Ana içeriğe geç
Sözlük

yakar ile cümle

yakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Arabam çok benzin yakar.My car burns a lot of gas.
Bu ısıtma sistemi petrol yakar.This heating system burns oil.
Bu ısıtıcı gaz yakar.This heater burns gas.
Bu soba yağ yakar.This stove burns oil.
Kağıt kolayca yakar.Paper burns easily.
Ateş yakar.The fire burns.
Tutacak ya da fırın eldivenleri kullanmazsan ellerini yakarsın!You'll burn your hands if you don't use a potholder or oven mitts!
Onun isteklerinin aksine o onu yakarak kül etti.She cremated him against his wishes.
Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.She cremated him within 24 hours of his death.
Tom, sobasında hem odun hem de kömür yakar.Tom burns both wood and coal in his stove.
Mary ateş yakarken Tom çadırı kurdu.Tom pitched the tent while Mary started the fire.
Yakar top oynayalım.Let's play dodge ball.
O bir sigara yakarken kendini yaktı.She burned herself while lighting a cigarette.
Tom yorgun olduğu için yakar top oynamak istemedi.Tom didn't want to play dodge ball because he was tired.
Tom iyi hissetmediği için yakar top oynamamaya karar verdi.Tom decided not to play dodge ball because he wasn't feeling well.
Pilavı karıştırmazsan onu yakarsın.If you don't stir the rice, it will burn.
Çocuklar yakar top oynuyorlar.The kids are playing dodgeball.
Nasıl yakarılacağını bilir.He knows how to pray.
Büyük araçlar daha fazla yakıt yakar.Larger cars use more gas.
Ateş yakar mısın?Will you light the fire?
Benim purom bitti. Bana bir tane yakar mısın?My cigar went out. Will you give me a light?
Bahse girerim o can yakar.I'll bet it hurts.
Her şey can yakar.Everything hurts.
Hangisini yakarız?Which one do we burn?
Benim araba büyük anneminkinden daha az yakıt yakar.My car burns less fuel than my grandmother's.
Şiddetli yangınlar kısa sürede kendilerini tamamen yakarlar.Violent fires soon burn out themselves.
Mary odasındaki mumları yakar.Mary lights the candles in her room.
Eğer dokunursan ateş seni yakar.Fire will burn you if you touch it.
İçten yanmalı motorlar, yakıt ve hava karışımını yakarlar.Internal combustion engines burn a mixture of fuel and air.
Sami yakarmaya devam etti.Sami continued praying.
Kardeşi kendini yakarak öldürdü.His brother burned himself to death.
Seni de beni de yakarlar!We're both toast!
Sıkıntılı zamanlarda tanrıya yakar.Invoke God in times of trouble.
Bununla birlikte, Phocas, Narses'i canlı canlı yakarak idam ettirdi.Phocas, nonetheless, had Narses executed by burning him alive.
1826 yılında komançiler Green DeWitt'in yeni kasabası Gonzales'e saldırır ve yakarlar.For in 1826, Comanches had raided and burned Green DeWitt's new town of Gonzales to the ground.
Yakar le'Mordecai (İngilizce).Yakar le'Mordecai.
Büyük yıldızlar yakıtlarını çok hızlı yakarlar ve ömürleri kısa olur.Massive stars consume their fuel very rapidly and are short-lived.
Holmes ve Bayan Munro birlikte yuvayı yakar ve Roger iyileşmeye başlar.Holmes and Mrs Munro burn down the wasp nest together, and Roger regains consciousness.
Bunu duyan Lea zamanının çoğunu Tanrı'ya kaderini değiştirmesi için ağlayıp yakararak geçirdi.Hearing this, Leah spent most of her time weeping and praying to God to change her destined mate.
En sonunda bir sigara yakar.He is smoking a cigarette.
Caligula zulme son verip amcasının kayıtlarını yakarak iyi bir başlangıç yaptı.Caligula started out well, by putting an end to the persecutions and burning his uncle's records.
Bazıları protesto amacıyla kendilerini yakarak intihar ettiler.They both commit suicide by burning themselves.
Kutan, dua, yakarış demektir.Come, come, gentle beggar.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.The Huks burned down the town hall.
Corrie, el yapımı bir Amerikan bayrağını yakarken görüntülendi.Henson proceeded to plant the American flag.
David'i gömdükten sonra cebinden karısı ve çocuğuna ait bir fotoğraf çıkarır ve onu yakar.After he buries David, he burns his photo of his wife and Penny.
Bekle hüzün yağmurları Gökyüzünü kaplayınca, Karakış üşütürken bekle, Sarı sıcaklar yakarken bekle.When the flame is gold, watch out for cold.
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.""Así es el barrio..." no es capricho, ni un refrito: elenco".
Arjuna'nın yakarışı Şiva'nın hoşuna gider ve onu test etmek ister.She decides to test Arjuna's love by giving him a test.
Yaklaşık 2000 kişi ziyarete gelip mum yakarlar.2000 visitors came to visit the Home.
Sana yalvarıp yakaracağım. ama ne söylersem söyleyeyim beni çözmeyeceksin.And no matter what I say, you cannot untie me from the mast.
"Oldukça bu yüzden," diye, bir sigara yakarak, kendini aşağı atarak yanıtladı bir koltuk."Quite so," he answered, lighting a cigarette, and throwing himself down into an armchair.
Pip dayanılmaz bir şekilde ellerini yakar,Pip insufferably burns his hands,
Ölülerini yakarlardı.They buried their dead.
- Yakarým... ...baţka oyun da istemem.What if the condition is accomplished? As a bonus, cassettes will be burnt
Güneş, çevresel görüşümüzü yakar,The Sun burns our peripheral vision.
Ama ben yağmuru yakarımI set fire to the rain
Ama ben yağmuru yakarım,But I set fire to the rain
Hepinizin düşündüğü şeyin, yakartop takımı olduğunu biliyorum.And I know what you're all thinking about are dodgeball teams.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.So we went out and found these dodgeball teams and infiltrated them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yakar ile cümle - yakar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App