.С детства мы знаем: приблизившись к горячему, можно обжечься.
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.אנו לומדים בילדותנו שאם מתקרבים למשהו חם,
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.تعلمنا، عندما كنا أطفال، أنه إذا أقتربنا من شئ ساخن جداً،
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.子供の時に学びます これはとても記憶に残るような学習で
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Hold ikke din tjenerinne for en ryggesløs kvinne! For jeg har hele tiden talt av min store sorg og gremmelse.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Janganlah aku ini dianggap perempuan jalang. Aku berdoa seperti ini karena aku sangat sedih.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››당신의 여종을 악한 여자로 여기지 마옵소서 내가 지금까지 말한것은 나의 원통함과 격동됨이 많음을 인함이니이다
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Nepřirovnávejž děvky své k ženě bezbožné, nebo z velikého myšlení a hořkosti své mluvila jsem až dosavad.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Ne rači šteti dekle svoje za hčer Belijalovo, zakaj od velikega žalovanja in razžaljenja sem doslej govorila.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Regn ikke din Trælkvinde for en dårlig Kvinde! Nej, hele Tiden har jeg talt ud af min dybe Kummer og Kvide!"
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››не считай рабы твоей негодною женщиною, ибо от великой печали моей и от скорби моей я говорила доселе.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Не считай слугинята си за лоша жена; защото от голямото си оплакване от скръбта си съм говорила до сега.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››אל תתן את אמתך לפני בת בליעל כי מרב שיחי וכעסי דברתי עד הנה׃
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››لا تحسب امتك ابنة بليعال. لاني من كثرة كربتي وغيظي قد تكلمت الى الآن.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››不 要 將 婢 女 看 作 不 正 經 的 女 子 . 我 因 被 人 激 動 愁 苦 太 多 、 所 以 祈 求 到 如 今
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››不要將 婢女 看作 不正經 的 女子 . 我 因 被 人 激動 愁苦 太 多 、 所以 祈求 到 如今
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.de bad oss inntrengende om å få lov til å være med i hjelpen til de hellige;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.domandandoci con insistenza la grazia di prendere parte a questo servizio a favore dei santi
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.idet de med megen Overtalelse bade os om den Nåde at måtte tage Del i Hjælpen til de hellige,
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.이 은혜와 성도 섬기는 일에 참여함에 대하여 우리에게 간절히 구하니
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.Mycket enträget bådo de oss om den ynnesten att få vara med om understödet åt de heliga.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.nous demandant avec de grandes instances la grâce de prendre part à l`assistance destinée aux saints.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.paljolla pyytämisellä anoen meiltä sitä suosiota, että pääsisivät osallisiksi pyhien avustamiseen;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.pedindo-nos, com muito encarecimento, o privilégio de participarem deste serviço a favor dos santos;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.pidiéndonos con muchos ruegos que les concediéramos la gracia de participar en la ayuda para los santos
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.Şi ne-au rugat cu mari stăruinţe pentru harul şi părtăşia la această strîngere de ajutoare pentru sfinţi.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.s mnohým prosením nás žiadali, že by sme prijali od nich tú milosť a to účastenstvo na službe svätým,
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.và nài xin chúng tôi làm ơn cho họ có phần vào sự giùm giúp các thánh đồ.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.và nài_xin chúng_tôi làm_ơn cho họ có phần vào sự giùm giúp các thánh đồ .
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.z mnogo prošnjo nas proseč te milosti, da se smejo udeležiti službe za svete;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.Защото, ако има усърдие, то е прието според колкото има човек, а не според колкото няма.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.З великим благаннєм благали нас прийняти дар і товаришуваннє (спілність) в служенню сьвятим.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.они весьма убедительно просили нас принять дар и участие их в служении святым;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.ויבקשו ממנו ברב תחנונים להיות חברינו בגמילות חסדם לעזרת הקדשים׃
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.ملتمسين منا بطلبة كثيرة ان نقبل النعمة وشركة الخدمة التي للقديسين.