Ana içeriğe geç
Sözlük

yakalanma ile cümle

yakalanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bir tilki aynı tuzakta iki kez yakalanmaz.A fox is not caught twice in the same snare.
İş çıkışındaki yoğun trafiğe yakalanmak korkunçtur.It's horrible to get caught in rush hour traffic.
Hiçbirimiz soğuk algınlığına yakalanmayız.Not all of us catch colds.
Hırsız yakalanmaktan nasıl kaçınabildi?How did the thief manage to avoid being caught?
Bir sağanağa yakalanmadan önce uzaklaşmamıştık.We had not gone far before we were caught in a shower.
"Klozet kapakları yoluyla AIDS'e yakalanmak mümkün mü?" "Hayır, değil.""Is it possible to catch AIDS from toilet seats?" "No, it isn't."
Polis tarafından yakalanma riski var mıdır?Is there any risk of being caught by the police?
Yakalanma ve tutuklanma riskini göze aldı.He ran the risk of being caught and imprisoned.
O yakalanma korkusuyla kaçtı.She fled for fear of being caught.
O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.She doesn't dare leave the room for fear she should catch cold.
O, başka bir soğuk algınlığına yakalanmak istemediğinden dolayı odadan ayrılmayacak.She won't leave the room, because she doesn't want to catch another cold.
İnsanlar bir hastalığa yakalanmayı önlemek için maske takar.People wear masks to prevent getting a disease.
Bir trafik sıkışıklığı yakalanmazsak, sanırım zamanında orada olacağız.I think we'll get there in time if we don't get caught in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığına yakalanmazsak, sanırım onu zamanında yapacağız.I think we'll make it in time if we don't get stuck in a traffic jam.
Bir soğuk algınlığına yakalanmak kolaydır.It's easy to catch a cold.
O, David'in yakalanması gerektiğini söyledi.He said Davis must be captured.
Kaçan mahkûm henüz yakalanmadı.The escaped prisoner hasn't been caught yet.
Ben, yakalanmadan önce Tom'un yıllardır Amerika'ya uyuşturucu ticareti yaptığını duydum.I heard that Tom had been smuggling drugs into America for years before he got caught.
Tom düşman tarafından yakalanmaktan korkuyordu.Tom was afraid of being captured by the enemy.
Yakalanmamak için kaçtı.He ran away so he wouldn't be caught.
O yakalanmadı.She didn't get caught.
O, yakalanmadan nasıl suç işleyeceğini biliyor.He knows how to break the law without being caught.
Soğuk algınlığına yakalanman çok kötü.It's too bad you've caught a cold.
Tekrar yakalanmayı göze alamam.I can't risk getting captured again.
Yakalanmamızı istiyorum.I want us not to get caught.
Tom yakalanmak istemiyor.Tom doesn't want to be caught.
Tom polis tarafından yakalanmak istemediği için dağlarda saklandı.Tom hid in the mountains because he didn't want to get caught by the police.
Böyle bir durumda yakalanmak istemem.I wouldn't want to get caught up in a situation like that.
O, soğuk algınlığına yakalanmaktan korkuyordu.She was afraid to catch a cold.
Tom soğuk algınlığına yakalanmaktan korkuyor.Tom is afraid of catching a cold.
Ben asla yakalanmadım.I never got caught.
Suçlu henüz yakalanmadı.The criminal has not been caught yet.
Tom yakalanmadı.Tom didn't get caught.
Yakalanmaktan zar zor kaçtım.I barely escaped getting caught.
Yakalanmak eğlenceli değil.Getting busted isn't fun.
Tom yakalanmasına izin vermeyecek.Tom won't allow himself to be caught.
Kalmayacağım ve yakalanmayacağım.I won't stay and be captured.
Asla yakalanmayacağım.I'd never get caught.
Tom ve Mary polis tarafından yakalanmaktan endişeliydi.Tom and Mary were worried about getting caught by the police.
Katil asla yakalanmadı.The killer was never caught.
Tom yakalanmak istemedi.Tom didn't want get caught.
Yakalanmak hakkında hiç endişe eder misin?Do you ever worry about getting caught?
Tom yakalanma hakkında endişeli değildi.Tom wasn't worried about getting caught.
Biz yakalanmadık, değil mi?We didn't get caught, did we?
Tom asla yakalanmadı.Tom never got caught.
Soğuk algınlığına yakalanmak istemiyordum, bu yüzden sokağa çıkmadım.I didn't want to catch a cold, so I didn't go out onto the street .
Tom yakalanmaktan kaçınmaya çalıştı.Tom tried to avoid getting caught.
Parayı kim çaldıysa yakalanmalı, onu geri ödetmeli ve hapse atılmalıdır.Whoever stole the money should be caught, made to pay it back, and go to jail.
Hâlâ yakalanmadı.He remains at liberty.
Gribe yakalanmayacağımdan emin olmak istiyorum.I want to make sure that I don't catch the flu.
Bizimle yakalanmakta şanslıydın.You were lucky to catch up with us.
Ben yakalanmayı planlamadım.I didn't plan on being caught.
Yakalanmamak için dikkatli ol.Be careful not to get caught.
Yakalanmama izin veremem.I can't let myself be captured.
Namlı kadın hırsız hiç yakalanmadı.The infamous female burglar was never caught.
Yağmurda yakalanmadığın için şanslıydın.You were lucky that you didn't get caught in the rain.
Tom yakalanmaktan kaçındı.Tom avoided being caught.
Sıcaklık artışları soğuk algınlığına yakalanmak için ideal koşulları yaratır.Rises in temperature create the ideal conditions for catching colds.
Bombayı koyan kişi yakalanmadı.The person who planted the bomb hasn't been caught.
Tom'u bıçaklayan kişi asla yakalanmadı.The person who stabbed Tom was never caught.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod