yakalama ile cümle

yakalama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ses YakalamaZachytávanie zvuku
Ses YakalamaZachytávání zvuku
Ses YakalamaΣύλληψη ήχου
Ses YakalamaЗахват звука
Ses YakalamaЗахоплення звуку
Ses YakalamaЗвуков вход
Ses Yakalamaקלט שמע
Ses Yakalamaالتقاط الصوت
Ses Yakalama音声キャプチャ
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Ahora mi objetivo es la funcionalidad emocional de las cosas.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Amire mostanában törekszem, az a dolgok érzelmi funkcionalitása.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Apa yang saya ingin raih sekarang adalah fungsi emosional benda-benda.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Ceea ce încerc să urmăresc acum este funcţionalitatea emoţională a lucrurilor.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Ce que j'essaye d'obtenir maintenant c'est la fonctionnalité émotionnelle des choses
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Ciò che adesso cerco di trovare è la funzionalità emozionale delle cose.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Co se nyní snažím následovat je emoční funkcionalita věcí.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Det, som jeg nu efterstræber, er tingenes følelsesmæssige funktionalitet.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.지금 제가 추구하려는 것은 사물의 '정서적 기능성' 입니다.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.O que eu tento alcançar agora é a funcionalidade emocional das coisas.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Tôi đang cố gắng theo đuổi một chức năng cảm nhận của mọi thứ.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Waar ik nu naar zoek is de emotionele functionaliteit van dingen.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Was ich nun zu verfolgen versuche, ist die emotionale Funktionalität der Dinge.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Αυτό που προσπαθώ να επιδιώξω τώρα είναι η αισθηματική λειτουργικότητα των αντικειμένων.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.И то, что я стремлюсь передать сейчас, это эмоциональная функциональность вещей.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Сега това, което се опитвам да осъществя, е емоционалната функционалност на нещата.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.Що я намагаюся провадити тепер це емоційна функціональність речей.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.מה שאני מנסה להשיג עכשיו זה את השימושיות הריגשית של דברים,
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.وما احاول الوصول اليه الان هو مفهوم الغاية العاطفية للأشياء
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.物の感情機能性です それを正しく捉えることが出来たら
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.A mobiltelefon -- igen, le kell néznem meg minden, de ez egy idegesítő megszokás is egyben.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Cu celularul, trebuie să priveşti în jos, dar e şi un obicei vicios.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Das Handy ist - ja, man muss darauf herabschauen und so, aber es ist auch eine nervöse Gewohnheit.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Il cellulare è -- sì, bisogna guardare in basso ma è anche un brutto vizio.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Je mobiele telefoon is -- tsja, je moet er naar kijken en alles, maar het is ook een soort gewoonte.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Kännykkä on -- sinun täytyy katsoa siihen alas ja kaikkea, mutta se on myös tavallaan hermostunut tapa.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.제가 습관적인 버릇이 있더라구요. 핸드폰은, 뭐, 이렇게 보던가 하기는 하는데,
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Mobilní telefon je - jo, musíte se na něj dívat dolů a tak, ale jde také o určitý druh zlozvyku.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Mobilný telefón -- áno, musíte sa pozerať dole na neho a to všetko, ale je to aj tak trošku nervózny zvyk.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Nerwowo spoglądam na telefon, taki nerwowy zwyczaj.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.O telemóvel é — pois, temos de olhar para baixo para o ver e isso, mas também é uma espécie de hábito nervoso.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Telefonen er - tjah, man skal kigge ned på den og alt muligt, men det er på en måde også en nervøs trækning.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Το κινητό τηλέφωνο είναι -- ναι, πρέπει να κοιτάξεις κάτω και όλα αυτά, αλλά είναι και σαν νευρική συνήθεια.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Ви маєте постійно дивитися униз на дисплей і все таке, а це також наче нервова звичка.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.Конечно, на телефон нужно смотреть и всё такое, но помимо всего прочего, это ещё и вредная привычка.
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.שיש לי איזה "טיק" של עצבנות. הטלפון הסלולארי הוא -- כן, צריך להביט עליו מלמעלה וכל זה,
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.أنه لدى أيضاً نوع من التشنج العصبي. الهاتف الخليوي هو -- نعم، عليك أن تنظر إلى الأسفل إليه وكل ذلك،
Şimdiye kadar anı yakalamak için ne bir kamera ne de bir telefon kullanmadım.携帯は - そう 覗き込まなければ いけなかったりもしますが - ついつい 見てしまう習慣がつきものです
Sizin "her neysenizi" düşüp bizi yakalamadan farkettikAm văzut obiectul neidentificat când s-a prăbuşit.
Sizin "her neysenizi" düşüp bizi yakalamadan farkettikParece que avistamos su lo que sea que fuere antes de que nos pegara y se cayera.
Sizin "her neysenizi" düşüp bizi yakalamadan farkettikPodle vąeho jsme vyfotili to, co tu spadlo, a" je to co je to.
Sizin "her neysenizi" düşüp bizi yakalamadan farkettikSembra che abbiamo beccato la vostra "cosa", prima che ci trovasse e venisse giu'.
Sizin "her neysenizi" düşüp bizi yakalamadan farkettikZauważyliśmy wasze 'coś' zanim spadło na Ziemię.
Sizin "her neysenizi" düşüp bizi yakalamadan farkettikΦαίνεται πως εντοπίσαμε το ότι-είναι-αυτό- το-πράγμα πριν φτάσει και πέσει στην γη.
Sizin "her neysenizi" düşüp bizi yakalamadan farkettikПохоже, мы обнаружили нечто прежде, чем оно упало на Землю.
Sizin "her neysenizi" düşüp bizi yakalamadan farkettikあなたたちに協力するために、ここに呼ばれたのだと思います。
Sizi yakalamak istiyorlarsa zamanı gelince yakalarlar.Dacă vor să te prindă, te prind, mai devreme sau mai târziu.
Sizi yakalamak istiyorlarsa zamanı gelince yakalarlar.Ha ők el akarnják önt kapni, idővel elfognják önt kapni.
Sizi yakalamak istiyorlarsa zamanı gelince yakalarlar.Jeżeli będą chcieli cie dopaść, to cie dopadną, w swoim czasie.
Sizi yakalamak istiyorlarsa zamanı gelince yakalarlar.Kalau mereka menginginkan Anda, mereka akan mendapatkan Anda, pada waktunya.
Sizi yakalamak istiyorlarsa zamanı gelince yakalarlar.그들이 당신을 목표를 삼는다면 얼마 안 가 당신은 잡힐 것입니다.
İlgili Sayfalar