Ana içeriğe geç
Sözlük

yakar ile cümle

yakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.百姓 向 摩西 哀求 、 摩西 祈求 耶和華 、 火 就 熄了
Hanna, ‹‹Ey efendim, yaşamın hakkı için derim ki, burada yanında durup RABbe yakaran kadınım ben›› dedi,"Herinnert u zich mij nog?" vroeg Hanna hem. "Ik ben de vrouw die hier destijds stond te bidden tot de HERE!
Hanna, ‹‹Ey efendim, yaşamın hakkı için derim ki, burada yanında durup RABbe yakaran kadınım ben›› dedi,한나가 가로되 나의 주여 당신의 사심으로 맹세하나이다 나는 여기서 나의 주 당신 곁에 서서 여호와께 기도하던 여자라
Hanna, ‹‹Ey efendim, yaşamın hakkı için derim ki, burada yanında durup RABbe yakaran kadınım ben›› dedi,ותאמר בי אדני חי נפשך אדני אני האשה הנצבת עמכה בזה להתפלל אל יהוה׃
Hanna, ‹‹Ey efendim, yaşamın hakkı için derim ki, burada yanında durup RABbe yakaran kadınım ben›› dedi,وقالت اسألك يا سيدي. حية هي نفسك يا سيدي انا المرأة التي وقفت لديك هنا تصلّي الى الرب.
Hanna, ‹‹Ey efendim, yaşamın hakkı için derim ki, burada yanında durup RABbe yakaran kadınım ben›› dedi,婦 人 說 、 主 阿 、 我 敢 在 你 面 前 起 誓 、 從 前 在 你 這 裡 站 著 祈 求 耶 和 華 的 那 婦 人 、 就 是 我
Hanna, ‹‹Ey efendim, yaşamın hakkı için derim ki, burada yanında durup RABbe yakaran kadınım ben›› dedi,婦人說 、 主阿 、 我 敢 在 你 面前 起誓 、 從前 在 你 這裡 站著 祈求 耶和華 的 那 婦 人 、 就 是 我
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıAn-ne lấy làm sầu khổ trong lòng, vừa cầu khẩn Ðức Giê-hô-va, vừa tuôn tràn giọt lệ.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıAn-ne lấy_làm sầu khổ trong lòng , vừa cầu_khẩn Ðức_Giê - hô-va , vừa tuôn tràn giọt lệ .
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıA ona będąc w gorzkości serca, modliła się Panu, i wielce płakała.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıA ona bola rozžialenej duše a modlila sa Hospodinovi a plakala veľmi.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıEla, pois, com amargura de alma, orou ao Senhor, e chorou muito,
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıella oró a Jehovah con amargura de alma y lloró mucho
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıÉs lelkében elkeseredve, könyörge az Úrnak, és igen sír vala.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıEssa era afflitta e innalzò la preghiera al Signore, piangendo amaramente
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıEt, l`amertume dans l`âme, elle pria l`Éternel et versa des pleurs.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıHanna was vertwijfeld en huilde bittere tranen, terwijl zij tot de HERE bad.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıIn njej je bilo bridko v duši, in molila je h GOSPODU in silno jokala.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıja rukoili Herraa mieli murheellisena, itki katkerasti
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardı한나가 마음이 괴로와서 여호와께 기도하고 통곡하며
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıoch i sin djupa bedrövelse begynte bedja till HERREN under bitter gråt.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıog i sin hjertesorg bad hun til Herren og gråt sårt.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıog i sin Vånde bad hun under heftig Gråd til HERREN
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıOna pak jsuci v hořkosti srdce, modlila se Hospodinu a plakala velmi.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıŞi Ana se ruga Domnului cu sufletul amărît şi plîngea!
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıUnd sie war von Herzen betrübt und betete zum HERRN und weinte sehr
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıΚαι αυτη ητο καταπικραμενη την ψυχην και προσηυχετο εις τον Κυριον, κλαιουσα καθ' υπερβολην.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıИ была она в скорби души, и молилась Господу, и горько плакала,
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıТя, прочее, преогорчена в духа си, се молеше Господу, и плачеше твърде много.
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıוהיא מרת נפש ותתפלל על יהוה ובכה תבכה׃
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıوهي مرّة النفس. فصلّت الى الرب وبكت بكاء
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardı哈 拿 心 裡 愁 苦 、 就 痛 痛 哭 泣 、 祈 禱 耶 和 華
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardı哈 拿 心裡 愁苦 、 就 痛痛 哭泣 、 祈禱 耶和華
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.A stalo sa, keď sa len dlho modlila pred Hospodinom, že Éli pozoroval na jej ústa.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Comme elle restait longtemps en prière devant l`Éternel, Éli observa sa bouche.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Continuando ela a orar perante e Senhor, Eli observou a sua boca;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Fiindcă ea stătea multă vreme în rugăciune înaintea Domnului, Eli se uita cu băgare de seamă la gura ei.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.In ko je dolgo molila pred GOSPODOM, je Eli pazil na usta njena.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.I stalo se, když se dlouho modlila před Hospodinem, že Elí pozor měl na ústa její.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.I stało się, gdy przedłużała modlitwy przed Panem, że Heli przypatrował się ustom jej.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Ja kun hän kauan rukoili Herran edessä, tarkkasi Eeli hänen suutansa,
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.그가 여호와 앞에 오래 기도하는 동안에 엘리가 그의 입을 주목 한즉
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Lama sekali Hana berdoa, dan Eli memperhatikan mulut wanita itu
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Mentre essa prolungava la preghiera davanti al Signore, Eli stava osservando la sua bocca
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Mivelhogy pedig hosszasan imádkozék az Úr elõtt: Éli figyel vala az õ szájára;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.När hon nu länge så bad inför HERREN och Eli därvid gav akt på hennes mun
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Således bad hun længe for HERRENs Åsyn, og Eli iagttog hendes Mund;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Således bad hun lenge for Herrens åsyn, og Eli gav akt på hennes munn;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Sucedió que mientras ella oraba largamente delante de Jehovah, Elí observaba la boca de ella
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Und da sie lange betete vor dem HERRN, hatte Eli acht auf ihren Mund.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Vì nàng cầu nguyện lâu dài trước mặt Ðức Giê-hô-va, Hê-li chăm xem miệng nàng;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Vì nàng cầu_nguyện lâu_dài trước mặt Ðức_Giê - hô-va , Hê-li chăm xem miệng nàng ;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Ενω δε αυτη εξηκολουθει προσευχομενη ενωπιον του Κυριου, ο Ηλει παρετηρει το στομα αυτης.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.А като продължаваше да се моли пред Господа, Илий забелязваше устата й.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Между тем как она долго молилась пред Господом, Илий смотрел на уста ее;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.והיה כי הרבתה להתפלל לפני יהוה ועלי שמר את פיה׃
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.وكان اذ اكثرت الصلاة امام الرب وعالي يلاحظ فاها.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.哈 拿 在 耶 和 華 面 前 不 住 的 祈 禱 、 以 利 定 睛 看 他 的 嘴
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.哈 拿 在 耶和華 面前 不 住 的 祈禱 、 以利 定睛 看他 的 嘴
Harap olmuţ ađaç atýklarýný yakarak tüm keresteleri alýyorlarAsta înseamnă defrișările.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod