yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Şimdiye kadar ilk defa bir kuş yakaladım.This is the first time I've ever caught a bird.
Biz yakınlaşıyoruz.We're getting closer.
Bu mumu yakamıyorum. O ıslak.I cannot light this candle. It's wet.
Tavuğu yakalayabilir misin?Can you catch the chicken?
O tavuk yakaladı.He caught the chicken.
Bu sadece yakın mesafede etkili.It's only effective at close range.
Bir kum fırtınası yaklaşıyor.A dust storm is coming.
O zirveye yaklaştı.He came out on top.
Bir hayvan hücresinde lipidlerin yüzdesi yaklaşık%8'dir.The percentage of lipids in an animal cell is about 8%.
Ben öldüğümde yakılmak istiyorum.When I die, I want to be cremated.
John onun cesetini yaktırdı ve külleri denize attı.John had his body cremated and the ashes thrown into the sea.
Gerçek bir bilim adamı soruna bu şekilde yaklaşmazdı.A true scientist would not approach the question this way.
Bir felaketten ne kadar uzaksak bir sonrakine o kadar yakınız.The further we are from one disaster, the closer we are to the next.
Ben bizim yakında bazı günler tekrar buluşmamızı umarım.I hope we meet again someday soon.
Yakında bir gün istediğim her şeye sahip olacağım.I'll have everything I want someday soon.
Ben yakında bir gün ülkeme döneceğim.I'll return to my country someday soon.
Henüz o atı yakaladın mı?Have you caught that Unicorn yet?
Bana bir kelebek yakaladığın için teşekkür ederim.Thank you for catching me a butterfly.
Hiç balık yakaladın mı?Have you ever caught a fish?
Sen hiç ceketini bir sigara ile yaktın mı?Have you ever burnt your coat with a cigarette?
Sen hiç bir pürmüzle sigara yaktın mı?Have you ever lighted a cigarette with a blowtorch?
Yakışıklı olmanın da olumsuz tarafı var.Being handsome also has its downside.
Suçüstü yakalandı.He was caught red handed.
Makineye yakıt koymalıyız.We must fuel the machine.
Lambayı yakamam. Bebek uyuyor.I cannot switch the lamp on. The baby is sleeping.
Bir kuşu yakalamak için uçabilmeye gerek yok.No need to be able to fly to catch a bird.
Çocuklar kelebekleri yakaladılar.The children caught butterflies.
Eski kuşlar saman ile yakalanmış değil.Old birds are not caught with chaff.
O yaklaşık yirmi yaşındadır.She is around twenty years of age.
Bir akrep yakaladığın doğru mu?Is it true that you caught a scorpion?
Kendimi yaktım.I've burnt myself.
En yakın doktor nerede?Where's the nearest doctor?
En yakın hastane nerede?Where's the nearest hospital?
Onun yaklaşmasına izin verme.Don't let him approach.
En son ne zaman bir balık yakaladın?When was the last time you caught a fish?
En yakın arkadaşların kimler?Who are your closest friends?
O, kuşları nasıl yakalayacağımı biliyor.He knows how to catch birds.
O, yakalanmadan nasıl suç işleyeceğini biliyor.He knows how to break the law without being caught.
Almanya İtalya'ya yakın mı?Is Germany near Italy?
Onun bütün resimlerini topla ve yak.Gather all of her pictures and burn them.
Nasıl yakarılacağını bilir.He knows how to pray.
Bu resmi çakmakla yak.Burn this picture with a lighter.
Sinek yakalamayı severim.I like to catch flies.
Gel ve beni yakala eğer cesaretin varsa.Come and catch me if you dare.
Yaklaşık otuz avroya mal olur.It costs around thirty Euros.
Çiçekler yakında çiçek açacaklar.The flowers will soon blossom.
Yakında uyuyacağımı düşünüyorum.I think that I soon will go to sleep.
Neden bu resimleri yakıyorsun?Why are you burning these pictures?
Gençken o nehrin yakınında oynardım.When I was young, I would play near that river.
Cesedi yak.Burn the body.
Dünya beni izledi ama hiç yakalamadı.The world chased, but never caught me.
O Central Park yakınındaki lüks bir dairede yaşıyor.He lives in a posh apartment near Central Park.
O yakında dönecek.He'll be back soon.
Yakında sinemalarda.Coming soon.
Bahçıvan bahçesinde dökülmüş yaprakları yakıyor.The gardener is burning dead leaves in the backyard.
Köpek balığı onu bacağından yakaladı.The shark seized him by the leg.
Yakında eylül olacak.It will soon be September.
Yakında yapraklar düşmeye başlayacak.The leaves will soon begin to fall.
Yakında bir postane var mı?Is there a post office nearby?
O doğaya daha yakın yaşamak istiyor.He wants to live closer to nature.

İlgili Sayfalar