Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.Има различни форми на молитва, като просителска молитва, смирена молитва, благодарност и хвала.
Fatiha suresi aynı zamanda bir dua ve yakarıştır.Запалването на кандило има значението едновременно на молитва и на жертвоприношение.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Съюзническото командване решава да я евакуира по море.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Brodar ju je dužan dati za brod u slobodnoj plovidibi.
Ayvaz dede inzivaya çekilir ve 40 gün 40 gece dua ve ibadetle Allah`a yakarır.Joachim preto odišiel hlboko do púšte kde v modlitbách k Bohu a držaním pôstu strávil štyridsať dní.
Çabuk, nelerle karşılaşacağız yüzbaşım, bilemem".Bu bir yakarıştır, umutsuzluk değildir.Tudi če mi ga prinesejo na pladnju, se ga ne dotaknem.« Nauk: Lahko je zaničevati, česar ni mogoče dobiti.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Odločil se je, da bo postal mornar na neki ladji.
Denizciler güvenli bir yolculuk için ona yakarırdı.Jūreiviai kates gabendavosi tam, kad šios laisvuose gaudytų graužikus.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.(85:3) Помилуй меня, Господи, ибо к Тебе взываю каждый день.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Aie pitié de moi, Seigneur! Car je crie à toi tout le jour.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Ai milă de mine, Doamne! Căci toată ziua strig către Tine.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Chúa ôi ! xin thương_xót tôi ; Vì hằng ngày tôi kêu_cầu Chúa .
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Chúa ôi! xin thương xót tôi; Vì hằng ngày tôi kêu cầu Chúa.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Compadece-te de mim, ó Senhor, pois a ti clamo o dia todo.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Engkaulah Allahku, kasihanilah aku ya TUHAN, sebab sepanjang hari aku berdoa kepada-Mu
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.HERR, sei mir gnädig; denn ich rufe täglich zu dir!
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.주여 나를 긍휼히 여기소서 내가 종일 주께 부르짖나이다
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Könyörülj én rajtam Uram, mert hozzád kiáltok minden napon!
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Mijn God, geef mij Uw genade. De hele dag door roep ik naar U.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Milost mi izkaži, Gospod, ker k tebi kličem ves dan.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Ole minulle armollinen, Herra, sillä sinua minä huudan kaiken päivää.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Pietà di me, Signore, a te grido tutto il giorno
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Smiluj se nade mnou, Hospodine, k toběť zajisté každého dne volám.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Ten misericordia de mí, oh Jehovah, porque a ti clamo todo el día
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Vær mig nådig, Herre, du er min Gud; thi jeg råber til dig Dagen igennem.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Vær mig nådig, Herre! for til dig roper jeg hele dagen.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Var mig nådig, o Herre, ty hela dagen ropar jag till dig.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Zmiluj sa nado mnou, Pane, lebo na teba volám každého dňa.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Zmiłuj się nademną, Panie, albowiem do ciebie na każdy dzień wołam.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Ελεησον με, Κυριε, διοτι προς σε κραζω ολην την ημεραν.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.Смили се за мене, Господи, Защото към Тебе, Господи, издигам душата си.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.חנני אדני כי אליך אקרא כל היום׃
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.ارحمني يا رب لانني اليك اصرخ اليوم كله.
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.主 阿 、 求 你 憐 憫 我 、 因 我 終 日 求 告 你
Acı bana, ya Rab, Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.主阿 、 求 你 憐憫 我 、 因我 終日 求告 你
Ama ben yağmuru yakarım,J'ai mis le feu à la pluie
Ama ben yağmuru yakarımMais j'ai mis le feu à la pluie
Ama ben yağmuru yakarım,Mais j'ai mis le feu à la pluie
Ama ben yağmuru yakarım,Pero prendí fuego a la lluvia
Ama ben yağmuru yakarımPrendí fuego a la lluvia
Ama ben yağmuru yakarım,Prendí fuego a la lluvia
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.A pohliadol si na trápenie našich otcov v Egypte a ich krik si počul pri Rudom mori.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Chúa có thấy sự khốn khổ của tổ phụ chúng tôi tại Ê-díp-tô, có nghe tiếng kêu la của chúng tại bên Biển đỏ,
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Du så våre fedres nød i Egypten, og du hørte deres rop ved det Røde Hav,
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Ja sinä näit meidän isiemme kurjuuden Egyptissä ja kuulit heidän huutonsa Kaislameren rannalla.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Kaulihat sengsara leluhur kami di waktu lampau; Kaudengar tangisnya di Mesir dan di Laut Teberau
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.주께서 우리 열조가 애굽에서 고난 받는 것을 감찰하시며 홍해에서 부르짖음을 들으시고
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin."Miraste la aflicción de nuestros padres en Egipto, y escuchaste su clamor junto al mar Rojo
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Och du såg till våra fäders betryck i Egypten och hörde deras rop vid Röda havet.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Og da du så vore Fædres Nød i Ægypten og hørte deres Råb ved det røde Hav,
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Popatřil jsi zajisté na trápení otců našich v Egyptě, a křik jejich vyslyšel jsi při moři Rudém.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Também viste a aflição de nossos pais no Egito, e ouviste o seu clamor junto ao Mar Vermelho;
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Ti si videl nadlogo očetov naših v Egiptu in slišal njih vpitje ob Rdečem morju;
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Tu ai văzut necazul părinţilor noştri în Egipt, şi le-ai auzit strigătele la Marea Roşie.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Tu hai visto l'afflizione dei nostri padri in Egitto e hai ascoltato il loro grido presso il Mare Rosso
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Tu vis l`affliction de nos pères en Égypte, et tu entendis leurs cris vers la mer Rouge.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Und du hast angesehen das Elend unsrer Väter in Ägypten und ihr Schreien erhört am Schilfmeer
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Wejżałeś zaiste na utrapienie ojców naszych w Egipcie, a wołanie ich wysłuchałeś nad morzem Czerwonem.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Και ειδες την θλιψιν των πατερων ημων εν Αιγυπτω, και ηκουσας την κραυγην αυτων επι την Ερυθραν θαλασσαν
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.И Ти видя теглото на бащите ни в Египет, и чу вика им при Червеното море.