yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çok yakışıklı bir adamsın.You're a very handsome man.
Her zamanki kadar yakışıklısın.You're as handsome as ever.
Tom yakışıklı bir genç adam.Tom is a handsome young man.
Çok yakışıklı görünüyorsun, Tom.You look very handsome, Tom.
Oğulların oldukça yakışıklılar.Your sons are quite handsome.
Tom'un çok yakışıklı göründüğünü düşünüyorum.I think Tom looks very handsome.
Sen çok yakışıklı bir adamsın, Tom.You're a very handsome man, Tom.
Her yıl biraz daha yakışıklı oluyorsun.You get more handsome every year.
Sen çok yakışıklı genç bir adamsın.You're a very handsome young man.
Tom yirmili yaşlardayken yakışıklıydı.Tom was handsome when he was in his twenties.
Tom Mary'yi yakışıklı bir adamla konuşurken gördüğünde kıskandı.Tom got jealous when he saw Mary talking to a handsome guy.
Gökyüzü yakında açılacak.The sky will soon clear.
Uçurumun kenarına yakın dikkatli olun.Be careful near the edge of the cliff.
Tom oğluyla yakalama oynuyor.Tom is playing catch with his son.
Lütfen demiryolu rayları yakınında oynamayın.Please don't play near the railroad tracks.
Bazı çocuklar göletin yakınında frizbi oynuyorlardı.Some children were playing frisbee near the pond.
Keki yaktım.I burned the cake.
Denemeyi yazmak yaklaşık iki saatimi aldı.It took me nearly two hours to write the essay.
Kızlar bugün balığa gittiler. Alla büyük bir tane yakaladı.The girls went fishing today. Alla caught a big one.
Mattie, Oliver'a yakında yeni bir kız kardeşi olacağını söyledi.Mattie told Oliver he would have a new sister soon.
David yakışıklıdır.David is handsome.
Ben senin bitmeyen yakınmalarından bıktım.I'm tired of your endless complaints.
Bu, filleri canlı yakalamalarının yoludur.This is the way they capture elephants alive.
O kadar hızlı koştuk ki onlar bizi yakalayamazdı.We ran fast so they wouldn't catch us.
Büyük araçlar daha fazla yakıt yakar.Larger cars use more gas.
Böyle bir durumda yakalanmak istemem.I wouldn't want to get caught up in a situation like that.
İki tavşanı kovalayan bir kişi de yakalayamaz.A person who chases two rabbits won't catch either.
Tom yaklaşık otuz yaşında.Tom's thirtyish.
Tom otuz yaşına yakın.Tom's thirtyish.
Yakından izleyin.Watch closely.
Yakın dur.Stay close.
Yakala onu!Seize him!
Yakından bak.Look closer.
Yakınlık gösterin.Be friendly.
Onu testte kopya çekerken yakaladım.I caught him cheating on the test.
Oraya zamanında gidip gidemeyeceğim yakında görülecek.It remains to be seen if I can get there in time.
Dışarıya bak! Yakında yağmur yağacak gibi görünüyor.Look outside! It looks like it'll rain soon.
Bu yakın.It's close.
Uluslararası olarak yaklaşık 900 milyon insanın yeterli yiyeceği yok.Internationally, almost 900 million people don't have enough to eat.
Kız kardeşim bana yakın yaşamıyor.My sister does not live near me.
Kız kardeşim benim yakınımda oturmuyor.My sister does not live near me.
Tren istasyonu otele çok yakındır.The train station is very close to the hotel.
Bulgarca Rusçaya çok yakındır.Bulgarian is very similar to Russian.
Odasında birkaç mum yaktı.She lit some candles in her room.
Küçük kız kardeşimin elini yakaladım ve ardından ikimiz koşmaya başladık.I grabbed my little sister's hand, and the two of us started to run.
Şirket yakında gerçekten iflas edecek.The company's going to go bankrupt really soon.
Onu yakala ve Darwin'e getir.Catch it and bring it to Darwin.
Kabuslarınızı yakalamak için bir düş kapanı kullanabilirsiniz.You can use a dreamcatcher to catch your nightmares.
Karım yakındaki bir süpermarketten sebze satın alır.My wife buys vegetables from a supermarket nearby.
Konuşmalar yakında başlaması gerekir.The talks should begin soon.
O hep yakınır.She complains all the time.
Dün sadece ellerimle büyük bir balık yakaladım.I caught a big fish yesterday with my bare hands.
O, canımı yaktı ama ağlamadım.It hurt, but I didn't cry.
Kasırga tehlikeli bir biçimde yaklaşıyor.The hurricane is coming dangerously close.
Benim evimden yaklaşık dört blok.It's about four blocks from my house.
Ben yaklaşık saat altıda geldim.I came at about six.
Yakından dinleyin.Listen closely.
Onlar yaklaştı.They grew closer.
Biz her gün yakınlaştık.We grew closer every day.
O beni porno izlerken yakaladı.She caught me watching porn.

İlgili Sayfalar