yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kız, küçük bir balık yakaladı.The girl caught a small fish.
O, elimden yakaladı.She grabbed my hand.
John bir kibrit yaktı.John lit a match.
Ben yaklaşık senin yaşında olduğum zamanı hatırlıyorum.I remember when I was about your age.
O biraz yakışıklı.He's kind of handsome.
İnsanlar sadece yaklaşık 70 yıl yaşar.People live only about 70 years.
Neden kızlar her şeyden yakınır?Why are girls so complicated?
Biraz daha yakına gel.Come a bit closer.
O büyük bir tane yakaladı.He caught a big one.
Kaç tane balık yakaladın?How many fish did you catch?
Büyük bir alabalık yakaladı.He caught a large trout.
Hiç büyük bir balık yakaladın mı?Have you caught any big fish?
Tom'un yakaladığından daha fazla balık yakaladım.I caught more fish than Tom did.
Büyük bir tane yakaladın gibi görünüyor.It looks like you've hooked a big one.
Bir tek balık yakalamadım.I didn't catch one single fish.
Bir balık bile yakalamadım.I didn't catch even one fish.
Ben bile bir balık yakalamadım.I didn't even catch one fish.
Burada bir sürü balık yakaladım. Burası büyük bir balıkçılık bölgesi.I've caught a lot of fish here. It's a great fishing spot.
Tom Mary'nin bir balık yakaladığını gördü.Tom saw Mary catch a fish.
Tom Mary'nin bir balık yakaladığını sandı.Tom assumed Mary caught a fish.
Tom Mary'nin bir balık yakalayacağını düşünmedi.Tom didn't think Mary would catch a fish.
Tom Mary'nin balık yakalamayacağından oldukça emindi.Tom was pretty sure that Mary wouldn't catch a fish.
Tom Mary ondan daha fazla balık yakaladığı için şaşırmıştı.Tom was surprised that Mary caught more fish than he did.
Mary bir balık yakaladığında Tom şaşırdı.Tom was surprised when Mary caught a fish.
Boston yakınında sık sık gittiğim bir balıkçı kulübesi var.There's a fishing lodge near Boston that I often go to.
Dün babam üç tane balık yakaladı.Yesterday my father caught three fish.
Kışın evde ateşin yakınında kalmayı ve rüzgar sesini dinlemeyi severim.In winter, I like to stay at home, near the fire, and listen to the wind blow.
Başka bir yaklaşım deneyelim.Let's try another approach.
Daha yakından göz atalım.Let's take a closer look.
Hadi yakından bir bakış atalım.Let's get a closer look.
Sadece sana yakın olamak istiyorum.I just want to be near you.
Tom'a yaklaşmak istemiyorum.I don't want to go near Tom.
Yakalanmamızı istiyorum.I want us not to get caught.
Tom'a yakın olmak istiyor musun?Do you want to be near Tom?
Ben ona daha yakından bakmak istiyorum.I want a closer look at that.
Yakın olup olmadığını bilmek istiyorum.I want to know if it's close.
Ben daha yakından bakmak istiyorum.I want to take a closer look.
Tom yakalanmak istemiyor.Tom doesn't want to be caught.
Kandili yakmanı istiyorum.I want you to light the candle.
Tom'u yakınımda bir yerde istemiyorum.I don't want Tom anywhere near me.
Tom Mary'yi kendine yakın bir yerde istemiyor.Tom doesn't want Mary anywhere near him.
Tom'un katilini yakalamamıza yardım etmek istiyor musun?Do you want to help us catch Tom's killer?
Tom Mary'e yakın bir yere gitmek istemiyor.Tom doesn't want to go anywhere near Mary.
Beni ansızın yakaladılar.They caught me by surprise.
Tom'un arabasına çok yakın park etmek istemiyorum.I don't want to park too close to Tom's car.
Yıldızlar büyüktür, çünkü onlar sıcaktır; onların yakıtı bittiğinde, onlar çökerler.Stars are big, because they're hot; when their fuel is exhausted, they collapse.
Çalıştığım yere çok yakın yaşamak istemiyorum.I don't want to live too near to where I work.
O hayır kuruluşuna yaklaşık iki milyar yen bağışta bulunan birinin adı verildi.That charity is named after someone who contributed about two billion yen.
Yapmak istediğim son şey Tom'un canını yakmaktır.The last thing I'd ever want to do is hurt Tom.
Tom asla senin canını yakmak istemezdi.Tom would never want to hurt you.
Bu evrakları yakmamızı istediğinden emin misin?Are you sure you want us to burn these documents?
O bir pusuda yakalandı.He was caught in an ambush.
Lütfen yaklaşık yarım saat içinde hazır ol, tamam mı?Please be ready in about half an hour, okay?
Tom polis tarafından yakalanmak istemediği için dağlarda saklandı.Tom hid in the mountains because he didn't want to get caught by the police.
Sadece sana yakın olmaktan mutluyumI'm happy just to be near you.
Tom yakışıklı mı?Is Tom handsome?
Yakışıklı görünüyorsun.You look handsome.
Tom yakışıklı değil mi?Isn't Tom handsome?
Tom oldukça yakışıklı.Tom is quite handsome.
Tom her zamanki gibi yakışıklı.Tom is as handsome as ever.