yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yakında Tom'dan haber alacağımı umuyorum.I expect to hear from Tom soon.
Tom'un yakında döneceğini umuyorum.I expect Tom back shortly.
Tom'un ne yakışıklı bir adam olduğunu unuttum.I forgot what a handsome guy Tom is.
Kedi masum kuş üzerine sinsice yaklaştı.The cat sneaked up on the unsuspecting bird.
Tom'u çok cana yakın buldum.I found Tom very friendly.
Bir nehrin yakınında büyüdüm.I grew up near a river.
Saat 2.30'da buluşmam vardı ama trafiğe yakalandım ve oraya vaktinde varamadım.I had an appointment at 2:30, but I was caught in traffic and couldn't get there in time.
Otobüsü yakalamak için koşmak zorunda kaldım.I had to run to catch the bus.
Onlardan yaklaşık olarak yirmi tane var.There are about twenty of them.
Yüzyıllar önce, insanlar çakmaktaşı ve çelik kullanılarak ateş yakmaya başladı.Centuries ago, people started fires using flint and steel.
O yoga yaparken tütsü yakmayı sever.She likes to burn incense while practising yoga.
Kampımız buradan yaklaşık 5 mil aşağı yönde.Our camp is about 5 miles downstream from here.
Tom buradan yaklaşık yüz metre aşağıda alabalık avlıyor.Tom is fishing for trout about a hundred meters downstream from here.
Tom gerçekten Mary'ye abayı yaktı.Tom really did fall for Mary.
Bu yakınlaştırma tuşu.This is the zoom button.
O bir yakınlaştırma lensi kullandı.She used a zoom lens.
En yakın ankesörlü telefonun nerede olduğunu söyleyebilir misin?Can you tell me where's the nearest payphone?
Yaklaşık üç yüz dolar ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow about three hundred dollars.
Ben bir baraj yakınında yaşıyorum.I live near a dam.
O ikisi oldukça yakın.Those two are pretty close.
Bizler yakın arkadaşlardık.We used to be close friends.
Tom'u en yakın arkadaşlarımdan biri olarak addediyorum.I consider Tom one of my closest friends.
Yaklaşık senin yaşında bir kız torunum var.I have a granddaughter about your age.
Yakalayacak bir trenim var.I have a train to catch.
Yaklaşık üç dakikam var.I have about three minutes.
Bana çok şey söylendi ama asla yakışıklı değil.I've been called a lot of things, but never handsome.
Burada yaklaşık üç saattir bekliyorum.I've been waiting here nearly three hours.
Yaklaşan bir doğum günüm var.I've got a birthday coming up.
Ayrılmak zorunda kalıncaya kadar yaklaşık bir saatim var.I've got about an hour until I have to leave.
Yaklaşık on yıldır Tom'u tanıyorum.I've known Tom for almost ten years.
Tom'u yakında uyandırmalıyım.I have to wake Tom up soon.
Tom'u yakaladıklarını duydum.I heard they caught Tom.
Tom'un katilini yakaladıklarını duydum.I heard they caught Tom's killer.
Tom'un yakalandığını duydum.I heard Tom was captured.
Tom'un arabasının yaklaştığını duydum fakat o henüz içeri gelmedi.I heard Tom's car drive up, but he hasn't come in yet.
Tom'un yakında iyileşeceğini umuyorum.I hope Tom gets well soon.
Bunu yakında tekrar yapabileceğimizi umuyorum.I hope we can do this again soon.
Umarım yakında tekrar görüşürüz.I hope we see you again soon.
Umarım yakında eve geleceksin.I hope you'll get to come home soon.
Sanırım Tom yakında burada olacak.I imagine Tom will be here soon.
Yakılmak istemiyorum.I don't want to be cremated.
Bir horozun öttüğünü duydum ve yakında yataktan çıkmak zorunda kalacağımı biliyordum.I heard a rooster crow and knew I'd soon have to get out of bed.
Yaklaşık üç dakika önce sadece Tom'a bir içki verdim.I just gave Tom a drink about three minutes ago.
Onu yaklaşık otuz dakika önce duydum.I just heard about it thirty minutes ago.
Sen neden bu kadar yakışıklısın?Why are you so handsome?
Biz sadece son treni yakalamayı başardık.We just managed to catch the last train.
Yaklaşık dört fincan beyaz un ile bir tutam tuzu karıştır.Mix about four cups of white flour with a pinch of salt.
Umarım Tom çok fazla yaklaşmaz.I just hope Tom doesn't get too close.
Ben sadece sana yaklaşık üç yüz dolar biriktirdim.I just saved you about three hundred dollars.
Sadece yakında iyileşmeni istiyorum.I just want you to get well soon.
Tom'a ne kadar yakın olduğunu biliyorum.I know how close you are to Tom.
Ben Tom ile ne kadar yakın olduğunu biliyorum.I know how close you were to Tom.
Tom'un yakında olduğunu biliyorum.I know Tom is nearby.
Tom'un beni yakalamasına izin verdim.I let Tom catch me.
Beni yakalamana izin verdim.I let you catch me.
Mumu yaktım.I lit the candle.
Kibriti yaktım.I lit the match.
Buradan yaklaşık bir mil uzakta yaşıyorum.I live about a mile from here.
Yaklaşık bir dakikaya ihtiyacım var.I need about a minute.
Yakında seni görmem gerekiyor.I need to see you soon.

İlgili Sayfalar