yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Tom yakışıklı görünmüyor mu?Doesn't Tom look handsome?
Bu yaklaşık dört buçukta oldu.It happened at about half past four.
Suçlu henüz yakalanmadı.The criminal has not been caught yet.
Bu makinede ne tür yakıt kullanıyorsunuz?What kind of fuel do you use in this machine?
Köprülerini yakma.Don't burn your bridges.
Çok yaklaşma.Don't get too close.
Çok fazla yaklaşma.Don't get too near.
Ona yaklaşma.Don't go near that.
Tom'a yaklaşma.Don't go near Tom.
Mumu yakma.Don't light the candle.
Çok yakın durmayın.Don't stand too close.
Onu yakalamadım.I didn't catch that.
Onu yakalayamadım.I didn't catch that.
Onlar beni yakalamayacaklar.They won't catch me.
Tom yakalanmadı.Tom didn't get caught.
Tom yakındı.Tom has been close.
Tom yaklaşıyor.Tom is getting close.
Tom yakınlaşıyor.Tom is getting closer.
Tom çok cana yakın.Tom is very sympathetic.
Çok yakında geri gelme.Don't come back too soon.
İnsanlara gizlice yaklaşma.Don't sneak up on people.
İnce bağırsak yaklaşık yedi metre uzunluğundadır.The small intestine is about seven meters long.
Ateş yakmadılar mı?Didn't they light a fire?
Ben onların adlarını yakalamadım.I didn't catch their names.
Tom hiç balık yakalamadı.Tom didn't catch any fish.
Sadece o mumu yakma.Just don't light that candle.
Lütfen daha yakına gelme.Please don't come any closer.
O şimdiye kadar gördüğüm en yakışıklı erkeklerden biri.He's one of the most beautiful guys I've ever seen.
Tom şu ana kadar gördüğüm en yakışıklı adamlardan biridir.Tom is one of the most handsome guys I've ever seen.
Tom şu ana kadar gördüğüm en yakışıklı erkeklerden biridir.Tom is one of the most handsome men I've ever seen.
Onlar şansı yakalayamayacak.They won't get the chance.
Birinin göremediği şey uzak olan şeydir; yakın olan şeye bak.What one cannot see is what is distant; instead, look at what is near.
Yaklaşık 1.35'te istasyona varacağım.I'll arrive at the station at about 1:35.
Tom bir fırsat yakalayamadı.Tom didn't get a chance.
Tom'u yakından izledim.I watched Tom closely.
Tom fırsatı yakalamayacak.Tom won't get the opportunity.
Merak etmeyin. Yakında döneceğim.Don't worry. I'll be back soon.
Yakalanmaktan zar zor kaçtım.I barely escaped getting caught.
Onlar yakın arkadaş oldu.They became close friends.
Dün gece yaklaşık gece yarısında Tom'u aradım.I called Tom last night around midnight.
O yaklaşım, şirket kültürünün parçasıdır.That attitude is part of the company's culture.
Kedi fareyi yakaladı.The cat caught the mouse.
Kedi bir fare yakaladı.The cat caught a mouse.
Bir asteroid cumartesi günü dünya'ya yakın geçti.An asteroid passed close to Earth on Saturday.
Bu asteroid, dünya'ya yakın geçti.This asteroid passed close to Earth.
Bu asteroid, dünya yakınından geçti.This asteroid passed close to Earth.
Daha erken bir uçuş yakaladım.I caught an earlier flight.
Tom'u kopya çekerken yakaladım.I caught Tom cheating.
Tom'u karımla flört ederken yakaladım.I caught Tom flirting with my wife.
Tom'u evraklarıma göz atarken yakaladım.I caught Tom going through my papers.
O, sınavda kopya çekti ve yakalandı.He cheated on the test and got caught.
Tom, sınavda kopya çekerken yakalandı ve okuldan uzaklaştırıldı.Tom was caught cheating on a test and got expelled from school.
Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musun?Do you know a cheap hotel nearby?
Kendimi yakışıklı olarak görmüyorum.I don't consider myself to be good-looking.
Ben genellikle evde tütsü yakmam.I don't usually burn incense at home.
Ambülansla hemen yakındaki hastaneye kaldırıldı.He was rushed by ambulance to the nearby hospital.
Sen yakışıklıydın.You were handsome.
Fark ettin mi, bilmem; ama Tom senin kızına abayı yakmış gibi duruyor.I don't know if you've noticed, but Tom seems to have fallen in love with your daughter.
Yaklaşık kaç adet kitabın var?About how many books do you own?
Yaklaşık bütün gün süren yürüyüşten sonra Tom'un yerinde bitirdim.I ended up at Tom's place after walking around all day.

İlgili Sayfalar