Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Data Real-time adalah lampu yang menyala
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Datele în timp real aprind lumina.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Dữ liệu thực bật đèn lên.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Echtzeitdaten "machen das Licht an".
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.I dati in tempo reale sono l'equivalente delle luci.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.실시간 자료가 불을 켜줍니다.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Les données en temps réel allument la lumière.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Los datos de tiempo real encienden la luz.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Realtids data tænder for lyset.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Τα δεδομένα σε πραγματικό χρόνο ανάβουν τα φώτα
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Данные в режиме настоящего времени включают свет.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Информацията в реално време е като да пуснем светлините.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.Оперативна інформація вмикає світло.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.מידע בזמן אמת מדליק את האור.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.البيانات الفورية تقوم بتشغيل الأضاءة.
Gerçek zamanlı bilgi ışıkları yakar.灯りをともすのです では2つ目のコカコーラの素晴らしい点は?
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Allez, invoquez les dieux que vous avez choisis; qu`ils vous délivrent au temps de votre détresse!
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Andate a gridare agli dei che avete scelto; vi salvino essi nel tempo della vostra angoscia!»
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Duceţi-vă şi chemaţi pe dumnezeii pe cari i-aţi ales; ei să vă izbăvească în vremea strîmtorării voastre!``
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Gå bort og rop til de guder I har valgt eder! La dem frelse eder, nu da I er i slik trengsel!
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Ga die nieuwe goden maar aanroepen, die u zelf hebt uitgekozen! Laten die u maar uit de nood redden!"
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Gån bort och ropen till de gudar som I haven utvalt; må de frälsa eder, om I nu ären i nöd.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Gå nu hen og råb til de Guder, I udvalgte eder, og lad dem frelse eder i eders Nød:"
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Geht hin und schreit die Götter an, die ihr erwählt habt; laßt euch dieselben helfen zur Zeit eurer Trübsal.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Hãy đi kêu cầu những thần mà các ngươi đã chọn; chúng nó khá giải cứu các ngươi trong cơn hoạn nạn!
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Hãy đi kêu_cầu những thần mà các ngươi đã chọn ; chúng_nó khá giải_cứu các ngươi trong cơn hoạn_nạn !
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Ide e clamai aos deuses que escolhestes; que eles vos livrem no tempo da vossa angústia.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Iďte a kričte k bohom, ktorých ste si vyvolili: nech vám tí pomôžu v čas vašej úzkosti.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››¡Id y clamad a los dioses que os habéis elegido! Que ellos os libren en el tiempo de vuestra aflicción
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Idźcież, a wołajcie do bogów, któreście sobie obrali; oni niechaj was wybawią czasu ucisku waszego.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Jděte a volejte k bohům, kteréž jste sobě zvolili; oni nechť vás vysvobodí v čas ssoužení vašeho.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››가서 너희가 택한 신들에게 부르짖어서 너희 환난 때에 그들로 너희를 구원하게 하라
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Menkää ja huutakaa avuksenne niitä jumalia, jotka olette valinneet; pelastakoot ne teidät ahdinkonne aikana."
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Pojdite in kličite k bogovom, ki ste si jih izvolili: naj vas rešijo v dan stiske vaše.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››Идете, викайте към боговете, които сте си избрали; те нека ви избавят във време на утеснението ви.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››пойдите, взывайте к богам, которых вы избрали, пусть они спасают вас в тесное для вас время.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››לכו וזעקו אל האלהים אשר בחרתם בם המה יושיעו לכם בעת צרתכם׃
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››امضوا واصرخوا الى الآلهة التي اخترتموها. لتخلصكم هي في زمان ضيقكم.
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››你 們 去 哀 求 所 選 擇 的 神 . 你 們 遭 遇 急 難 的 時 候 、 讓 他 救 你 們 罷
Gidin, seçtiğiniz ilahlara yakarın; sıkıntıya düştüğünüzde sizi onlar kurtarsın.››你 們去 哀求 所 選擇 的 神 . 你 們 遭遇 急難 的 時候 、 讓他 救 你們罷
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.ascultă din ceruri, din locul locuinţei Tale, rugăciunile şi cererile lor: şi fă-le dreptate;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.entonces escucha en los cielos, el lugar de tu morada, su oración y su plegaria, y ampara su causa
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.exauce des cieux, du lieu de ta demeure, leurs prières et leurs supplications, et fais-leur droit;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.Hallgasd meg a mennyekbõl, a te lakhelyedbõl az õ imádságokat és könyörgésöket, és szerezz nékik igazságot;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.주는 계신 곳 하늘에서 저희 기도와 간구를 들으시고 저희의 일을 돌아보옵시며
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.luister dan naar hun bidden en smeken vanuit de hemel waar U woont en kom hen te hulp.
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.må du då i himmelen, där du bor, höra deras bön och åkallan och skaffa dem rätt
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.maka dari kediaman-Mu di surga hendaklah Engkau mendengar doa mereka dan mengasihani mereka
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.niin kuule taivaasta, asuinsijastasi, heidän rukouksensa ja anomisensa, hanki heille oikeus
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.ouve então do céu, lugar da tua habitação, a sua oração e a sua súplica, e defende a sua causa;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.så høre du i Himmelen, der, hvor du bor, deres Bøn og Begæring og skaffe dem deres Ret,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.så vil du i himmelen, der hvor du bor, høre deres bønn og ydmyke begjæring og hjelpe dem til deres rett
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.so wollest du ihr Gebet und Flehen hören im Himmel, vom Sitz deiner Wohnung, und Recht schaffen
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.ti poslušaj njih molitev in prošnjo v nebesih, v mestu prebivanja svojega, ter se potegni za njih pravdo
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.tu ascolta dal cielo, luogo della tua dimora, la loro preghiera e la loro supplica e rendi loro giustizia
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.Vyslýchejž tedy na nebesích, v místě přebývání svého, modlitbu jejich a úpění jejich, a vyveď při jejich,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.vyslyš na nebesiach, na pevnom mieste svojho bývania, ich modlitbu a ich pokornú prosbu a učiň ich súd
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.Wysłuchajże tedy z nieba, z miejsca mieszkania twego, modlitwę ich i prośbę ich, a wykonaj sąd ich,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.тогава Ти послушай от небето, от местообиталището Си, молитвата им и молението им, защити правото им,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.тогда услышь с неба, с места обитания Твоего, молитву и прошениеих и сделай, что потребно для них;