yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yakalanacak bir trenin yok mu?Don't you have a train to catch?
Buraya yaklaşır mısın lütfen?Could you come up here, please?
Sen neden daha yakında gelmedin?Why didn't you come sooner?
İkiniz yakın mıydınız?Were you two close?
Tom yakında herhangi bir zamanda hapisten çıkacak mı?Is Tom going to get out of prison any time soon?
Gerçekten yarın sabah ilk treni yakalamam gerekiyor.I really need to catch the first train tomorrow morning.
Tom'u yakalamaya çalışmalıyım.I should try to catch up with Tom.
Tom'un yakında burada olacağından eminim.I'm sure Tom will be here shortly.
O, yakışıklı ve çekici.He's handsome and charming.
Özür diledim, bu yüzden düş yakamdan.I've apologized, so get off my back.
Tom ve Mary yaklaşan tatillerinde yapmak istedikleri her şey hakkında konuştular.Tom and Mary talked about everything they wanted to do on their upcoming vacation.
Tom'un bayrak yaktığını gördüklerinde birçok kişi üzgündü.Many people were upset when they saw Tom burning the flag.
Biz kampüsün yakınında bir kafede buluştuk.We met in a coffee shop near the campus.
Tom'un evini yakıp kül eden yangını kimin başlattığını bulmak zorundayız.We have to figure out who started the fire that burned down Tom's house.
Gün batımından yaklaşık kırk beş dakika sonra vardık.We arrived about forty-five minutes after sunset.
O çok yakındadır.It's close by.
Kamp ateşini yakan Tom değildi.It wasn't Tom who lit the campfire.
Soğuk algınlığına yakalanman çok kötü.It's too bad you've caught a cold.
Tom'un gerçekten ihtiyacı olan tüm şey yaklaşık on dolardı.All Tom really needed was about ten dollars.
O gerçekten yakında burada olacak.He'll be here real soon.
Ben doğu yakasındanım.I'm from the East Coast.
Babası kansere yakalandı.His father became ill with cancer.
Bu bir yakın mesafeli ateşli silah yarasına benziyor.This looks like a close-range gunshot wound.
İki kurşun mağduru yakındaki bir hastanede yoğun bakım ünitesinde bulunmaktadır.The two gunshot victims are in the intensive care unit at a nearby hospital.
Sıcak su dökerken elimi yaktım.I burnt my hand while pouring hot water.
Bu haydutu yakalayın! Kaçmasına müsaade etmeyin!Seize this brigand! Prevent him from escaping!
"Tom yakında burada olacak." "Ne kadar yakında?""Tom will be here soon." "How soon?"
O esmer ve yakışıklı.He's dark and handsome.
Onları öpüşürken yakaladım.I caught them kissing.
O gizlice onun arkasına yaklaştı.He sneaked up behind her.
Gizlice onun arkasına yaklaştım.I sneaked up behind him.
Yaklaşık üç yüz bin dolar ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow about three hundred thousand dollars.
Evim okula yakındır.My house is near the school.
Dur. Canımı yakıyorsun.Stop. You're hurting me.
Sen şimdiye kadar gördüğüm en yakışıklı adamsın.You're the most handsome man I've ever seen.
O, uzun boylu ve yakışıklı.He's tall and handsome.
Tom Mary'nin kendini yakalatmasına izin verdiğine inanamıyor.Tom can't believe Mary let herself get caught.
Tom bir şans yakalayamaz.Tom can't catch a break.
Düş yakamdan.Get a life!
Polislerin beni yakalamasına izin veremem.I can't let the police catch me.
Tekrar yakalanmayı göze alamam.I can't risk getting captured again.
Tom Mary'nin elini yakaladı.Tom grabbed Mary's hand.
Bir düşman gemisi yaklaşıyor.An enemy ship is approaching.
Bounty, Cape Hatteras yakınında battı.The Bounty sank near Cape Hatteras.
Tom benim en yakın arkadaşlarımdan biri.Tom is one of my closest friends.
Ben senin Tom'un bir yakın arkadaşı olman gerektiğini farzederim.I assume you must be a close friend of Tom's.
Tom'un senin böylesine yakın bir arkadaşın olduğunu anlamadım.I didn't realize Tom was such a close friend of yours.
Hiç yakın arkadaşım yok.I don't have any close friends.
Her zaman seni bir yakın arkadaş olarak düşündüm.I've always considered you a close friend.
Beni yakın bir arkadaş olarak düşündüğünü biliyorum.I know you considered me a close friend.
O çiftlikte yaklaşık 500 baş sığır vardır.There are about 500 head of cattle on that ranch.
Yakında gelin yoksa yiyecek kalmayacak.Come soon or there won't be any food left.
Yakında gel.Come soon.
Bana yaklaşma.Don't come near me.
Bizi takip et. Biz en yakın bara gidiyoruz.Follow us. We're headed to the nearest bar.
Bu ipin ucunu yakala!Grab the end of this rope.
Treni yakalamak için erkenden ayrılmak zorundayım.I have to leave early to catch the train.
O ona yakın taşındı.She moved close to him.
O ona yaklaştı.He moved close to her.
Çocuk, büyük bir balık yakaladı.The boy caught a large fish.

İlgili Sayfalar