Ana içeriğe geç
Sözlük

yakacak ile cümle

yakacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yakacak odun için sandalyeyi kırdı.He broke up the chair for firewood.
Tom kışı geçirmek için yeterli yakacak odunu olup olmadığını merak etti.Tom wondered if he had enough firewood to make it through the winter.
Tom bütün sabahı yakacak odun istifleyerek geçirdi.Tom spent all morning stacking firewood.
Tom bütün öğleden sonra yakacak odun doğradı.Tom chopped firewood all afternoon.
Neden dışarı çıkıp biraz yakacak odun getirmiyorsun?Why don't you go out and get some firewood?
Yakacak bir şey yoktu.There was nothing to burn.
Tom yakacak odun kırıyor.Tom is chopping firewood.
Tom onun için biraz yakacak odun almamı istedi.Tom wanted me to buy some firewood for him.
Tom biraz yakacak odun kesti.Tom chopped some firewood.
Tom yakacak odunu evin arkasına istif etti.Tom stacked the firewood behind the house.
Tom yakacak odunu odunluğun içine istif etti.Tom stacked the firewood inside the woodshed.
Tom baltasıyla biraz yakacak odun kırdı.Tom chopped some firewood with his ax.
Daha çok yakacak oduna ihtiyacımız var.We need more firewood.
Tom yakacak odunları ayırmak için benden ona yardım etmemi istedi.Tom asked me to help him split firewood.
"Aşkın Ateşi yakacak"."Aşkın Ateşi yakacak".
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Set fire to him and he'll burn.
1990’lı yılların ortasında Bradbury yakacak odun keserken sağ bacağını yaraladı.In the mid-1990s, Bradbury accidentally hit his leg while chopping firewood.
Pirina posasına pelet denir ve yakacak, yakıt olarak kullanılır.They are placed in the solar furnace, there to be incinerated.
Birlik Aralık 1920’de Cork City şehir merkezini yakacaktır.11 December 1920: The Burning of Cork.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.So if I do something that hurts you, I feel that pain.
Çimenleri kesip otları yakacaktım. Ağaçları budayacaktım.I wanted to mow the grass, burn the weeds, prune the trees.
Yani eğer saatte 40.200 km hızla koşarsak, sürtünmeden oluşan ısı yüzümüzü yakacaktır.So, if we're running at 25,000 miles per hour, the heat from friction would burn our faces off.
Kâhin bunları sunağın üzerinde yakacak. RAB için yakılan yiyecek sunusudur bu.The priest shall burn it on the altar: it is the food of the offering made by fire to Yahweh.
Boğanın bütün yağını alıp sunağın üzerinde yakacak.All its fat he shall take from it, and burn it on the altar.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.The priest shall burn the fat on the altar, but the breast shall be Aaron's and his sons'.
Günah sunusunun yağını sunakta yakacak.The fat of the sin offering he shall burn on the altar.
Berişa, yakacak odun alabilmek için dilenmek zorunda kalmış.Berisha has been forced to look for donations for her family so they can buy logs to burn.
Bu fırınlarda yakacak olarak gaz veya odun kullanılır.These ovens can be gas or firewood.
Jeong Mun-bu onların etrafını sardı ve yakacak odun bulmalarını engelledi.Jeong Mun-bu surrounded them and prevented them from getting firewood.
Sonbaharda yakacak hazırlıkları başlar.Der Horstbau beginnt im Herbst.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Der Flöter füttert ihn am Feuer.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Puis tu le fourneau, et tu pousses le feu .
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Después, le prenden fuego y mueren quemados.
Yakacak olarak tezek yakılmaktadır.Diritto di raccogliere torba da bruciare.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Li uccide dandogli fuoco.
Sonbaharda yakacak hazırlıkları başlar.Осенью начались строительные работы.
"Aşkın Ateşi yakacak".«Радуюсь огню Вашего сердца».
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.И, вытягивая их на себя, молотить огнём.
Ancak insanlar bunu yazın söker, kışın yakacak olarak kullanır.Бомбим его зимой, бомбим его и летом.
Kışları yakacak olarak kullanılan guni, köy dağlarının yamaçlarında yetişen dikenli bir çalıdır.Зимой склоны вокруг Петровых камней используются для катания на горных лыжах.
Keresteciliğin yanında yakacak odun ve talaş da önemli oranda katkı sağlamaktadır.ان قصة الجبال والغابات الجزائرية مع النيران لا تكاد تنتهي.
"Aşkın Ateşi yakacak"."Luz del Fuego vai se casar!".
Şehirde gıda ve yakacak sıkıntısı vardır.Falta alimento e combustível no Mali.
Şehirde gıda ve yakacak sıkıntısı vardır.In de steden was er een tekort aan voedsel en brandstof.
Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.Jej świeca gaśnie, nie mając zapałek prosi Rodolfo o pomoc.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Lit sparkas in i elden och brinner upp.
"Aşkın Ateşi yakacak".«Викликаю вогонь на себе».
Yakacak odun üretimi, çubuk üretimi ve maden direği üretimi amaçlı kurulan baltalıklardır.Jde o pozůstatky těžby hlíny pro stavební účely, výrobu keramiky a podobně.
Denetim nedeniyle ağaç kesilmemekte, köy halkı da yakacak ihtiyacını karşılayamamaktadır.Égő szemével csak azért nem gyújtotta föl, mert kellett a födél.
Tom bütün öğleden sonra yakacak odun doğradı.Tomi minden reggel vágott tűzifát.
Sonbaharda yakacak hazırlıkları başlar.Syksyllä kutut astutetaan.
Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.Hendes lys er blæst ud, og hun har ingen tændstikker; hun beder Rodolfo om at tænde det.
"Aşkın Ateşi yakacak"."Brændt Kærlighed" .
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Man sanker dem og kaster dem i ilden og de brændes.
Tandırda mangal kömürü, odun gibi yakacaklar kullanılır.Brænde er træ der bruges til brændsel.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Hun får invitasjonen og brenner den.
Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.Nến của cô đã bị thổi tắt, và cô không có diêm, cô nhờ Rodolfo thắp sáng nó.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.食べたものが炎になって吹き出す。
Yapılan açıklamaya göre 11 Eylül'de kilise üyeleri ellerine aldıkları Kuran'ları yakacaklardı.それを受けて、教団は4月9日に獄中にある教師たちと家族に、自発的に辞職するように求めた。
Kendini beğenmişlerle kötülük yapanlar samandan farksız olacak; o gün hepsini yakacak.木落騷人已怨秋,不堪平遠發詩愁;要看萬壑爭流處,他日終煩顧虎頭。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod