Ana içeriğe geç
Sözlük

yakarı ile cümle

yakarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.tu ascolta dal cielo, luogo della tua dimora, la loro preghiera e la loro supplica e rendi loro giustizia
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.Vyslýchejž tedy na nebesích, v místě přebývání svého, modlitbu jejich a úpění jejich, a vyveď při jejich,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.vyslyš na nebesiach, na pevnom mieste svojho bývania, ich modlitbu a ich pokornú prosbu a učiň ich súd
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.Wysłuchajże tedy z nieba, z miejsca mieszkania twego, modlitwę ich i prośbę ich, a wykonaj sąd ich,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.тогава Ти послушай от небето, от местообиталището Си, молитвата им и молението им, защити правото им,
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.тогда услышь с неба, с места обитания Твоего, молитву и прошениеих и сделай, что потребно для них;
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.ושמעת השמים מכון שבתך את תפלתם ואת תחנתם ועשית משפטם׃
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.فاسمع في السماء مكان سكناك صلاتهم وتضرعهم واقض قضاءهم
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.求 你 在 天 上 你 的 居 所 垂 聽 他 們 的 禱 告 祈 求 、 為 他 們 伸 冤
göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.求你 在 天上 你 的 居所 垂聽 他 們的 禱告 祈求 、 為 他 們伸冤
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Eu sînt de batjocura prietenilor mei, cînd cer ajutorul lui Dumnezeu: dreptul, nevinovatul, de batjocură!
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.하나님께 불러 아뢰어 들으심을 입은 내가 이웃에게 웃음 받는 자가 되었으니 의롭고 순전한 자가 조롱거리가 되었구나
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Ludibrio del suo amico è diventato chi grida a Dio perché gli risponda; ludibrio il giusto, l'integro
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Til Latter for Venner er den, der råbte til Gud og fik Svar. den retfærdige er til Latter.
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Ystävänsä pilkkana on hän, jota Jumala kuuli, kun hän häntä huusi, hurskas, nuhteeton on pilkkana.
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Za posměch příteli svému jsem, kteréhož, když volá, vyslýchá Bůh; v posměchuť jest spravedlivý a upřímý.
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.שחק לרעהו אהיה קרא לאלוה ויענהו שחוק צדיק תמים׃
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.رجلا سخرة لصاحبه صرت. دعا الله فاستجابه. سخرة هو الصديق الكامل.
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.我 這 求 告 神 、 蒙 他 應 允 的 人 、 竟 成 了 朋 友 所 譏 笑 的 . 公 義 完 全 人 、 竟 受 了 人 的 譏 笑
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.我 這 求告 神 、 蒙 他 應允 的 人 、 竟 成 了 朋友 所 譏笑 的 . 公義 完全 人 、 竟 受 了 人 的 譏笑
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Daarop schreeuwden de Israëlieten naar Mozes om hulp en toen hij voor hen bad, doofde het vuur.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Dân sự bèn kêu la cùng Môi-se; Môi-se cầu xin Ðức Giê-hô-va, thì lửa ngừng lại.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Dân_sự bèn kêu_la cùng Môi-se ; Môi-se cầu_xin Ðức_Giê - hô-va , thì lửa ngừng lại .
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Da råbte Folket til Moses, og Moses gik i Forbøn hos HERREN. Så dæmpedes Ilden.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Då ropade folket till Mose, och Mose bad till HERREN, och så stannade elden av.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Da ropte folket til Moses, og Moses bad til Herren, og ilden blev slukket.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Da schrie das Volk zu Mose, und Mose bat den HERRN; da verschwand das Feuer.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Então o povo clamou a Moisés, e Moisés orou ao Senhor, e o fogo se apagou.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Entonces el pueblo clamó a Moisés, y Moisés oró a Jehovah; y el fuego se extinguió
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Il popolo gridò a Mosè; Mosè pregò il Signore e il fuoco si spense
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.In ljudstvo vpije k Mojzesu, in Mojzes moli h GOSPODU, in ogenj ugasne.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Kiálta azért a nép Mózeshez, és könyörge Mózes az Úrnak, és megszünék a tûz.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.백성이 모세에게 부르짖으므로 모세가 여호와께 기도하니 불이 꺼졌더라
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Le peuple cria à Moïse. Moïse pria l`Éternel, et le feu s`arrêta.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Poporul a strigat către Moise. Moise s'a rugat Domnului, şi focul s'a stins.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Silloin kansa huusi Moosesta, ja Mooses rukoili Herraa; niin tuli alkoi sammua.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Tedy volal lid k Mojžíšovi. I modlil se Mojžíš Hospodinu, a uhasl oheň.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Tedy wołał lud na Mojżesza; i modlił się Mojżesz Panu, i zgasł ogieó.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Vtedy kričal ľud na Mojžiša, a Mojžiš sa modlil Hospodinovi, a oheň zhasol.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Και εβοησεν ο λαος προς τον Μωυσην και ο Μωυσης προσηυχηθη προς τον Κυριον και επαυσε το πυρ.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.И возопил народ к Моисею; и помолился Моисей Господу, и утих огонь.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.Тогава людете извикаха към Моисея; и Моисей се помоли Господу, и огънят престана.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.ויצעק העם אל משה ויתפלל משה אל יהוה ותשקע האש׃
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.فصرخ الشعب الى موسى فصلى موسى الى الرب فخمدت النار.
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.百 姓 向 摩 西 哀 求 、 摩 西 祈 求 耶 和 華 、 火 就 熄 了
Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.百姓 向 摩西 哀求 、 摩西 祈求 耶和華 、 火 就 熄了
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.A stalo sa, keď sa len dlho modlila pred Hospodinom, že Éli pozoroval na jej ústa.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Comme elle restait longtemps en prière devant l`Éternel, Éli observa sa bouche.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Continuando ela a orar perante e Senhor, Eli observou a sua boca;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Fiindcă ea stătea multă vreme în rugăciune înaintea Domnului, Eli se uita cu băgare de seamă la gura ei.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.In ko je dolgo molila pred GOSPODOM, je Eli pazil na usta njena.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.I stalo se, když se dlouho modlila před Hospodinem, že Elí pozor měl na ústa její.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.I stało się, gdy przedłużała modlitwy przed Panem, że Heli przypatrował się ustom jej.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Ja kun hän kauan rukoili Herran edessä, tarkkasi Eeli hänen suutansa,
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.그가 여호와 앞에 오래 기도하는 동안에 엘리가 그의 입을 주목 한즉
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Lama sekali Hana berdoa, dan Eli memperhatikan mulut wanita itu
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Mentre essa prolungava la preghiera davanti al Signore, Eli stava osservando la sua bocca
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Mivelhogy pedig hosszasan imádkozék az Úr elõtt: Éli figyel vala az õ szájára;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.När hon nu länge så bad inför HERREN och Eli därvid gav akt på hennes mun
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Således bad hun længe for HERRENs Åsyn, og Eli iagttog hendes Mund;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod