Kâhin bunları sunağın üzerinde yakacak. RAB için yakılan yiyecek sunusudur bu.Και θελει καυσει αυτα ο ιερευς επι του θυσιαστηριου ειναι τροφη της δια πυρος γινομενης θυσιας εις τον Κυριον.
Kâhin bunları sunağın üzerinde yakacak. RAB için yakılan yiyecek sunusudur bu.и свещеникът да ги изгори на олтара; това е храна пожертвувана чрез огън Господу.
Kâhin bunları sunağın üzerinde yakacak. RAB için yakılan yiyecek sunusudur bu.священник сожжет это на жертвеннике; это пища огня – жертва Господу.
Kâhin bunları sunağın üzerinde yakacak. RAB için yakılan yiyecek sunusudur bu.והקטירו הכהן המזבחה לחם אשה ליהוה׃
Kâhin bunları sunağın üzerinde yakacak. RAB için yakılan yiyecek sunusudur bu.ويوقدها الكاهن على المذبح طعام وقود للرب
Kâhin bunları sunağın üzerinde yakacak. RAB için yakılan yiyecek sunusudur bu.祭 司 要 在 壇 上 焚 燒 、 是 獻 給 耶 和 華 為 食 物 的 火 祭
Kâhin bunları sunağın üzerinde yakacak. RAB için yakılan yiyecek sunusudur bu.祭司 要 在 壇上 焚燒 、 是 獻給 耶和華 為 食物 的 火祭
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.A kňaz bude kadiac páliť tuk na oltári, ale prsia budú Áronovi a jeho synom.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.A pap pedig füstölögtesse el azt a kövért az oltáron, a szegye pedig legyen Ároné és az õ fiaié.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Daarna zal de priester het vet op het altaar verbranden, maar de borst zal voor Aäron en zijn zonen zijn.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.El sacerdote hará arder el sebo sobre el altar, pero el pecho será para Aarón y sus hijos
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.E o sacerdote queimará a gordura sobre o altar, mas o peito pertencerá a Arão e a seus filhos.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Il sacerdote brucerà il grasso sopra l'altare; il petto sarà di Aronne e dei suoi figli
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Imam harus membakar lemak binatang itu di atas mezbah, tetapi dadanya adalah bagian para imam
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.In duhovnik naj zažge tolstino na oltarju, prsi pa ostanejo Aronu in sinovom njegovim.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Ja pappi polttakoon rasvan alttarilla, mutta rintaliha olkoon Aaronin ja hänen poikiensa oma.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.그 기름은 단 위에 불사를 것이며 가슴은 아론과 그 자손들에게 돌릴 것이며
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Le sacrificateur brûlera la graisse sur l`autel, et la poitrine sera pour Aaron et pour ses fils.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Och prästen skall förbränna fettet på altaret, men bringan skall tillhöra Aron och hans söner.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.og Præsten skal bringe Fedtet som Røgoffer på Alteret, men Brystet skal tilfalde Aron og hans Sønner.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Og presten skal brenne fettet på alteret; men brystet skal høre Aron og hans sønner til.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Páliti pak bude kněz tuk na oltáři, ale hrudí to zůstane Aronovi i synům jeho.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Preotul să ardă grăsimea pe altar, iar pieptul să fie al lui Aaron şi al fiilor lui.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.rồi thầy tế lễ sẽ xông mỡ trên bàn thờ, còn cái o thì thuộc về phần A-rôn và các con trai người.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.rồi thầy tế_lễ sẽ xông mỡ trên bàn_thờ , còn cái o thì thuộc về phần A-rôn và các con_trai người .
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.Und der Priester soll das Fett anzünden auf dem Altar, aber die Brust soll Aarons und seiner Söhne sein.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.А свещеникът да изгаря тлъстината на олтара; обаче гърдите да бъдат на Аарона и на синовете му.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.тук сожжет священник на жертвеннике, а грудь принадлежит Аарону и сынам его;
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.והקטיר הכהן את החלב המזבחה והיה החזה לאהרן ולבניו׃
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.فيوقد الكاهن الشحم على المذبح ويكون الصدر لهرون وبنيه.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.祭 司 要 把 脂 油 在 壇 上 焚 燒 、 但 胸 要 歸 亞 倫 和 他 的 子 孫
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.祭司 要 把 脂油 在 壇上 焚燒 、 但 胸 要 歸亞 倫和 他 的 子孫
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.A nie zostanie z niego nic do jutra; a jeźliby co z niego do jutra zostało, ogniem spalicie.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Ani nezanecháte z neho ničoho do rána; a to, čo by zostalo z neho do rána, spálite ohňom.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Các ngươi chớ để chi còn lại đến sáng mai; nếu còn lại, hãy thiêu đi.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Các ngươi chớ để chi còn lại đến sáng_mai ; nếu còn lại , hãy thiêu đi .
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.És ne hagyjatok belõle reggelre, vagy a mi megmarad belõle reggelre, tûzzel égessétek meg.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.I må intet levne deraf til næste Morgen, men hvad der bliver tilovers deraf til næste Morgen, skal I brænde.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.In ne pustite, da bi od njega kaj ostalo do jutra; če pa preostane kaj do jutra, sežgite na ognju.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Jangan tinggalkan sedikit pun dari daging itu sampai pagi; kalau ada sisanya, harus dibakar sampai habis
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.아침까지 남겨 두지 말며 아침까지 남은 것은 곧 소화하라
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Nada dejaréis de él hasta la mañana. Lo que quede hasta la mañana habréis de quemarlo en el fuego
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Nada dele deixareis até pela manhã; mas o que dele ficar até pela manhã, queimá-lo-eis no fogo.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Nezanecháte z něho ničehož do jitra; pakli by co pozůstalo z něho až do jitra, ohněm spálíte.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Non ne dovete far avanzare fino al mattino: quello che al mattino sarà avanzato lo brucerete nel fuoco
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.Vous n`en laisserez rien jusqu`au matin; et, s`il en reste quelque chose le matin, vous le brûlerez au feu.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.και μη αφησητε υπολοιπον απ' αυτου εως το πρωι ο, τι δε περισσευση απ' αυτου εως το πρωι, καυσατε εν πυρι.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.И да не оставите нищо от него до утринта; ако остане нещо до утринта, изгорете го в огън.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.не оставляйте от него до утра; но оставшееся от него до утра сожгите на огне.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.ולא תותירו ממנו עד בקר והנתר ממנו עד בקר באש תשרפו׃
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.ولا تبقوا منه الى الصباح. والباقي منه الى الصباح تحرقونه بالنار.
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.不 可 剩 下 一 點 留 到 早 晨 、 若 留 到 早 晨 、 要 用 火 燒 了
Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.不 可 剩下 一 點 留到 早晨 、 若 留到 早晨 、 要用 火燒了
Sonra yavaş yavaş, ağaçlar devralmaya başlar, meyve, ahşap ve yakacak odun ürünleriyle.Apoi incet, copacii incep sa domine, producand fructe, cherestea, lemn pentru combustibil.
Sonra yavaş yavaş, ağaçlar devralmaya başlar, meyve, ahşap ve yakacak odun ürünleriyle.A potom se začnou pomalu rozrůstat stromy přinášející užitek z úrody plodů a dřeva na podpal či stavby.
Sonra yavaş yavaş, ağaçlar devralmaya başlar, meyve, ahşap ve yakacak odun ürünleriyle.Aztán a fák lassan átveszik az uralmat, és gyümölcsöt, nyersfát, tüzelőt adnak.
Sonra yavaş yavaş, ağaçlar devralmaya başlar, meyve, ahşap ve yakacak odun ürünleriyle.Dann kommen langsam die Bäume ins Spiel: bringen Ertrag durch Früchten, durch das Bau- und Brennholz.
Sonra yavaş yavaş, ağaçlar devralmaya başlar, meyve, ahşap ve yakacak odun ürünleriyle.E então, devagarinho, as árvores começam a dominar, trazendo produção dos frutos, da madeira, da lenha.
Sonra yavaş yavaş, ağaçlar devralmaya başlar, meyve, ahşap ve yakacak odun ürünleriyle.En langzamerhand nemen de bomen het over, en is er opbrengst van het fruit, het timmerhout en het brandhout.
Sonra yavaş yavaş, ağaçlar devralmaya başlar, meyve, ahşap ve yakacak odun ürünleriyle.그러면 느리지만 나무들이 자라나기 시작합니다 열매로 목재로 연료로 수입이 들어오지요