7Be’nin elektron yakalanması, yaklaşık 0.862 MeV (~90%) ya da 0.384 MeV (~10%) enerjisinde nötrinolar üretir.Электронный захват 7Be создаёт нейтрино с энергией около 0,862 МэВ (~90%) или 0,384 МэВ (~10%).
Bölümün konusu Eddard Stark'ın yakalanmasıyla başlar.Клиган принимал участие в аресте Эддарда Старка.
Firarilerden Seamus Tworney, Aralık 1977'ye kadar yakalanmadı.Один из беглецов, Шеймус Туоми, был пойман только в декабре 1977 года.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Поэтому ему непременно нужно поймать вора.
Bu gücünü şirkete yakalanmamak için kullanır.Он был не в силах вызвать их на военную службу в Конфедерации.
Sevgilim Ahmet Yıldız’ın katillerinin yakalanmamış olması hayret vericidir.Получить Звезду Героя Дмитрию Карповичу было не суждено.
Jarlaxle: "Hazırlıksız yakalanmayacağız."Итигэлов ответил: «Меня они не успеют взять».
Holmes'in cinayet şöleni Boston'da 17 Kasım 1894'te Pinkertonlar tarafından yakalanmasıyla sona erer.Череда убийств Холмса закончилось с его арестом в Бостоне в ноябре 1894 года.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Для мужчин, выкуривающих в день по две пачки сигарет, риск стать импотентами на 40 % выше, чем для некурящих.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.Власти США объявили награду в размере 5 млн долларов за поимку Гусмана Лоэры.
Ancak, 488'de bu teşebbüs hem isyancı liderlerin yakalanması ve infaz edilmesiyle sona erdi.بيد أن هذا التمرد انتهى عام 488 ميلادية بعد القبض والإعدام لكل زعماء التمرد.
Bu gemi komuta subayı tarafından yakalanmadan, dört gün boyunca denizde hareket etti.ظلت السفينة تبحر في عرض البحر لمدة أربعة أيام قبل أن يتمكن الضابط من الصعود على متنها.
Polise yakalanmamak için kaçmaya başlar.وتطاردها الشرطة لإلقاء القبض عليها.
Bütün bunlara rağmen uçaklar radara tümüyle yakalanmaz değil.بينما ظلت باقي الأنواع بدون أي رادار.
Erkeklik: Erkek çocukların otizme yakalanma riski kız çocuklardan daha yüksektir.2.الجنس: الذكور هم أكثر عرضة للإصابة .
Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.وتفرق رجال العصابة بسرعة بعد ذلك ولم يُقبض على أي أحد منهم.
HCV’li bir kimseden bir iğne yaralanması olan bir kişinin, %1.8 hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.إن تعرض شخص ما للإصابة بوخزة إبرة استعملها شخص مصاب بفيروس ج يعرضه للإصابة بالفيروس بنسبة 1.8%.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.وضعت الولايات المتحدة مكافأة مالية مقدارها 5 ملايين دولار لمن يدلي بأي معلومات من شأنها أن تفضي إلى اعتقاله.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.فلمحه حارس اللصوص.
Charmander'ın yakalanma oranı değeri 90'dır.يبلغ التوافر الحيوي للكليندامايسين 90%.
Çocuklar, hemolitik üreme sendromuna yakalanmaya yetişkinlerden daha yatkındır.الأطفال أكثر عرضة للإصابة بمتلازمة انحلال الدم اليوريمي من البالغين.
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.يجب استبعاد الحيوانات التي من المرجح أن تلد أثناء النقل.
1769 yılında, son büyük bir Tatar saldırısı 20.000 Rus ve Ruthen köle yakalanmasıyla sonuçlandı.Em 1769, um último grande ataque tártaro resultou na captura de 20.000 escravos russos e rutenos.
Ancak, 488'de bu teşebbüs hem isyancı liderlerin yakalanması ve infaz edilmesiyle sona erdi.A revolta, porém, terminou em 488 com a captura e a execução de ambos os líderes rebeldes.
Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.Todos os assaltantes rapidamente se dispersaram, e nenhum foi pego.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Os fumadores têm um risco duas vezes superior de desenvolver a doença em relação a não-fumadores.
Vali, James kardeşlerin yakalanmasını en öncelikli görevi olarak belirlemişti.Crittenden tinha como prioridade a captura dos irmãos James.
Bölümün konusu Eddard Stark'ın yakalanmasıyla başlar.O enredo lida com as consequências da captura de Eddard Stark.
Dünya üzerinde her yıl binlerce insan bu hastalığa yakalanmaktadır.Estima-se que em cada ano haja milhões de pessoas afetadas pela doença.
Ama sonraki çalışmalar, ardışık yakalanma teorisinin evrenselliğiyle ters düşmüştür.No entanto, estudos posteriores colocaram em questão a universalidade da teoria de captura sucessiva.
Vurgu, taktik baskın ve tersine düşman tarafından hazırlıksız yakalanmamak üzerine kurulmuştu.Era dado ênfase a lograr surpresa tática e, reciprocamente, a evitar ser apanhado de surpresa pelo inimigo.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.No final, o ladrão é preso.
MÖ 35 - Milet'te yakalanması ve idam edilmesi.Sexto Pompeu foi finalmente capturado e executado em 35 a.C. em Mileto.
Yakalanması için ilk olarak sunulan £250'lik ödül, sonraları £1000'e yükseltildi."Eu ganhei £2 000 no primeiro depois que ela foi tirada.
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.São animais inofensivos para o ser humano, a não ser se provocados.
Belki bunun için biz yakalanmadık.Talvez é por isso que nós não fomos capturados?
Dünya üzerinde her yıl binlerce insan bu hastalığa yakalanmaktadır.Aan deze ziekte overlijden wereldwijd vele tienduizenden mensen per jaar.
Örneğin, Rubidyum-83, Kripton-83'e ancak elektron yakalanması ile çözünebilir.Krypton-83 ontstaat onder meer bij het radioactief verval van broom-83 en rubidium-83.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Ze worden aangeroepen voor de opsporing van dieven.
Av sezonunda günde 20–85 kg arası balık yakalanmaktadır.Per seizoen wordt er ongeveer 60 tot 100 ton vis gevangen.
Yakalanmadan önce dört şarkı kaydedebildi.Hij bracht tijdens een show 4 liedjes ten gehore.
Yetişkin yaşlarda da hastalığa yakalanmak mümkündür.Ook volwassenen kunnen gevaccineerd worden.
Ancak Mihrali dağa çıktığından yakalanmaz.Het meer Schliersee is op de berg evenwel niet te zien.
Örnek vermek gerekirse; 1 Numaralı Kural: yasadan kaç ve sakın yakalanma.Opmerkelijk is ook het elfde gebod: gij zult niet gepakt worden.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.De kans dat rokers de ziekte krijgen is 2 tot 2,5 keer zo groot als niet-rokers.
Örneğin, donanım yer paylaşımı içeriği yakalanmaz.De klederdracht is niet precies te lokaliseren.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Postanowiono złapać złodzieja.
Ü.Ç. 3001 yılında Gandalf, Gollum’un aranıp yakalanmasında Aragorn'dan yardım etmesini istedi.W roku 3009, na prośbę Gandalfa, Aragorn udał się na poszukiwanie Golluma.
Miyav yakalanmamıştır.Nietoperz nie został złapany.
Yakalanmadan önce dört şarkı kaydedebildi.Zdążyli nagrać jedynie 4 piosenki.
O gardiyan Geary'nin yakalanmasına yardım edecektir.Tam otrzymuje zadanie odnalezienia GECK.
Polise yakalanmamak için kaçmaya başlar.Musi uciekać przed policją.
Bu gücünü şirkete yakalanmamak için kullanır.Kompania nie użyła w walce swojego odwodu.
Örnek vermek gerekirse; 1 Numaralı Kural: yasadan kaç ve sakın yakalanma.Oto niektóre z nich: Zasada 1 - Kiedy wejdziesz w posiadanie cudzych pieniędzy - nie oddawaj ich.
Bütün bunlara rağmen uçaklar radara tümüyle yakalanmaz değil.Poza tym nie wszystkie procesy pogodowe prowadzące do powstania tornad zostają wychwycone przez radar.
Bir iş adamı da Kaddafi'nin yakalanması veya öldürülmesi için 1.67 milyon dolarlık ödül koydu.Anonimowy biznesmen z Bengazi zaoferował nagrodę w wysokości 1,3 miliona dolarów za ujęcie dyktatora.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Ta fast tjuven!.
Her yıl, dünya genelinde 50 ila 100 milyon arası insan hastalığa yakalanmaktadır.Varje år blir 50 till 100 miljoner människor över hela världen infekterade.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Rökare har dubbelt så hög sannolikhet att drabbas av Crohns som icke-rökare.
En önemlisi, Dexter asla yakalanmamalısın.Det var alltså aldrig meningen att Tseng skulle dö.