yakalama ile cümle
yakalama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Glory de onları yakalamak için peşlerinden koşturur.해리는 루나에게 양해를 구하고 그들을 따라간다.
Grup beraber yürüyüşe çıkarlar ve anı yakalamak üzerine tartışırlar. ^ a b "Boyhood".두 인물은 안개가 걷혀서 여행을 계속하기를 기다리고 있는 참에, B는 부갱빌의 '세계 여행기'를 읽고 있다.
Yakalamak için oyundışı aktiviteler gereklidir.운동부에 참여하기 위해서는 마약검사가 필수가 되었다.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.בסופו של דבר הם נתפסים.
Körebe onları yakalamaya çalışır.ההמון תופס אותם במטרה לתלות אותם.
Burada kısa süre içerisinde eski formunu yakalamayı başardı.הוא הצליח לגבש את כוחו תוך זמן קצר יחסית.
Bu ikili, seri katilin ipuçlarını birlikte değerlendirip katili yakalamayı hedeflemektedirler.שניהם יחד רודפים אחר הרוצח במטרה להשיג נקמה.
Jim Bravura -Max'in patronudur ve ilk oyunda Max'i uzun süre yakalamak için kovalamış kişidir.ג'ים בראוורה - מפקד המשטרה שמנהל מצוד אחר מקס במשחק הראשון, לאחר שזה האחרון הפך לנמלט.
Yine de her zaman yalanı yakalamada başarılı olunduğunu söylemek güçtür.לעיתים עולה מדבריה שהיא קלה להשגה.
Donna Anna, Don Ottavio, Donna Elvira, Zerlina ve Masetto suçluyu yakalamak niyetiyle sahneye girerler.דונה אלווירה, דונה אנה, דון אוטאביו, צרלינה ומאזטו מגיעים ומחפשים את ג'ובאני.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.גלקטוס עוזב את כדור הארץ ונשבע שלא ינסה לכלות אותו שוב.
Onları yakalamak işte bu yüzden çok zordur.ומשום כך קשה כל-כך להגן עליהם.
Sürekli Robin Hood'u yakalamaya çalışır.גאי מנסה בכל פעם לתפוס את רובין אך לא מצליח.
Önceki albümün başarısını yakalamayadı ve altın plakla yetindi.האלבום לא הגיע לאותה הצלחה של האלבום הקודם, אך הגיע לאלבום זהב.
Kokunun şüpheliden geldiğine inanırlar ve onu yakalamak için ayrılırlar.המפתח אובד להם בנחיתה והם מתפצלים כדי למצוא אותו.
Tom kuşu yakalamaya başlar, oda acıyla bağırır "Mama!הוא החל את השינוי בכך שצעק "הפרד!"
NORAD iki tane F-15 savaş uçağına jeti yakalamaları emrini verdi ancak artık çok geçti.שני מטוסי F-15 הוזנקו לעבר המטוס החטוף אך היה זה מאוחר מדי.
Richard T. Jones: James Ellison (Ellison, Sarah Connor'ı yakalamakla görevli FBI ajanıdır.Джеймс Елисън (Ричард Джоунс) е агент на ФБР, който преследва Сара Конър.
Avlarını dişleriyle yakalamak yerine ağız boşluklarına emerek yakalarlar.Вместо да залавят плячката си със зъби, те я всмукват в устната си кухина.
Orlando onun peşinden giderek onu yakalamaya çalışmaktadır.Санди бяга след него, опитвайки се да го хване.
Önceki albümün başarısını yakalamayadı ve altın plakla yetindi.Не постига успехът на предходния албум Metal Rendez-vous, но става златен в Швейцария.
Böylece nötron yakalama hızı azalacak ve kendi kendine yeten bir zincir reaksiyonu olacaktı.Това намалява скоростта на неутронното улавяне и на теория може да създаде управляема верижна реакция.
P(Müşteriler) # Bir müşteri yakalamaya çalış.А (Action – действие) – довеждане на клиента към предприемане на действия и/или покупки.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.В крайна сметка той се оказва хванат в тях.
Tom Jerry'i yakalamaya çalışırken köpekler onu yer.Обикновено помага на Том да хване Джери.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Не се подлага на съмнение фактът, че целта е била царят да бъде заловен жив, а не убит.
Yakalamak istediğiniz pencereyi (tarayıcı penceresi veya iletişim kutusu gibi) seçin.(Ако ви махна с ръка, отворете прозореца.)
Gece aktif olurlar ve avını pusu kurarak yakalamayı tercih ederler.Активна е нощем, като предпочита да ловува рано сутрин или привечер.
Tom kuşu yakalamaya başlar, oda acıyla bağırır "Mama!Pjesma počinje zvukom razbijanja stakla i Madonna kako viče "Bitch!".
Kullanıcıların sınırsız miktarda ses yakalamasına izin verir.Gledatelji mogu glasovati neograničen broj puta.
Onları yakalamak işte bu yüzden çok zordur.Zato ga je teško uloviti.
Zeminde veya suda yavaş adımlarla besin ararlar ya da pusuda av yakalama fırsatı beklerler.Hranu traže polako hodajući po tlu ili vodi i vrebajući čekaju priliku da ulove plijen.
Glory de onları yakalamak için peşlerinden koşturur.Grimsrud se daje u potjeru za njima i ubija ih.
Zaten asıl gereken de onu canlıyken yakalamaktır.Kada hvata svoj plijen, mora ga ubiti prije nego što ga pojede.
CBI'daki asıl amacı, ailesini katleden seri katil Red John'u yakalamak ve adalete teslim etmeden öldürmektir.Njegov posljednji čin u CBI-u je bio pronaći Red Johna i ubiti ga.
Bir yetiştiricinin görevi olabildiğince çok pokemon yakalamak ve onları eğitmektir.Hráč by mal chytať čo najviac divokých pokémonov a následne si ich vytrénovávať.
Yakalamak istediğiniz pencereyi (tarayıcı penceresi veya iletişim kutusu gibi) seçin.Ten totiž musí rátať s okienkami, ktoré treba vystrihnúť.
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Napodiv, aj napriek tomu tieto budovy pôsobili prijateľne esteticky.
Himmler, suçluları yakalamaya götüren bilgiler için 500.000 markluk bir ödül teklif etti.FSB vypísala odmenu vo výške 50 miliónov dolárov za informácie vedúce k zadržaniu páchateľov.
Ağabeyi Sultan II. Gıyaseddin Mesud onu yakalamayı denedi.Jeho brat, knieža Mojmír II., ho dal za to uväzniť.
Burada kısa süre içerisinde eski formunu yakalamayı başardı.V novom klube sa dokázal rýchlo presadiť.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.Zaman jih poskušata naslednji dan uloviti.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Iz tega bi sledilo, da ujetnikov niso pobili, ampak preselili.
İlk softbol oyununda topu yakalamak için boks eldiveni, karşılamak içinse süpürge sapı kullanılmıştır.Za prvo odigrano tekmo so namesto žogice uporabili zvito boksarsko rokavico, za kij pa ročaj metle.
Silahını eline alır almaz kaçakları yakalamak için yola koyulur.Ob poskusu pobega ga nato ustrelijo jurišniki.
CO2’nin jeolojik depolanması karbon yakalama ve depolama teknolojisinin temel aşamalarından biridir.Geološko skladiščenje kot del tehnologije zajema in skladiščenja CO2 - CCS.
Ehman, bir ay sonra sinyali tekrar yakalamak için çalışmış, ancak başarılı olamamıştır.Kljub kasnejšim poskusom, da bi posneli luno še enkrat, jim to ni uspelo.
Neyse ki yoldaşlarını iki gün gibi bir sürede yakalamayı başardı.Kot dvojni vohun mu dolgo uspe zadovoljevati obe strani.
Böylece suçlular suç olmadan yakalamaktadır.Tuomet SIE turi galią suimti nusikaltėlius.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.Taip juos galima pagauti gyvus.
Ancak Fransızlarda hâlâ Mata Hari'yi yakalamak için yeterli delil yoktu.Tačiau jų parodymuose nebuvo konkrečių įkalčių prieš K. Skučą.
Zaten asıl gereken de onu canlıyken yakalamaktır.Ta tuleb igal juhul elusalt tabada.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.Neid püütakse põhiliselt õngega.
Yakalamak için oyundışı aktiviteler gereklidir.Kitu kinnipüüdmiseks on vaja võistkonnal püüdjat.
Şimdi ise safarinin amacı onları tüfek yerine fotoğraf makinesiyle yakalamak.Sealt edasi arenesid asjad aga juba nõnda, et püssi asemel sai kaaslaseks fotoaparaat.
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Küüditatud kogesid üldjuhul kohutavaid elamistingimusi.
Bunlar avcılara karşı korunmaya veya avcı canlıların av yakalamasına yarar.Võib-olla ka hoopis metsloomade kaitsja jahimeeste eest.
Dalekler uyanıp Doktor'u yakalamaya çalışır.Mängujuht äratab üles arsti.
10 yıldır aslanları ve filleri bir arada... ...yakalamaya çalışıyorduk.10 Jahre lang haben wir versucht,
10 yıldır aslanları ve filleri bir arada... ...yakalamaya çalışıyorduk.10년동안 저희는 사자와 코끼리가 같이 있는 장면을 찍으려했지만