The Colons 2 kez rövanş yakalar, fakat kazanamaz.El duende intenta atropellarlo dos veces pero no puede hacerle nada.
Daha sonra Lincoln ve Michael onu yakalar ve oda ezberledikten sonra haritayı yer.Lincoln y Michael se encuentran con él, pero se traga el mapa antes de que se lo quiten.
Rick, Vali'yi yakalar ve ikili birbirlerini yumruklamaya başlar.Rick embosca al Gobernador y los dos luchan en una pelea a puñetazos.
1905 Devrimi iki hizipi de hazırlıksız yakalar.En 1905 estalló una segunda revolución radical, igualmente reprimida.
Ancak Agnus onu yakalar.Es Coogan que lo ha capturado.
Omuzlardaki apoletler saçaklı idi, ceketin yakaları dik idi.El collar de la Orden era lucido sobre los hombros del abrigo.
Kış askeri onları yakalar.La tormentas invernales lo alcanzaron.
Greedo da Han Solo'yu yakalar.Harrison Ford como Han Solo.
Ivan onu hileyle yakalar.Ivan luego la golpea.
Yakalarda, omuzlarda ve kol ağızlarında sırma şeritler bulunuyordu.Recibió disparos en el hombro, mano y cuello.
Buna rağmen arada sırada küçük avları da yakalarlar..A veces captura pequeñas aves.
Avlanırken alçaktan uçarlar ve yerde ya da dallardaki böcekleri yakalarlar.Se la suele observar cazando insectos al vuelo o capturándolos del suelo.
Bu kişi de yakalarsa, onu yumrukla omuzuna vurur.A punto de que se realice esto, ella le dispara al Joker en el hombro.
1831 yılında HMS Beagle ile seyahati esnasında Charles Darwin Chiloé Adası'nda bir tilki yakalar.En septiembre de 1835 Charles Darwin, en el segundo viaje del HMS Beagle, visitó la isla.
Don Giovanni'yi yakalar ve öldürür.Juan ataca y da una bofetada a Don Augusto.
Bu davranışa sinirlenen Tonio Nedda'yı yakalar, ama o yanında bulunan bir kırbaçla Tonio'yu uzaklaştırır.Enojado, Tonio agarra a Nedda, pero ella toma un látigo y lo echa.
Tüm kalpazanları çeşitli tehlikeler atlatıp yakalar.Todo lo cual irá acompañado, según nos advierte, de múltiples riesgos.
Diğer taraftan evine dönen Adam, karısı ile havuz temizleyicisini yatakta yakalar.Asustado, él y su novia vuelven al lago.
Mahmut Ağa ile adamları, Memed'in çetesini yakalar.Mahu está acompañado por sus hombres, los medjay.
Ayrıca küçük kuşları da havadayken yakalar.Otras aves pequeñas también pueden ser atacadas por ellos.
Avlarını dişleriyle yakalamak yerine ağız boşluklarına emerek yakalarlar.Invece di catturare le loro prede con i denti, le risucchiano nella cavità orale.
Adamı yakalar ve onun babası olduğunu anlar.Egli lo raggiunge e scopre che è suo padre.
Adamları yakalar ve öldürür.Li trova e li uccide.
Ancak Tom onu takip eder ve yakalar.Edward lo insegue e lo uccide.
Cunda yakası: yelkenin seren yakalarına gelen uçlarına denir.Puerto Zapato: punto d'arrivo per chi attraversa il Mar dei Lamenti.
Yakalarda, omuzlarda ve kol ağızlarında sırma şeritler bulunuyordu.Alle loro spalle si piazzarono Trulli e Fisichella.
Uzayda Surfer onu yakalar ve boşluğa bırakır.L'entità afferra Farman, lo sbatacchia nell'aria e lo scaglia contro l'astronave.
Yakaları ve çorapları kırmızı renkte idi.Трусы и гетры были красного цвета.
Polliver (Andy Kellegher) ise Arya'yı kendi kılıcı İğne'ye bakar halde yakalar ve onu tehdit eder.Когда Полливер (Энди Келлегер) ловит Арью, которая засмотрелась на его меч, Иглу, он угрожает ей.
Enerjik ve meraklı, Seishū'yu seviyor ve böcek yakalarken eğleniyor.Весёлая и энергичная, любит играть с Сэйсю и ловить жуков.
Tom, Jerry'e göz kapağıyla vurur ve onu yakalar.Том якобы ловит Джерри и уносит его на улицу.
Dai Li onu yakalar, hapseder.Ху Ли берет его в плен.
Zaman zaman karada da avlanarak, fareleri, kuşları, böcekleri yakalarlar.Иногда охотятся и на суше на мышей, птиц и насекомых.
Michael onu asansörün yanında yakalar.В фойе её настигает Александр.
Kaptan Amerika kaçan Red Skull un uçağını yakalar ve dövüşürler.По пути был атакован и сбит японскими истребителями «Зеро» самолёт ВМС США Каталина.
Giovanni'nin pelerinin giydiği onu Giovanni sanıp kıskıvrak yakalarlar.Портниха, к которой Джонатан обращается, чтобы она починила ему брюки.
Bazı okullarda öğrencilerin yakaların ufak bir broş okul veya sınıf derecesini gösterir.На практике в некоторых школах учеников бьют палкой или паддлом.
Köprü aynı zamanda Rotterdam şehrinin kuzey ve güney yakalarını da birbirine bağlamış olur.Мосты также соединяют север и юг города.
Buna rağmen arada sırada küçük avları da yakalarlar..Иногда охотится и на небольших позвоночных животных.
Autobot'lar Soundwave'i yakalar ve sorguya çekerler ama Soundwave konuşmaz ve kapandığını söyleyip kapanır.Он подозревал, что хакасы знают, где Соловьёв, знают, а не говорят.
Ceket yakaları kırmızı olurdu, kemerleri siyah deriden idi ve bununla kılıç taşırlardı.وكانت ياقات الجاكيت حمراء ،وكانت الاحزمة من الجلد الأسود و يحملوا معه سيف.
1953'ten itibaren Avrupalılar, ABD'yi yakalar ve küçük ve orta ölçekli araç pazarında liderliği elde ederler.ومنذ عام 1953 حصل الأوروبيون على الريادة في السوق بسيارات ذات قياس صغير ومتوسط.
1986’da sunulan Dancer koleksiyonu da aynı başarıyı yakalar.كما عرفت مجموعة دانسير التي طرحت عام 1986 النجاح نفسه.
Kendisi ve dört veya beş üst düzey kişi bizim bölgemizde olsaydı onları yakalardık." ifadelerini kullandı.لكن ألم يكن لدي أربع أو خمس سيدات، يقمن على خدمتي ؟ !.
İtalya'da savaştan hemen önce çıkarılan küçük Fiat otomobiller görülmemiş bir başarı yakalar.وجسدت سيارات فيات الصغيرة نجاحاً كبيراً التي صدرت للتو قبل الحرب في إيطاليا.
ABD otomotiv endüstrisi Ford ve General Motors ile hızlı bir yükseliş yakalar..ووصلت صناعة السيارات في الولايات المتحدة بالفورد والجنرال موتورز إلى ارتفاع سريع.
Eğer bu genci gelin tarafından herhangi bir erkek yakalarsa o gence istediği bütün işleri yaptırabilir.عندما يعلم الصبي أن صديقه الحوت سيقتل من قبل اصحاب الحوض، يخاطر الصبي بكل شيء لتحرير الحوت.
Ayrıca küçük kuşları da havadayken yakalar.Captura também pequenas aves em voo.
Kaptan Amerika Örümcek yakalar ve onu, sadece başka bir Örümcek alay kahkaha duymak yendi.O Capitão América pega Homem-Aranha e o derrota, apenas para ouvir o riso provocante de outro Homem-Aranha.
1986’da sunulan Dancer koleksiyonu da aynı başarıyı yakalar.A coleção Dancer, lançada em 1986, obtém o mesmo sucesso fulgurante.
Rick, Vali'yi yakalar ve ikili birbirlerini yumruklamaya başlar.Rick aborda o Governador e os dois passam a lutar corpo a corpo.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Acede-se ao palácio por uma ponte que atravessa o fosso.
Ancak Tom onu takip eder ve yakalar.Miguel leva-o e vai atrás dela.
Rey ışın kılıcını yakalar ve Ren ile tek başına savaşır, sonunda onu zararsız hale getirir.Rey então pega o sabre de luz e consegue vencer o Ren, que já estava ferido.
Sonunda Yüzbaşı Williams onu yakalar ve haritayı ele geçirir.Finalmente, ele atinge o próprio Mestre, mata ele e pega o mapa.
Ama Kaan'ı bir kadınla birlikte yakalar.O macho acasala com uma única fêmea.
Hava bükücüleri yakalar ve onlardan ordu oluşturmaya çalışır.O diabo transpiras e o teu exército comes.
Polis, burgulu peruk takmış olan Gaga'yı yakalar ve arabaya götürür.Lady GaGa é levada para a polícia com um penteado em formato de cone e é presa.
Dai Li onu yakalar, hapseder.Albany deteve Davi e o fez prisioneiro.
Ayrıca küçük kuşları da havadayken yakalar.Ook kleine vogels worden in de vlucht gevangen.