Ana içeriğe geç
Sözlük

yakalanma ile cümle

yakalanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kaçan tutuklu henüz yakalanmadı.The escaped prisoner hasn't yet been caught.
Yakalanmasan iyi olur.You'd better not get caught.
Ben soğuk algınlığına yakalanmaktan korktum.I was afraid of catching a cold.
Kaçan tutuklu yakalanmadı.The escaped prisoner hasn't been caught.
Yakalanmamızı istemiyorum.I don't want us to get caught.
Bunu yaparken yakalanmayalım.Let's not get caught doing this.
Tom'un asla yakalanmayacağını umuyorum.I hope Tom never gets caught.
Kundakçı asla yakalanmadı.The arsonist was never apprehended.
Soyguncu asla yakalanmadı.The robber was never apprehended.
Çalarken yakalanmadıkça, biri hırsız değildir.Unless caught stealing, one is not a thief.
Tom yakalanmaktan kurtulmayı başardı.Tom managed to elude capture.
Biz yakalanmadık.We didn't get caught.
Yakalanmasak iyi olur.We'd better not get caught.
Fadıl yakalanmaktan kaçmak istedi.Fadil wanted to escape capture.
Ben yakalanmadım.I didn't get caught.
Bu kaçak avcılar yakalanmalı.These poachers must be caught.
Yakalanmak istemedim.I didn't want to be caught.
Yakalanmak istemiyorum.I don't want to be caught.
Tom'un yakalanmayacağını biliyordum.I knew Tom wouldn't get caught.
Yakalanmamaya çalış.Try not to get caught.
Soğuk algınlığına yakalanmaktan kaçınmak için elimden gelen her şeyi yapıyorum.I'm doing everything I can to avoid catching a cold.
Sami bir cesetle yakalanmak istemiyordu.Sami didn't want to get caught with a body.
Tom henüz yakalanmadı.Tom hasn't yet been caught.
Tom yakalanmayacak.Tom won't be caught.
Tom yakalanmayacağını umuyordu.Tom hoped that he wouldn't be captured.
Sami'nin yakalanması gerekiyordu.Sami needed to be arrested.
Tom'un yakalanmasından herkes memnun.Everyone is glad Tom got caught.
Umarım yakalanmam.I hope that I don't get caught.
Tom'un yakalanma ihtimali ne kadar yüksek?How likely is it that Tom will be arrested?
Hâlâ hiç kovide yakalanmadın mı?Are you still a Covirgin?
George W. Bush savaş suçları için yakalanmalıdır.George W. Bush should be arrested for war crimes.
Stefan asla yakalanmadı.Stefan was never caught.
Ancak, 488'de bu teşebbüs hem isyancı liderlerin yakalanması ve infaz edilmesiyle sona erdi.That, however, ended in 488 with the capture and execution of both rebel leaders.
Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.All of the robbers quickly scattered, and none were caught.
Peru'daki yıllık tahmini yakalanma sayısı, 2000'lerdedir.The annual estimated catch is largest in Peru, at 2000 individuals.
Bu anıt, kentin yakalanmasından sonraki birkaç ay içinde 1945'te inşa edildi.This memorial was erected in 1945, within a few months of the capture of the city.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar."To catch a thief".
1769 yılında, son büyük bir Tatar saldırısı 20.000 Rus ve Ruthen köle yakalanmasıyla sonuçlandı.In 1769, a last major Tatar raid resulted in the capture of 20,000 Russian and Ruthenian slaves.
Radara yakalanmayacak bir teknoloji ile donatılmıştı.It was even equipped with a radar.
Ama sonraki çalışmalar, ardışık yakalanma teorisinin evrenselliğiyle ters düşmüştür.However, later study challenged the universality of the successive capture theory.
En önemlisi, Dexter asla yakalanmamalısın.Fox was never arrested because he could not be found.
Bölümün konusu Eddard Stark'ın yakalanmasıyla başlar.The plot covers the aftermath of Eddard Stark's capture.
Hollanda hükümeti savaş suçlusu Ratko Mladiç'in yakalanmazsa anlaşmayı onaylamayacağını bildirdi.The Dutch government refused to ratify the agreement while Ratko Mladić was not captured.
Bir iş adamı da Kaddafi'nin yakalanması veya öldürülmesi için 1.67 milyon dolarlık ödül koydu.A businessman also offered a $1.67 million reward.
Bar sürekli bırakılıp yeniden yakalanmalıdır.Solo finds out and is captured again.
Bir düşman askeri olarak yakalandığından ve sivil polis tarafından yakalanmadığı için asılmadı.He was not hanged because he was captured as an enemy combatant.
Şimdi tek hedef yakalanmamaktır.The only way not to get caught is to stop.
İki yıl boyunca kurye olarak çalıştı ve birçok defa Gestapo tarafından yakalanma tehlikesi atlattı.On several occasions over the next two years he was nearly caught by the Gestapo.
Miyav yakalanmamıştır.Aquino was not captured.
Yetişkin yaşlarda da hastalığa yakalanmak mümkündür.However adults can also suffer from this disease.
Alzheimer'a yakalanmak istemiyorum.I don't want to get Alzheimer's disease.
Beni aramak için emin olun! Onlar neyse yakalanmadi...I guess they luckily didn't get caught.
Lütfen dikkat edin, o bir müze örneği, ancak kuş gribine yakalanma olasılığınız yok.Please note it's a museum specimen, but there's no chance you'll get the avian flu.
"Bunu söyleme!" Halsiz yakalanması bir adamdı Salonu, dedi."You don't say so!" said Hall, who was a man of sluggish apprehension.
Peki sonra yakalanmak ki?Then how could they get caught then?
Yakalanması bu kadar tavşanları bile avlamayı denemedik.You are not even going after that rabbit.
Dersiniz ki, yakalanma ihtimalim nedir?You say, what's the probability of being caught?
Peki yakalanma ihtimali?What about the probability of being caught?
Yani bu defa yakalanma ihtimaline dair pek birşey yoktu.So it wasn't so much about the probability of being caught again.
Bu sefer yakalanmadık.So we didn't get caught this time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod