Ana içeriğe geç
Sözlük

yakan ile cümle

yakan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.Истреблю у Моава, говорит Господь, приносящихжертвы на высотах и кадящих богам его.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.והשבתי למואב נאם יהוה מעלה במה ומקטיר לאלהיו׃
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.وابطل من موآب يقول الرب من يصعد في مرتفعة ومن يبخر لآلهته.
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.耶 和 華 說 、 我 必 在 摩 押 地 、 使 那 在 邱 壇 獻 祭 的 、 和 那 向 他 的 神 燒 香 的 、 都 斷 絕 了
Moavda puta tapılan yerlerde Sunu sunanları, İlahlarına buhur yakanları Yok edeceğim›› diyor RAB.耶和華 說 、 我 必 在 摩押 地 、 使 那 在 邱壇獻 祭 的 、 和 那 向 他 的 神燒 香的 、 都斷絕了
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Ca şi cum cel care îşi aprinde lumânarea de la a mea primeşte lumină fără să mă întunece."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Comme celui qui allume sa chandelle avec la mienne reçoit la lumière sans m'assombrir."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Del mismo modo que quien enciende su vela con la llama de la mía recibe luz sin dejarme en la oscuridad.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Han som tänder sitt ljus vid mitt får ljus utan att förmörkna mig."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.나의 아이디어로 자신의 촛불을 켜는 사람은 빛을 얻으면서도 나를 어둡게하지 않는다."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Mint ahogy, aki tőlem gyújtja meg gyertyáját fényt kap anélkül hogy engem elsötétítene.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını."Quem acende a sua vela com a minha "recebe luz sem me fazer sombra".
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Seperti seseorang yang menyalakan lilinnya dari lilin saya menerima cahaya tanpa menggelapkan saya.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Som ham der tænder sit lys ved mit modtager lys uden at svække lyset fra mit."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Tak jako ten, kdo od mé svíce světlo zažehne, má světlo, aniž by mě tím o světlo připravil."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Zoals hij die zijn kaars aansteekt met de mijne licht ontvangt zonder mij te verduisteren."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Όπως αυτός που ανάβει το κερί του από το δικό μου λαμβάνει φως χωρίς να με συσκοτίζει.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Защото той, който запалва свеща си от моята, получава светлина, без да затъмни мен.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Ибо тот, кто зажигает свечу от моей свечи, принимает свет, но не оставляет меня в темноте."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Так саме, як той, хто запалює свою свічку від моєї, отримує світло, не занурюючи мене у темряву".
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.בדומה לאדם המדליק את נרו בנר שלי. הוא נהנה מאור, ואורי אינו חסר."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.كَالَّذِي يُضِيءُ شمعته مني يحصل علي النور دُونِ أَن يقلل من نوري.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.私のロウソクを暗くすることなく火を得るように」 少し違う言い方をすると、
Oklar, mızraklar ve en kötüsü Rum ateşi. Temas ettiği anda yakan antik bir napalm.이런 공격에도 살아남은 적들은
Oklar, mızraklar ve en kötüsü Rum ateşi. Temas ettiği anda yakan antik bir napalm.חיצים, חניתות, או גרוע יותר, אש יוונית -- צורה עתיקה של נפלם שהיתה ניצתת במגע
Oklar, mızraklar ve en kötüsü Rum ateşi. Temas ettiği anda yakan antik bir napalm.سهام ورماح, والأسوء (النار اليونانية) وهي نموذج قديم (للنابالم) تشتعل فور ملامستها
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›A hol az õ férgök meg nem hal, és tüzök el nem aluszik.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›Daar blijven de wormen vreten en gaat het vuur nooit uit.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›da ihr Wurm nicht stirbt ihr Feuer nicht verlöscht.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›där 'deras mask icke dör och elden icke utsläckes'.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›Di sana api tidak bisa padam dan ulat tidak bisa mati
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›đó là nơi sâu bọ của chúng nó chẳng hề chết và là nơi lửa chẳng hề tắt.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›đó là nơi sâu_bọ của chúng_nó chẳng hề chết và là nơi lửa chẳng hề tắt .
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›donde su gusano no muere, y el fuego nunca se apaga
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›dove il loro verme non muore e il fuoco non si estingue
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›Gdzie robak ich nie umiera, a ogieó nie gaśnie.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›hvor deres orm ikke dør, og ilden ikke slukkes.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›hvor deres Orm ikke dør, og Ilden ikke udslukkes.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›kde ich červ nezomiera, a oheň nehasne.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›Kdežto červ jejich neumírá a oheň nehasne.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›kjer njih črv ne umira in ogenj ne gasne.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›거기는 구더기도 죽지 않고 불도 꺼지지 아니하느니라
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›onde o seu verme não morre, e o fogo não se apaga.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›où leur ver ne meurt point, et où le feu ne s`éteint point.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›unde viermele lor nu moare şi focul nu se stinge.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›οπου ο σκωληξ αυτων δεν τελευτα και το πυρ δεν σβυνεται.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›где червь их не умирает и огонь не угасает.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›дето "червеят им не умира, и огънят не угасва".
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›де червяв їх не вмирає, й огонь не вгасає.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›אשר שם תולעתם לא תמות ואשם לא תכבה׃
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›حيث دودهم لا يموت والنار لا تطفأ.
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›在 那 裡 蟲 是 不 死 的 、 火 是 不 滅 的
‹Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.›在 那 裡蟲 是 不 死 的 、 火 是 不滅的
Ortalama burjuva insanin icini yakan, onu saskina ceviren arzulari yoktur.L'amoureux parle un autre langage émotionnel et moral que l' homme bourgeois typique
Ortalama burjuva insanin icini yakan, onu saskina ceviren arzulari yoktur.Porque el enamorado habla un distinto lenguaje moral y emocional el típico hombre burgués habla
O şeyi yakanın sen olduğunu duyunca anladım.Cuando oí que fuiste tú quien quemó a ese monstruo lo vi todo claro.
O şeyi yakanın sen olduğunu duyunca anladım.Da jeg hørte, at det var dig, - - der brændte den der tingest, forstod jeg.
O şeyi yakanın sen olduğunu duyunca anladım.Jak usłyszałem, że to ty spaliłeś to coś, od razu zaskoczyłem.
O şeyi yakanın sen olduğunu duyunca anladım.När jag fick höra att det var du- -som brände den där saken, förstod jag.
O şeyi yakanın sen olduğunu duyunca anladım.Quando ho sentito che eri stato tu a bruciare quella cosa, mi si è accesa la lampadina.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod