yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, doğaya daha yakın yaşamak istiyor.She wants to live closer to nature.
İstanbul'da yaklaşık üç bin tane cami var.There are around three thousand mosques in Istanbul.
Sen hendeğe yakın yaşıyorsun.You live near the dike.
O, hendeğin yakınında yaşıyor.She lives near the dike.
Kanala yakın yaşıyoruz.We live near the dike.
Yaklaşık senin yaşındayım.I am about your age.
Yaklaşık benim yaşımdasın.You are about my age.
O yaklaşık olarak senin yaşında.She is about your age.
Yaklaşık olarak senin yaşındayız.We are about your age.
İki balık yakaladım.I caught two fish.
Üç tane kuş yakaladın.You caught three birds.
O iki fare yakaladı.She caught two mice.
İki tilki yakaladık.We caught two foxes.
Onların arabası bizimkine yakın park edilir.Their car is parked near ours.
Mumları yaktım.I lit the candles.
Sen mumları yaktın.You lit the candles.
O, mumları yaktı.He lit the candles.
Mumları yaktık.We lit the candles.
Onlar mumları yaktı.They lit the candles.
O suçüstü yakalandı.He was caught with his pants down.
O hazırlıksız yakalandı.She was caught with her pants down.
O savunmasız yakalandı.She was caught with her pants down.
Tom yiyecek bir şey almak için yakındaki bir markete gitti.Tom went to a nearby convenience store to buy something to eat.
Ben sadece yaklaşık haftada üç kez et yerim.I only eat meat about three times a week.
Tom'un ateş yakmaya çalıştığını gördün mü?Have you seen Tom try to start a fire?
Daha fazla yaklaşma.Don't come any closer.
Fosil yakıtlar küresel ısınmanın başlıca nedenleridir.Fossil fuels are the main causes of global warming.
Tom sadece yaklaşık haftada bir kez ailesiyle birlikte yer.Tom only eats with his family about once a week.
Sadece birkaç gün önce yakınlardaki bir restoranda birkaç Yunan yemeği yedim.I ate some Greek food at a nearby restaurant just a few days ago.
O bir sivil polis memuru tarafından yakalandı.He was caught by an undercover police officer.
Yakında gidiyor muyuz?Are we leaving soon?
Yakında ayrılıyor muyuz?Are we leaving soon?
Daha yakından bak.Take a closer look.
"Tom, Mary'den iki ev aşağıda yaşar." "Bu oldukça yakın.""Tom lives two houses down from Mary." "That's pretty close."
Endişelenme. Ambulans yakında burada olacak.Don't worry. The ambulance will be here soon.
Endişelenme. Bu yakında bitecek.Don't worry. It'll be over soon.
Endişelenme. Onun canını yakmayacağım.Don't worry. I won't hurt her.
Endişelenmeyin. Onun canını yakmayacağım.Don't worry. I won't hurt her.
Yakında orada olacağımızı herkese söyle.Tell everybody we'll be there soon.
Şu an her zamankinden daha da yakınız.We are now closer than we have ever been.
En yakın tuvaletin nerede olduğunu biliyor musun?Do you know where the closest bathroom is?
Yakındaki bir bankada bir hesap açtım.I opened an account at a nearby bank.
Onun denize yakın bir evi var.He has a house by the sea.
Tom gençken oldukça yakışıklıydı.Tom was quite handsome when he was young.
Tom koşmayı durdurdu ve onun nefesini yakalamayı denedi.Tom stopped running and tried to catch his breath.
Tom yakışıklıdır.Tom is handsome.
Tom ayak seslerinin yaklaştığını duydu.Tom heard footsteps approaching.
Tom iki kez alkollü araç kullanırken yakalandı.Tom has two DUIs.
Tom Mary'nin kolunu yakaladı ve onu kapıya doğru çekti.Tom grabbed Mary's arm and pulled her towards the door.
Tom ve Mary çok yakınlardı.Tom and Mary were very close.
Bir yabancı onun yanına yaklaştı ve saati sordu.A stranger came up to her and asked her the time.
Çadırını nehre bu kadar yakın kurmayı gerçekten istiyor musun?Do you really want to pitch your tent this close to the river?
Yakında güneş yeniden parlayacak.The sun will shine again soon.
En yakın otel nerede?Where's the nearest hotel?
Buraya oldukça yakın çok güzel bir küçük otel biliyorum.I know a very nice little hotel quite close to here.
Onları nerede yaktın?Where did you burn them?
Yakında seni tekrar görmeye can atıyorum.I look forward to seeing you again soon.
Onları nerede yakaladın?Where did you nail them?
Tom onu düşmekten korumak için Mary'yi yakaladı.Tom grabbed Mary to keep her from falling.
Birçok yakınlar onay için geldi.Many relatives came to the confirmation.

İlgili Sayfalar