Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.Hier verbrennen Sie es einfach.
Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.이 도구는 그저 태워버리면 됩니다.
Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.Tu (w Stanach) po prostu się ją spala.
Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.Y aquí sencillamente lo queman.
Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.А тук просто го гориш.
Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.Здесь мы просто сжигаем бумагу.
Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.וכאן אתם פשוט שורפים אותה.
Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.هنا يمكنك ببساطة حرقها.
Basit bir çözüm olarak onu yakarsınız.取りかかりとしては
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştıJ'ai eu l'hiver précédent fait une petite quantité de chaux en brûlant les coquilles de
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştı나는 이전에 겨울의 껍질 굽기에 의해 석회의 작은 수량을했고
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştıMiałem poprzedniego zimowe niewielką ilość wapna w wyniku spalania skorupy
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştıΕίχα την προηγούμενη χειμερινή έκανε μια μικρή ποσότητα του ασβέστη με το κάψιμο του κελύφους των
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştıИмах предишната зима малко количество на вар чрез изгаряне на черупките на
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştıЯ минулої зими зробив невелику кількість вапна, спалюючи оболонок
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştıЯ прошлой зимой сделал небольшое количество извести, сжигая оболочек
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştıהייתי בחורף הקודם עשה כמות קטנה של סיד על ידי שריפת קליפות של
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştıوكان لي الشتاء السابقة التي كمية صغيرة من الجير عن طريق حرق القذائف من
Ben geçen kış kabuklarını yakarak küçük bir miktarda kireç yapmıştıそう、私たちの川は、実験のために、affords召fluviatilis、
Beni direğe bağla. Sana yalvarıp yakaracağım. ama ne söylersem söyleyeyim beni çözmeyeceksin.I binder mig til masten og jeg vil tigge og bede.
Beni direğe bağla. Sana yalvarıp yakaracağım. ama ne söylersem söyleyeyim beni çözmeyeceksin.Tu atas-me ao mastro, e eu vou argumentar e implorar.
Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.Ako kdo ne ostane v meni, bo vržen ven kakor mladika in se posuši: in zbero jih in vržejo na ogenj, in goré.
Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.Keby niekto nezostal vo mne, vyhodí sa von ako letorast a uschne, a soberú ich a hodia na oheň, a budú horieť.
Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.사람이 내 안에 거하지 아니하면 가지처럼 밖에 버리워 말라지나니 사람들이 이것을 모아다가 불에 던져 사르느니라
Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.На това, народът, който стоеше там, като чу гласа каза: Гръм е. Други пък казаха: Ангел Му проговори.
Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.איש אשר לא יעמד בי השלך כשריג החוצה וייבש וילקטום וישליכום אל תוך האש והיה לבער׃
Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.ان كان احد لا يثبت فيّ يطرح خارجا كالغصن فيجف ويجمعونه ويطرحونه في النار فيحترق.
Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.人 若 不 常 在 我 裡 面 、 就 像 枝 子 丟 在 外 面 枯 乾 、 人 拾 起 來 、 扔 在 火 裡 燒 了
Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar.人 若 不 常 在 我 裡面 、 就 像 枝子 丟 在 外面 枯乾 、 人 拾起 來 、 扔在 火裡燒 了
Bir sigara yakardım. Daha havalı görünürdü.앉아서 뭐 중요한 걸 하고 있거나
Bir sigara yakardım. Daha havalı görünürdü.ואני יושב ובודק אם יש לי משהו
Bir sigara yakardım. Daha havalı görünürdü.وأجلس هناك أبدو كما لو كان لدى شيء
Bir sigara yakardım. Daha havalı görünürdü.しているかのように使うのです
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.A preto mediálne odvetvie prosilo, požadovalo, naliehalo, aby s tým Kongres niečo urobil.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Aşa că industriile media au cerşit, au insistat, au cerut Congresului să facă ceva.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.A tak mediální průmysl žebral, vyžadoval a domáhal se, aby s tím Kongres něco udělal.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Così l'industria dei media implorò, insistette, richiese che il Congresso facesse qualcosa.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Die Medienunternehmen also bettelten, insistierten, forderten, dass der Kongress etwas unternehmen möge.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Dlatego przemysł medialny błagał, nalegał i wysuwał żądania, żeby Kongres coś zrobił.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Dus gingen de mediabedrijven bedelen, insisteren, eisen dat het Congres iets zou doen.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.E assim as indústrias dos media imploraram, insistiram, exigiram que o Congresso fizesse qualquer coisa.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.És így a médiaipar könyörgött, bizonygatta, követelte, hogy a Kongresszus csináljon valamit.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Et donc les compagnies de médias ont supplié, insisté, exigé que le Congrès fasse quelque chose.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.미디어 기업들은 의회에 조처해달라고 요구했고 의회는
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Og derfor begyndte mediebranchen at tigge, insistere og forlange, at Kongressen gjorde noget.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Por eso las industrias de medios rogaban, insistían, exigían que el Congreso hiciera algo.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Så mediabranschen tiggde, insisterade och krävde att kongressen skulle agera.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Sehingga industri media memohon, bersikeras, menuntut bahwa Kongres harus melakukan sesuatu.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Έτσι λοιπόν, οι βιομηχανίες μέσων ικέτεψαν, επέμειναν, απαίτησαν το Κογκρέσο να κάνει κάτι.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.И тогава медийната индустрия моли, настоява и изиска от Конгреса да направи нещо.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Медиаиндустрия молила, настаивала, требовала, чтобы Конгресс что-нибудь сделал.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Тож медіакомпанії прохали, наполягали, вимагали у Конгресу втрутитися.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.לכן תעשיית התקשורת התחננה, התעקשה, דרשה שהקונגרס יעשה משהו.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.وبالتالي فإن صناعة الإعلام أصرت وتوسلت وطالبت من الكونغرس أن يقوم بشيء.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.議会にどうにかしてくれと 泣きつきました そして議会が動きました
Brezhnev kuklalarını yakardık, o zamanlar ne anlama geldiğini bile bilmezdim. Ama bu benim öz coğrafyam.De ez a saját földrajzom.
Brezhnev kuklalarını yakardık, o zamanlar ne anlama geldiğini bile bilmezdim. Ama bu benim öz coğrafyam.Însă asta e geografia sinelui meu.
Brezhnev kuklalarını yakardık, o zamanlar ne anlama geldiğini bile bilmezdim. Ama bu benim öz coğrafyam.Но това е географията на себе си.
Brezhnev kuklalarını yakardık, o zamanlar ne anlama geldiğini bile bilmezdim.또, 의미도 모른 채 브레즈네프의 초상에 불을 지르기도 했습니다.
Brezhnev kuklalarını yakardık, o zamanlar ne anlama geldiğini bile bilmezdim.Niech żyje Afganistan" i bezmyślnie palonymi podobiznami Breżniewa.