Ana içeriğe geç
Sözlük

yakalanma ile cümle

yakalanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir daha sakın yakalanma.Don't get caught again.
Yani, kansere yakalanma, ya da bir araba kazası geçirme olasılıklarımızı düşük tahmin ederiz.So we underestimate our likelihood of suffering from cancer, being in a car accident.
Ortalama yakalanma olasılığı yüzde 30." dedik, bir dahaki sefere,The average likelihood is only 30 percent," the next time around they would say,
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."Well maybe my likelihood is about 35 percent."
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."My average likelihood of suffering from cancer is about 10 percent," and we said, "Hey, bad news.
Sınırlar ötesiyle etkili bir şekilde iletişim kurmayı öğrendim yakalanmadan.I learned how to effectively communicate across borders without being detected.
Tip 2 Diyabet hastalığına yakalanma riskimi de görebilirim.I can look at my risk for sample type 2 diabetes.
Amerika'da önde gelen ölüm sebebi bağırsak ve kolon kanserine yakalanma oranları 5'te 1'i.One fifth the rate of colon and breast cancer, big killers here in America.
Yakalanmak mı ?I caught by you?
Yakalanmak istemiyorum !I don't want to get caught.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.They are to stay alive, to earn a living, to not become HlV positive.
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum.""I'm not being carpet-bombed.
Popüleritem arttı ama yakalanmaktan korkuyordum.I got popular, but I was scared I'd get caught again.
Yakalanmalarına rağmen ağır bir uluslararası baskıdan sonra nihayetinde serbest bırakılmışlardı.Even though they were caught, they were eventually released, after heavy international pressure.
Haritaya göre haraket edersen CCTV de yakalanmazsın.If you move according to the map, you will not be caught on the CCTV.
Sadece yakalanmayacağız.Just don't get caught.
Yeter ki yakalanmayalım. <i>Altyazılar--PK Ekibi--Viikii.NetAs long as we don't get caught. <i>Brought to you by the PKer team @ www.viikii.net
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Over 500,000 children are born in the two states that have never stopped polio --
Onun için, bir kez dang humması olmak istemezsiniz ama tekrar yakalanmayı kattiyen istemezsiniz.So you don't want dengue once, and you certainly don't want it again.
Onun omurgası zarar görmeden sizin tarafınızdan yakalanması için yeterince güçlü değil.Her spine is not strong enough to be caught by you without being damaged.
Ama onun kendisi bu fırtınaya yakalanmaz.But it itself is not caught up in that storm.
Hali hazırda %70 ölüm oranına sahip ama yakalanmak zor.It already has a 70 percent mortality rate if you get it, but it's hard to get.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.That's why sometimes a person's genes don't have to change a lot to get cancer.
Ţimdiye kadar hiç yakalanmamýţtýk Asla!We have never been caught... never.
Ve gerçekten çok rahatsýz bi yer olsa da orda bile yakalanmadýkBleacher sex! That is still the single-most uncomfortable spot... ...to ever get it on.
Osama Bin Ladin yapay zeka ile yakalanmadı.Osama bin Laden was not caught by artificial intelligence.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.There's movements in Europe to try and stop catching them.
Diğer kaynak da, tesadüfi ağa yakalanmalar.Another source would be fisheries' bycatch.
İşte burada "elektron yakalanması" dediğimiz şey ortaya çıkar.And then we have something called electron capture!
Ki bu da elektronların çekirdekteki protonlar tarafından yakalanması anlamına gelir.Which is essentially the electrons get captured by protons in the nucleus!
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.I was always worried about being caught and sent back.
Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağın(a yakalanmayacağın)dan emin olamaz.Only they feel secure against the plan of God who are certain of being ruined.
Yakalanmaktan korkma, endişe etme," diye vahyettik.Do not fear being overtaken, nor have dread of any thing."
SFOR Komutanı: NATO'ya Geçiş ve Karadziç'in Yakalanması Kilit Önemde MeselelerSFOR Commander: NATO Transition, Capture of Karadzic Are Key Concerns
Steiner, canilerin yakalanmasını sağlayacak bilgi getirenlere 50 bin euro ödül verileceğini duyurdu.Steiner announced a 50,000-euro reward for information leading to the capture of the perpetrators.
Karadziç'in Yakalanmasını Bekleyen Uluslararası Toplum, Destekçilerin Malî Kaynaklarını AraştırıyorEyeing Karadzic Arrest, International Community Goes After Supporters' Finances
Sanıkların yakalanması teknik olarak yerel polisin görevi.Arresting indictees is technically the job of local police.
Olayın failleri ya da asıl şüpheliler ise, henüz yakalanmadı.Key suspects, including the actual assassins, have not been apprehended.
Karadziç'in doğu BH'deki dağların civarında hareket ederek yakalanmaktan kurtulduğunu sanılıyor.He is thought to be eluding capture by moving around the mountains of eastern BiH.
Sırp halkına Mladiç'in yakalanmasına yardım etme çağrısıSerbian public urged to help capture Mladic
Söz konusu mesele, Gotovina’nın 2005 yılında Kanarya Adalarında yakalanması ile sonuçlandı.That intention was finalised in 2005 with Gotovina's arrest in the Canary Islands.
Başlıca ön şartsa, hâlâ kayıplarda olan yüksek rütbeli zanlıların yakalanması.The main precondition is to capture the high-ranking indictees still at large.
Yugoslav Dışişleri Bakanı Mladiç'in Yakalanmasının Sorunlu Olduğunu SöylediYugoslav Foreign Minister Says Arresting Mladic Problematic
Gotovina’nın yakalanması ile ortaklık yolunda Hırvatistan’ın önündeki başlıca engel ortadan kalktıGotovina arrest clears major hurdle from Croatia's path to integration
Bütün zanlıların yakalanması yönünde bir çağrı AGİT misyonundan da geldi.Calls for the arrest of all indictees have also come from the OSCE mission.
Bu da generalin yakalanmasını güçleştiriyor.That complicates efforts to find him.
Ancak yetkililer, savaş suçu zanlılarının yakalanması için derhal harekete geçilmesini söyledi.But they also called for quick action to capture wanted war crimes suspects.
Del Ponte'den AB'ye, Mladiç yakalanmadan Sırbistan ile anlaşma imzalamama çağrısıDel Ponte urges EU not to seal accord with Serbia before Mladic's capture
Bu kez bilinçsiz yakalanmaya izin vermeyeceğiz." dedi.We will not allow ourselves to be caught unaware this time."
Karadziç ve Mladiç'in Yakalanması Icin Yeni ÇağrılarNew Calls for Apprehending Karadzic, Mladic
Gere, filmin sonunda Karadziç'in yakalanıp yakalanmadığını söylemedi.Gere refused to disclose whether the film ends with Karadzic's capture.
Savaşın başrol oyuncularının yakalanmasıRecollections of key players
BM savcısından Sırbistan'a: Geri kalan kaçak savaş suçu zanlıları yakalanmalıUN prosecutor tells Serbia remaining war crimes fugitives must be captured
Tolimir'in yakalanması sonrasında halen kaçak durumunda beş zanlı bulunuyor.Following Tolimir's arrest, five indictees remain at large.
AB'den Karadziç ve Mladiç'in yakalanması için bir çağrı dahaEU again calls for handover of Karadzic, Mladic
Bosnalı Sırp Makamları Savaş Suçu Kaçaklarının Yakalanmasında Halktan Yardım İstediBosnian Serb Authorities Ask the Public to Help Capture War Crimes Fugitives
Cinayetler ve yakalanmalarıMurders
Tutuklama sırasında, zaten yakalanmak istediğini belirterek direnmeye çalışmadı.During the arrest Martynov did not try to resist, stating that he had wanted to be caught.
Bununla birlikte, 3D özellikli cep telefonlarının yakalanmaya başladığı 2010 yılına kadar değildi.Nevertheless, it was not until 2010 when 3D-enabled mobile phones began to catch on.
İran'a yapılan her yağma baskını, çok sayıda esirin yakalanmasıyla sonuçlandı.Each plundering raid on Iran resulted in the capture of a great many captives.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod