Ana içeriğe geç
Sözlük

yakar ile cümle

yakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Küçükken bir şeye yaklaşınca daha sıcak olduğunu öğrendik, ve bu sizi yakar.We learn, as children, that you get closer to something that's hot, and it burns you.
Eğer kömür yakarsanız, hayır.If you burn coal, no.
Eğer doğal gaz yakarsanız, hayır.If you burn natural gas, no.
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.Before that usually the bodies of the deceased were cremated.
Ve bu öylesine bir yakarış, dua değildir. Bu bir şiir değildir.And it's not a mindless mantra, and it's not a poem.
Eğer elinizi yakarsanız onu geri çekersiniz.If you burn yourself, you pull your hand away.
Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.And here you simply burn it.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.We try to keep our core temperature at 37 degrees by actually burning more oxygen.
Bazı insanlar bunu faydalı sansa da, diş macunu cildinizi yakar ve tahriş eder.The other popular home remedy is putting toothpaste on a pimple.
Bunu önlemek için, geleneksel olarak otları yakardık.To prevent that, we have traditionally used fire.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Real-time data turns on the lights.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.And so the media industries begged, insisted, demanded that Congress do something.
Tığ işi bizim beyazlaşmış bir resife yakarışımız.This is our invocation in crochet of a bleached reef.
Orklar köyümüzü yakarak, insanlarımızı katletdiler.Orcs burned our village, and slew our people.
Harap olmuţ ađaç atýklarýný yakarak tüm keresteleri alýyorlarThat's what a clearcut is.
Acele etme, elini yakarsýn, çok sýcaktýr. [TV]Don't rush, you might burn your hand, they are very hot
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.The people cried to Moses; and Moses prayed to Yahweh, and the fire abated.
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Moses cried to Yahweh, saying, "Heal her, God, I beg you!"
RAB Haruna da onu yok edecek kadar öfkelenmişti. O sırada Harun için de yakardım.Yahweh was very angry with Aaron to destroy him: and I prayed for Aaron also at the same time.
Midyanlılar İsraili öyle yoksul düşürdüler ki, İsrailliler RABbe yakarmaya başladılar.Israel was brought very low because of Midian; and the children of Israel cried to Yahweh.
İsrailliler Midyanlılardan ötürü RABbe yakarınca,It happened, when the children of Israel cried to Yahweh because of Midian,
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Go and cry to the gods which you have chosen. Let them save you in the time of your distress!"
Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RABbe yakardıShe was in bitterness of soul, and prayed to Yahweh, and wept bitterly.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.It happened, as she continued praying before Yahweh, that Eli saw her mouth.
‹‹Bu çocuk için yakarmıştım; RAB dileğimi yerine getirdi.For this child I prayed; and Yahweh has given me my petition which I asked of him.
dualarına, yakarışlarına göklerden kulak ver ve onları kurtar.then hear in heaven their prayer and their supplication, and maintain their cause.
RAB Hizkiyanın yakarışını duydu ve halkı bağışladıfı. 7:14).Yahweh listened to Hezekiah, and healed the people.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.So we fasted and begged our God for this: and he was entreated of us.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin."You saw the affliction of our fathers in Egypt, and heard their cry by the Red Sea ,
Her Şeye Gücü Yetenden zevk alır mı? Her zaman Tanrıya yakarır mı?Will he delight himself in the Almighty, and call on God at all times?
‹‹Sana yakarıyorum, ama yanıt vermiyorsun, Ayağa kalktığımda gözünü bana dikiyorsun.I cry to you, and you do not answer me. I stand up, and you gaze at me.
Yalvarıp yakarır mı sana, Tatlı tatlı konuşur mu?Will he make many petitions to you, or will he speak soft words to you?
Sana yakarıyorum, ey Tanrı, Çünkü beni yanıtlarsın; Kulak ver bana, dinle söylediklerimi!I have called on you, for you will answer me, God. Turn your ear to me. Hear my speech.
Ya RAB, kralı kurtar! Yanıtla bizi sana yakardığımız gün!Save, Yahweh! Let the King answer us when we call!
Sana yakarıp kurtuldular, Sana güvendiler, aldanmadılar.They cried to you, and were delivered. They trusted in you, and were not disappointed.
Sana yakarıyorum, ya RAB, kulak ver sesime, Lütfet, yanıtla beni!Hear, Yahweh, when I cry with my voice. Have mercy also on me, and answer me.
Ya RAB Tanrım, Sana yakardım, bana şifa verdin.Yahweh my God, I cried to you, and you have healed me.
Bu mazlum yakardı, RAB duydu, Bütün sıkıntılarından kurtardı onu.This poor man cried, and Yahweh heard him, and saved him out of all his troubles.
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Yahweh's eyes are toward the righteous. His ears listen to their cry.
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.The righteous cry, and Yahweh hears, and delivers them out of all their troubles.
Ağzımla Ona yakardım, Övgüsü dilimden düşmedi.I cried to him with my mouth. He was extolled with my tongue.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Be merciful to me, Lord, for I call to you all day long.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.In the day of my trouble I will call on you, for you will answer me.
Duam sana erişsin, Kulak ver yakarışıma.Let my prayer enter into your presence. Turn your ear to my cry.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.My eyes are dim from grief. I have called on you daily, Yahweh. I have spread out my hands to you.
RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla Yakarışlarını duyunca.Nevertheless he regarded their distress, when he heard their cry.
O zaman sıkıntı içinde RABbe yakardılar, RAB kurtardı onları dertlerinden.Then they cried to Yahweh in their trouble, and he delivered them out of their distresses,
O zaman sıkıntı içinde RABbe yakardılar, RAB kurtardı onları dertlerinden;Then they cried to Yahweh in their trouble, and he saved them out of their distresses.
Bütün yüreğimle sana yakardım. Lütfet bana, sözün uyarınca.I sought your favor with my whole heart. Be merciful to me according to your word.
RAB kendisine yakaran, İçtenlikle yakaran herkese yakındır.Yahweh is near to all those who call on him, to all who call on him in truth.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Yahweh, in trouble they have visited you. They poured out a prayer when your chastening was on them.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Yet you have not called on me, Jacob; but you have been weary of me, Israel.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Seek Yahweh while he may be found; call you on him while he is near:
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.It shall happen that, before they call, I will answer; and while they are yet speaking, I will hear.
O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim.You shall call on me, and you shall go and pray to me, and I will listen to you.
‹Ey Tanrımız, Biz İsrailliler seni tanıyoruz!› Diye bana yakarıyorlar.They cry to me, 'My God, we Israel acknowledge you!'
Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı.He begged him much that he would not send them away out of the country.
İstefanos taş yağmuru altında, ‹‹Rab İsa, ruhumu al!›› diye yakarıyordu.They stoned Stephen as he called out, saying, "Lord Jesus, receive my spirit!"
RABbi sabırla bekledim; Bana yönelip yakarışımı duydu.I waited patiently for the LORD; and he inclined unto me, and heard my cry.
Ey Tanrı, yakarışımı işit, Duama kulak ver!Hear my cry, O God; attend unto my prayer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod