yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ne olduğunu görmek için biraz daha yaklaştı.Tom moved a little closer to see what was happening.
Tom, çiçeklere daha yakından bakmak için eğildi.Tom bent down to get a closer look at the flower.
Tom ve Mary yaklaşık üç yıl önce boşandılar.Tom and Mary got divorced about three years ago.
Biz Tom'u daha yakından izlemek zorunda kalacağız.We're going to have to watch Tom more closely.
Tom yaklaşık yüz milyon dolar değer.Tom's worth about a hundred million dollars.
Tom yaklaşık üç aydır yatakta hastaydı.Tom was sick in bed for about three months.
Tom Mary'ye yaklaşık 2.30'da onu alacağını söyledi.Tom told Mary he'd pick her up around 2:30.
Yaklaşık otuz dakika içinde seni geri arayacağım.I'll call you back in about thirty minutes.
Yaklaşık bir saat önce onların sekizinin hepsini gördüm.I saw all eight of them about an hour ago.
Tom yaklaşan yolculuğu için çantasını topladı.Tom packed his bag for his upcoming trip.
Tom yakındaki bir hastaneye götürüldü.Tom has been taken to a nearby hospital.
Ben yaklaşık otuz dakika için dışarı çıkıyorum.I'm going out for about thirty minutes.
Tom yakında Boston'a taşınacak.Tom will be relocating to Boston soon.
Tom çıplak elleriyle bir balık yakaladı.Tom caught a fish with his bare hands.
Sen gitmeden önce seni yakaladığım için memnun oldum.I'm glad I caught you before you left.
Ona daha yakından bakabilir miyim?Could I get a closer look at that one?
Tom yakalanmasına izin vermeyecek.Tom won't allow himself to be caught.
Büyük olasılıkla yakında acıkacağım.I'm probably going to be hungry soon.
Tom bir mülteciye yataklık ederken yakalandı.Tom was caught harboring a fugitive.
Tom hızlandı ve Mary'yi yakaladı.Tom sped up and caught up with Mary.
Tom'a başka herhangi birinden daha yakınım.I'm closer to Tom than anyone else.
Yakışıksız hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel out of place.
Tom'a yakın olduğunu anlıyorum.I understand you were close to Tom.
Tom'u yakalamaya gideceğim.I'm going to go catch up with Tom.
Yaklaşık otuz dakika içinde orada olacağım.I'll be there in about 30 minutes.
Tom'un çocuklarıma yakın durmasına izin vermiyorum.I'm not letting Tom near my kids.
Tom yaklaşık haftada otuz saat çalışır.Tom works about 30 hours a week.
Tom bir arabayı düz kontak yaparken yakalandı.Tom was caught hot-wiring a car.
Tom sobada kendini yaktı.Tom burned himself on the stove.
Tom eski kitaplarının hepsini yaktı.Tom burned all of his old books.
Daha yakından bakacağım.I'm going to take a closer look.
Tom'un yakında evde olacağından eminim.I'm sure Tom will be home soon.
Yaklaşık bir saat içinde seni arayacağım.I'll call you in about an hour.
Seni yakalayabileceğimi umuyordum.I was hoping I might catch you.
Tom tavşanı yakalamaya çalıştı.Tom tried to catch the rabbit.
Tom'un yakında geleceğinden eminim.I'm sure Tom will arrive soon.
Tom'un yakında arayacağını umuyorum.I'm hoping Tom will call soon.
Tom'a herhangi birinden daha yakınımI'm closer to Tom than anyone.
Bence Tom'un yaşı otuza yakındır.I'd say Tom is pushing thirty.
Okyanusun yakınında yaşardım.I used to live near the ocean.
Yaklaşık üç gün geç kaldın.You're about three days late.
Tom masa lambasını yaktı.Tom turned on the table lamp.
Yaklaşık beş dakikaya ihtiyacım olacak.I'll need about five minutes.
Yaklaşık bir hafta içinde döneceğim.I'll be back in about a week.
Kalmayacağım ve yakalanmayacağım.I won't stay and be captured.
Tom bir ilk kez yakalanan.Tom's a first-time offender.
Yakında hepimiz birlikte olacağız.We'll all be together soon.
Tom'u yakalayan benim.I'm the one who caught Tom.
Bir parka yakın yaşardım.I used to live near a park.
Sen yakışıklı bir adamsın.You're a good-looking guy.
Tom biraz daha yakına taşındı.Tom moved a little closer.
Bir ateş yakacağım.I'm going to build a fire.
Ben yakında gideceğim.I'm going to be gone soon.
Yakında öğrenirim.I'll find out soon enough.
Bir sonraki uçağı yakalayacağım.I'll catch the next plane.
Tom yakışıklı bir çocuk.Tom's a fine-looking boy.
Tom ışıkları yaktı.Tom turned on the lights.
Yakışık almıyorsun, Tom.You're out of line, Tom.
Tom çok yakışıklı değil.Tom's not very handsome.
Tom yakışıklı sayılır.Tom is kind of handsome.