Haritaya göre haraket edersen CCTV de yakalanmazsın.Jak będziesz szedł zgodnie z mapą, <br />kamery cię nie uchwycą.
Haritaya göre haraket edersen CCTV de yakalanmazsın.Kalau kau bergerak sesuai dengan peta, jay takkan tertangkap kamera CCTV.
Haritaya göre haraket edersen CCTV de yakalanmazsın.Αν κινηθείς σύμφωνα με τον χάρτη, δεν θα πιαστείς από το CCTV.
Haritaya göre haraket edersen CCTV de yakalanmazsın.Если ты будешь ходить по карте, то тебя не увидят на камерах
HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.에이즈에 걸리지 않는 법을 가르쳐야 합니다.
HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.לא להידבק ב HIV (איידס).
HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.وكيفية حماية انفسهم من فيروس نقص المناعة المكتسبة " إتش آي في "
HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.こういった地域で貧富の差を埋める解決策は
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Lebih dari 500.000 anak lahir di dua negara bagian yang belum pernah bebas polio --
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Meer dan 500.000 kinderen zijn geboren in de twee staten waar polio nooit is gestopt -
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Oltre 500.000 bambini nascono nei 2 stati che non sono mai riusciti a debellare la poliomielite --
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Peste 500.000 de copii se nasc in cele doua state care nu au reusit sa opreasca poliomielita--
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Plus de 500 000 enfants naissent dans deux pays qui n'ont jamais arrêté la polio --
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Ponad pół miliona dzieci rodzi się w dwóch stanach, w których polio nigdy się nie zatrzymało -
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Über 500'000 Kinder werden in den zwei Staaten geboren, in denen Polio nie gestoppt wurde -
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Uttah Pradesh와 Bihar 두 개의 주에서 50만이 넘는 아이들이 태어나고
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Více než 500 000 dětí se rodí ve dvou státech, jež nikdy nezlikvidovaly obrnu --
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --Над 500 000 деца се раждат в тези два щата, които никога не са спрели полиомелита --
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --מעל 500,000 ילדים נולדים בשתי המדינות שמעולם לא עצרו את הפוליו --
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --اكثر من 500 ألف طفل يولدون في ولايتين ، لم يقضى على المرض فيهما
İki bölgede doğan 500,000'den fazla çocuk çocuk felcine yakalanmaktan kurtulamadı --ポリオの感染者が途絶えたことがありません。 ここでは子供が毎月50万人以上
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Avevo saputo che molti cercavano di attraversare il confine con la Cina di notte per non essere visti.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Dowiedziałem się, że ludzie próbowali przekraczać granicę do Chin w nocy, aby nie być zauważonym.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Saya tahu banyak orang mencoba menyeberang perbatasan ke China pada malam hari agar tidak terlihat.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Ştiam că mulţi oameni încercaseră să treacă graniţa în China în timpul nopţii, pentru a nu fi văzuţi.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Tôi biết được rằng nhiều người đã cố gắng để vượt qua biên giới Trung Quốc vào ban đêm để tránh bị nhìn thấy.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Vedel som, že veľa ľudí sa snažilo prejsť hranice do Číny v noci, aby ich nikto nevidel.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Zjistil jsem, že se mnoho lidí pokusilo přejít hranice do Číny v noci, aby je nezpozorovali.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Вече бях научил, че много хора са се опитвали да преминат границата с Китай през нощта, за да не ги видят.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Я дізнався,що багато людей намагались перетнути кордон Китаю вночі, щоб їх не помітили.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.Я узнал, что многие люди пытались пересечь границу с Китаем в ночное время, чтобы не быть замеченными.
İnsanların yakalanmamak için gece olunca Çin sınırını geçtiklerini öğrendim.我之前聽講過 好多人嘗試夜晚偷渡到中國
İnsanların yakalanmamak için gece oluncaDescubrí que mucha gente trataba de cruzar
İnsanların yakalanmamak için gece oluncaIk had gehoord dat velen de grens met China 's nachts probeerden over te steken om niet gezien te worden.
İnsanların yakalanmamak için gece oluncaJ'ai su que beaucoup de gens essayaient de traverser
İnsanların yakalanmamak için gece olunca많은 사람들이 발각되지 않기 위해
İnsanların yakalanmamak için gece oluncaMegtudtam, hogy sok ember próbál átszökni
İnsanların yakalanmamak için gece oluncaלמדתי שאנשים רבים ניסו לחצות
İnsanların yakalanmamak için gece oluncaعرفت أن العديد من الأشخاص حاولوا أن يقطعوا
İnsanların yakalanmamak için gece olunca夜に 中国国境を越えようと するのを知りました
İşte burada "elektron yakalanması" dediğimiz şey ortaya çıkar.I potem mamy coś, co nazywamy wychwytem elektronu!
İşte burada "elektron yakalanması" dediğimiz şey ortaya çıkar.Tento vnější tlak, něco, co vše udržuje mimo kolaps... Dokonce i ten ustupuje.
İşte burada "elektron yakalanması" dediğimiz şey ortaya çıkar.Και έχουμε κάτι που λέγεται
İşte burada "elektron yakalanması" dediğimiz şey ortaya çıkar.Відбувається так званий процес захоплення електрона.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.C'est pour ça que parfois les gènes d'une personne n'ont pas à changer grand chose pour produire un cancer.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Dat is waarom de genen van iemand soms weinig hoeven te veranderen om kanker te krijgen.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Din cauza asta, uneori, genele unei persoane nu trebuie să se schimbe prea mult pentru a produce cancer.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Dlatego czasami geny człowieka nie muszą się zbytnio zmieniać, by wywołać raka.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Ecco perché a volte i geni di una persona non devono cambiare molto perché compaia il cancro.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.그래서 어떤경우에 사람의 유전자가 많이 바뀌지 않고서도 암을 갖을 수 있는것이에요.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Por esto es que a veces los genes de una persona no necesitan variar mucho para que le de cáncer.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Γι' αυτό μερικές φορές τα γονίδια κάποιου δεν χρειάζεται ν' αλλάξουν και πολύ, για να πάθει καρκίνο.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Вот почему генам человека иногда не нужно меняться сильно, чтобы получить рак.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.Ето защо понякога на гените не им е нужно да се променят много, за да причинят рак.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.זו הסיבה מדוע לפעמים הגנים של אדם מסויים לא צריכים להשתנות בהרבה כדי לקבל סרטן.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.ولهذا السبب أحيانا جينات شخص ما لا تحتاج لتغييرات كثيره ليصاب بالسرطان.
İşte bu sebeple, bazı insanların kansere yakalanması için genleri çok fazla değişime ihtiyaç duymaz.多くの変化は必ずしも必要ないのです
Kaç sosyal medya sitesine üye olursak olalım "Daha hızlı" canavarına yakalanmayan bir sanat biçimi.Dat is een kunstvorm die niet valt voor de 'sneller!'-Goliath, alle sociale netwerken ten spijt.
Kaç sosyal medya sitesine üye olursak olalım "Daha hızlı" canavarına yakalanmayan bir sanat biçimi.Tohle je forma umění, která jen tak nezanikne a nezáleží na tom, na kolik sociálních sítí se ještě přihlásíme.
Kaç sosyal medya sitesine üye olursak olalım "Daha hızlı" canavarına yakalanmayan bir sanat biçimi.Это вид искусства, не подверженный Голиафу ускорения, всё равно ко скольким социальным сетям мы присоединимся.