‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Ты увидел бедствие отцов наших в Египте и услышал вопль их у Чермного моря,
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.ותרא את עני אבתינו במצרים ואת זעקתם שמעת על ים סוף׃
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.ورأيت ذلّ آبائنا في مصر وسمعت صراخهم عند بحر سوف
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.你 曾 看 見 我 們 列 祖 在 埃 及 所 受 的 困 苦 、 垂 聽 他 們 在 紅 海 邊 的 哀 求
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.你 曾 看見 我 們 列祖 在 埃及 所 受 的 困苦 、 垂聽 他 們在紅 海邊 的 哀求
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.¡Buscad a Jehovah mientras puede ser hallado! ¡Llamadle en tanto que está cercano
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Buscai ao Senhor enquanto se pode achar, invocai-o enquanto está perto.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.,,Căutaţi pe Domnul cîtă vreme se poate găsi; chemaţi -L, cîtă vreme este aproape.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Cercate il Signore, mentre si fa trovare, invocatelo, mentre è vicino
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Cherchez l`Éternel pendant qu`il se trouve; Invoquez-le, tandis qu`il est près.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Etsikää Herraa silloin, kun hänet löytää voidaan; huutakaa häntä avuksi, kun hän läsnä on.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Hãy tìm kiếm Ðức Giê-hô-va đang khi mình gặp được; hãy kêu cầu đang khi Ngài ở gần!
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Hãy tìm_kiếm Ðức_Giê - hô-va đang khi mình gặp được ; hãy kêu_cầu đang khi Ngài ở gần !
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Hľadajte Hospodina, dokiaľ ho možno najsť! Volajte na neho, dokiaľ je blízko!
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Hledejte Hospodina, pokudž může nalezen býti; vzývejte ho, pokudž blízko jest.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Iščite GOSPODA, dokler ga morete najti, kličite ga, dokler je blizu!
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Kembalilah kepada TUHAN selama masih dapat; berserulah kepada-Nya selama Ia dekat
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Keressétek az Urat, a míg megtalálható, hívjátok õt segítségül, a míg közel van.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.너희는 여호와를 만날만한 때에 찾으라 가까이 계실 때에 그를 부르라
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Søg HERREN, medens han findes, kald på ham, den Stund han er nær!
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Söken HERREN, medan han låter sig finnas; åkallen honom, medan han är nära.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Søk Herren mens han finnes, kall på ham den stund han er nær!
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Suchet den HERRN, solange er zu finden ist; rufet ihn an, solange er nahe ist.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Szukajcie Pana, póki może być znaleziony; wzywajcie go, póki blisko jest.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Zoek naar de HERE, zolang Hij Zich nog laat vinden. Roep tot Hem nu Hij nog dichtbij is.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Ζητειτε τον Κυριον, ενοσω δυναται να ευρεθη επικαλεισθε αυτον, ενοσω ειναι πλησιον.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Ищите Господа, когда можно найти Его; призывайте Его, когда Он близко.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.Търсете Господа, докле може да се намери. Призовавайте Го докато е близо;
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.דרשו יהוה בהמצאו קראהו בהיותו קרוב׃
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.اطلبوا الرب ما دام يوجد ادعوه وهو قريب.
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.當 趁 耶 和 華 可 尋 找 的 時 候 尋 找 他 、 相 近 的 時 候 求 告 他
Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.當趁 耶和華 可 尋找 的 時候 尋 找他 、 相近 的 時候 求告 他
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.A obrátil jsem tvář svou ku Pánu Bohu, hledaje ho modlitbou a pokornými prosbami, v postu, v žíni a popele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Då vände jag mitt ansikte till Herren Gud med ivrig bön och åkallan, och fastade därvid i säck och aska.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Entonces volví mi rostro al Señor Dios, buscándole en oración y ruego, con ayuno, cilicio y ceniza
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Eu, pois, dirigi o meu rosto ao Senhor Deus, para o buscar com oração e súplicas, com jejum, e saco e cinza.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.I obróciłem oblicze moje do Pana Boga, szukając go modlitwą i prośbami w poście i w worze i w popiele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Jeg vendte mit Ansigt til Gud Herren for at fremføre Bøn og Begæring under Faste i Sæk og Aske.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.내가 금식하며 베옷을 입고 재를 무릅쓰고 주 하나님께 기도하며 간구하기를 결심하고
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Mi rivolsi al Signore Dio per pregarlo e supplicarlo con il digiuno, veste di sacco e cener
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.orczámat az Úr Istenhez emelém, hogy keressem [õt] imádsággal, könyörgéssel, bõjtöléssel, zsákban és hamuban.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Şi mi-am întors faţa spre Domnul Dumnezeu, ca să -L caut cu rugăciune şi cereri, postind în sac şi cenuşă.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Und ich kehrte mich zu Gott dem HERRN, zu beten und zu flehen mit Fasten im Sack und in der Asche.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.И обратил я лице мое к Господу Богу с молитвою и молением, в посте и вретище и пепле.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Тогава обърнах лицето си към Господа Бога, за да отправя към него молитва и молби с пост, вретище и пепел.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.ואתנה את פני אל אדני האלהים לבקש תפלה ותחנונים בצום ושק ואפר׃
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.فوجهت وجهي الى الله السيد طالبا بالصلاة والتضرعات بالصوم والمسح والرماد.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁 食 、 披 麻 蒙 灰 、 定 意 向 主 神 祈 禱 懇 求
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁食 、 披麻 蒙 灰 、 定 意向 主神祈 禱懇求
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.(33:18) Взывают праведные , и Господь слышит, и от всех скорбей их избавляет их.
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.(34:18) Quand les justes crient, l`Éternel entend, Et il les délivre de toutes leurs détresses;
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.Ale oblicze Pańskie przeciwko tym, którzy broją złości, aby wykorzenił z ziemi pamiątkę ich.
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.Ale zůřivý oblíčej Hospodinův proti těm, kteříž páší zlé věci, aby vyplénil z země památku jejich.
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.Az Úr orczája pedig a gonosztevõkön van, hogy kiirtsa, emlékezetöket a földrõl.
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.Bila orang saleh berseru, TUHAN mendengarkan, dan menyelamatkan mereka dari segala kesesakan
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.Cînd strigă cei fără prihană, Domnul aude, şi -i scapă din toate necazurile lor.
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.Clamaron los justos, y Jehovah los oyó; los libró de todas sus angustias
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.Herran kasvot ovat pahantekijöitä vastaan, hävittääksensä maasta heidän muistonsa.
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.Herrens åsyn er imot dem som gjør ondt, for å utrydde deres ihukommelse av jorden.
Doğrular yakarır, RAB duyar; Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.Il volto del Signore contro i malfattori, per cancellarne dalla terra il ricordo