yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şehrin yaklaşık 3 mil dışında 30 İngiliz dönümü arazim var.I own 30 acres of land about 3 miles out of town.
Yakında geri döneceğini düşünüyoruz.We think he'll be back soon.
Tom'un yakışıklı olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think Tom is good-looking?
Seni kötü bir zamanda mı yakaladım?Have I caught you at a bad time?
Bunu yapanı polisin yakalayacağını umuyorum.I hope the police catch whoever did this.
Saat yaklaşık 2.30.It's almost 2:30.
Hunlar köyü yağmaladılar ve onu yakıp kül ettiler.The Huns pillaged the village and burned it to the ground.
Sonunda polis onu yakaladığında Tom çalıntı bir arabadaydı.Tom was in a stolen car when the police finally caught him.
Yaklaşma dedim!I said stay back!
Hâlâ yaklaşık üç dakikam var.I still have about three minutes.
Farklı bir yaklaşım öneriyorum.I suggest a different approach.
Yakın bir ortaokulda Fransızca öğretirim.I teach French at a nearby junior high school.
Sanırım Tom'la ilk karşılaştığımda yaklaşık on üç yaşındaydım.I think I was about thirteen when I first met Tom.
Tom ve Mary birlikte yaklaştı.Tom and Mary approached together.
Tom ve Mary birlikte yakın dans etti.Tom and Mary danced close together.
Tom ve Mary birbirine çok yakın kanepeye oturdu.Tom and Mary sat on the couch very close together.
Tom ve Mary koltukta birbirine çok yakın oturuyordu.Tom and Mary were sitting on the sofa very close to each other.
Tom ve Mary birbirlerine yakın duruyorlardı.Tom and Mary were standing close to each other.
Tom, Mary'nin tek yakın arkadaşı gibi duruyor.Tom seems to be Mary's only close friend.
Tom, Mary'nin tek yakın arkadaşı gibi gözüküyor.Tom seems to be Mary's only close friend.
Son treni yakalamak için acele etmek zorundasın.You have to hurry up so you'd catch the last train.
Tom Mary'yi yazar kasadan para çalarken yakaladı.Tom caught Mary stealing money from the cash register.
Gıda yakında hazır olacak.Food will be ready soon.
Yazar George Orwell yaklaşık yirmi yıl İngiliz polisi tarafından gözlendi.The writer George Orwell was watched for about twelve years by the British police.
Yakalandın, teslim ol!You've been captured. Surrender!
Sözleşme yakında sona erecek.The contract will expire soon.
Prens yakışıklıdır.The prince is handsome.
Yakışıklı prens çok güzel bir prensese aşık oldu.The handsome prince fell in love with a very beautiful princess.
O yakışıklı ve gizemlidir.He's handsome and mysterious.
Tom her zaman Fransızca öğrenmek istemişti ve sonunda öğrenme fırsatını yakaladı.Tom had always wanted to study French and he finally got his chance to.
Tom yakaladığı her fırsatta Fransızca konuşmayı pratik yapar.Tom practices speaking French every chance he gets.
Bir ateş yakmalıyız.We need to build a fire.
Ben kötü bir soğuk algınlığına yakaladım.I caught a bad cold.
Üzgünüm, muhtemelen yaklaşık 20 dakika gecikmiş olacağım.Sorry, I'm probably going to be about 20 minutes late.
Otobüs yakında gelecek. Lütfen biraz bekle.The bus will arrive shortly. Please wait a bit.
Dolkun, yakışıklı bir genç. Onu her gören kız aşık oluyor.Dolkun is a handsome lad. Every girl who's seen him falls in love with him.
Kumsalda ateş yaktık.We built a fire on the beach.
Tren yakında varacak.The train will arrive soon.
Yangın evimizi yaktı.The fire burned our house.
O otel, tren istasyonuna çok yakındır.That hotel is very close to the train station.
Yakında bir restoran var mı?Is there a restaurant close by?
Ya yakalanırsam?What if I get caught?
Ya yakalanırsak?What if we get caught?
Ya yakalanırsan?What if you get caught?
Ya yakalanırsanız?What if you get caught?
Yaklaşık on günde ilk fermantasyon kesinlikle bitmiş olacak.In about ten days the first fermentation will definitely be finished.
O, Justin Timberlake'e abayı yaktı.She has a crush on Justin Timberlake.
Yakınlarda Tom'la konuştun mu?Have you talked to Tom recently?
Polis buranın yakınlarında sahile vurmuş bir ceset buldu.The police found a body washed up on the beach near here.
Yakalanmak eğlenceli değil.Getting busted isn't fun.
O akıllı, yakışıklı ve kibardır.He's smart, handsome and polite.
Bu senin resmin mi Alexander? Sen gerçekten yakışıklı bir adamsın.Is this your picture, Alexander? You're a handsome man, indeed.
Tom saç tıraşı olmak için gitti ama yakında geri dönmeli.Tom has gone to get a haircut, but he should be back soon.
O, Merkez Parka yakın lüks bir dairede yaşıyor.He lives in a luxury apartment close to Central Park.
Bu adam yakışıklı.This man is good looking.
O yaşına göre yakışıklı.He's good looking for his age.
Muhtemelen bu sorunu çözmek yaklaşık 10 dakikanızı alacaktır.It'll probably take you about 10 minutes to solve this problem.
Dönmeden önce diğer sürücüleri uyarmak için sinyal lambalarını yak.Before turning, put on your blinkers to warn other drivers.
Guyana nüfusunun yaklaşık yüzde yedisi Müslümandır.About seven percent of Guyana's population is Muslim.
Tuhaf sesler yaklaşık sadece otuz saniye boyunca sürdü.The strange noise only lasted for about thirty seconds.

İlgili Sayfalar